hazreti muhammed [s.a.v.]

922. (Tematik)
senin ahirete intikaline, ahirete doğuşuna, dünyanın cemalin nurundan eksik kalışına annemizin, babamızın, kardeşimizin, halamızın, amcamızın, dedemizin .... hatta özal'ın erbakan'ın, lefter'in, belki musalla taşında tanımadığımız bir kişinin ... ahirete doğuşuna üzüldüğümüz kadar üzülemedik ya resulallah.
halbuki aramızda 1400 sene olmasına rağmen, ne kadar da yakınız sana diyorduk değil mi? sen mi bize yakındın, biz mi sana? azrail aleyhisselama emanetini teslim ederken "ümmeti" diyen sen mi yakındın bize, aklımıza bile gelmeyen o anda "anam, babam sana defa olsun ya resulullah, sen yaşa yeter ki." diyemeyen hala da demeyen bizler mi sana yakındık? Allah'ın sünnetini sen öğrettin ya resulullah. "küllü nefsin zailkatül mevt."*.
amenna; demeye çalıştığım ölümü tadan senken neden üzülemedik?
Allah rahmetine en layık olana rahmet etsin. Allah selama en layık olana selam etsin.
devamını gör...
923. (Tematik)
--- alıntı ---
medine-i münevvere’de, o nurlu şehirde bir bayram sabahı… varlığı ile kainatın bayram ettiği hz. peygamber (s.a.v) bayram namazından çıktı ve bayram sabahı oynamakta olan çocukları gördü ancak bir çocuk vardı ki diğer oynayan çocuklardan ayrı bir yerde duruyor ve ağlıyordu. bu görüntü karşısında o merhamet ve şefkat kaynağı, rauf ve rahim olan yüce peygamber(sav) çocuğa sordu:

- ey çocuğum seni böyle ağlatan nedir?

çocuk çocukluğu ile ve soruyu soranın kim olduğunu bilmeksizin:

- ey adam çekil benim başımdan, benim derdim zaten bana yetiyor. babam resulullah’ın gazalarından birinde şehid oldu annem yalnız kalınca bir adamla evlendi o da hayırsız çıktı evimizi aldı, malımızı yedi ve işte şu gördüğün halim: çıplağım, açım, hüzünlü ve düşkünüm. ne zaman ki bayram geldi ve bayram kıyafetli çocukların oynadığını gördüm, hüznüm tazelendi ve ağladım.

ümmetinden birisinin en ufak bir mutsuzluğu ile mutsuz olan ve ümmetine çok düşkün bulunan hazreti peygamber (sav) çocuğa buyurdular ki:

- ey yavrum ister misin ki baban ben olayım, aişe annen olsun, fatıma ablan ali amcan hasan ve hüseyin de kardeşlerin olsun… ister misin?

bu hitabı işiten garibim, şehid çocuğu, konuşanın kim olduğunu anladı da feryat ile:

- aman ya resulullah nasıl kabul etmem, nasıl istemem sizi şimdi tanıyabildim..

ve resulullah hazretleri ile o şehid çocuğu, beraberce el ele hane-i saadete, kutlu eve yöneldiler. orada yemek yedi ve resulullah tarafından bayramlık elbiseler giydirildi. bu yetim çocuğun ismi buceyr iken efendimiz (sav) bu ismi “beşir” olarak değiştirdi. artık karnı tok, güvende olan beşir güle oynaya arkadaşlarının yanına gider. o yeni hali ile tekrar oyun oynayan çocukların arasına gittiğinde çocuklar dediler ki: az önce aramızda dikilip duruyor ve ağlıyordun şimdi ne oldu da gülüyor oynuyorsun çocuk onlara cevap verdi:

- demin açtım; şimdi doydum, çıplaktım; giydirildim, annesiz ve babasızdım; şimdi resullah gibi bir babaya sahib oldum, aişe annem oldu fatıma ablam oldu ali amcam oldu hasan ve hüseyin kardeşlerim oldu nasıl gülmem nasıl bayram etmem…

çocuklar hep bir ağızdan feryad ettiler:
- ah keşke bizim de babalarımız resulullah’ın beraberinde gazaya katılıp da şehid olsalardı.

beşir bin akra (r.a.) efendimiz’in (sav) vefatına kadar o’nun yanında kaldı. o vefat ettiğinde asıl yetimliği başlamıştı. şöyle ağlar dururdu:
- işte şimdi yetim kaldım. işte şimdi garip oldum…

insanların nefsânã® arzularını putlaştırdığı, cemiyet yaralarının vurdumduymazlıkla geçiştirildiği bir zamanda, şahsã® menfaat ve endişelerini aşarak, kendisini toplumun ıztırâbından mes’ã»l hisseden, yetimleri, mazlumları ve kimsesiz mâsumları kendi yavrusu gibi bağrına basabilen canlara aşk olsun.
--- alıntı ---

http://tinyurl.com/7u2wjph

devamını gör...
924. (Tematik)
kainatin iftihar tablosudur, sallallahu aleyhi vessellem.
50 defa 100 defa talepleriyle ters yuz edildigi halde hic sarsilmadan kalkip ayaklari ustune dikilip yine anlatti.
ve en onemlisi de inanmiyorlar diye kimsenin arkasindan en ufak kotu bir ifade kullandigi gorulmemistir.
devamını gör...
926. (Tematik)
haya abidesidir (sav).
hayatinda bir kerecik bile olsa kendisine haram olan bir kadinin yuzune bakarak konusmamistir.

ve onu sav anlatirken soyle diyorlar:
cahiliyede perde arkasinda erkek gormemis evlenmemis bir genc kizin erkekleri gorunce utanmasi gibi o (sav) de kadini gorunce hicaptan oyle iki buklum olurdu.
devamını gör...
929. (Tematik)
iftiralar atılan peygamberlerimden biri. onun mertebesini ve imtihanını düşününce bir ürperti düşüyor üstüme. Allah'ın elçisi mertebeye bak hey maşaallah. hey ayağının tozuna yüz sürdüğüm, nasıl bir insandın da buna layık görüldün ? o nasıl bir güzellikti ki üstündeki de Allah'ın elçisi oldun ? o nasıl bir azimdi ki imtihanını ölene kadar yılmadan tamamladın ? bizler senin kafasını çalıştırmayan aciz ümmetiniz. hakkında güzel kelam etmekten başka hiçbir işe yaramayan ümmet.
devamını gör...
931. (Tematik)
--- alıntı ---
yüzün nuru hüdadır ya muhammed
sana canlar fedadır ya muhammed

bir ismin ahmed-i mahmud’u mürsel
bir adın mustafa’dır ya muhammed

lebin zemzem cemalin kâbetullah
makamın hem ulâdır ya muhammed

ebu bekr'i görenler olur aşık
ömer zahir hüdadır ya muhammed

bu resm ile okur kuran'ı osman
ilimkan-ı hayadır ya muhammed

kudred katar eden küffara gaza
ali el mürteza'dır ya muhammed

nesimi ümmetin eyle şefaat
kapında bir gedadır ya muhammed
--- alıntı ---

sallallahuteala aleyhi vessellem
devamını gör...
934.
Allah'ın beni kureyş'in küfür ve lanetinden nasıl koruduğuna hayret etmiyor musunuz? onlar benim kınanması gereken birisi olduğumu düşündükleri için beni aşağılıyor ve bana beddua ediyorlar. ama ben 'kınanacak' değil 'övülmeye layık' birisiyim, ben muhammedim.
devamını gör...
938.
abc'deki a'yı b'den ayıramazken o üstün akıl,
sırlar aleminin kütüphanesinde kur'an'ı tanıdı.
-naziri, hintli şair.


kitap ve kanun ile; keskin bir ışık,
lisan ve kılıç ile; kesin bir delil.
çölden gelen ama ilahi tahtın üstünde;
ümmi ama dünyanın tüm kitapları yüreğinde.
-faizi, hintli şair.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar