hazreti muhammed [s.a.v.]

1102.
acıkınca keçinin memesine ağzını dayayıp emen, susayınca canlı canlı devenin hörgücünü kesip suyu içtikten sonra yerine geri koyan topluma yemek yeme adabını öğretmiştir.
devamını gör...
1103.
şahsen bir müslüman olduğumdan dolayı inandığım, peygamberlerimizden sonuncusudur. kur'an'ı kerim mucizesini bizlere iletmekle görevli idi yaşamı boyunca.

taraftarlarınca yanlış anlaşılmış bir peygamber olup, güç otoriteleri tarafından söylemediği halde onlarca hadisi uydurulan büyük komutan, devlet adamı ve ekonomisttir.

Allah'ın kulu ve elçisidir.

tebliğ ile görevlidir.

islam dininin son peygamberidir.

hayatını batıl ile savaşmaya adamış şahsen çok sevdiğim bir insandır.
devamını gör...
1104.
canım kurban olsun senin yoluna,
adı güzel, kendi güzel muhammed,
şefâat eyle bu kemter kuluna,
adı güzel, kendi güzel muhammed

***
mü'min olanların çoktur cefâsı,
ahirette olur zevk-u sefâsı,
on sekiz bin âlemin mustafâ'sı,
adı güzel, kendi güzel muhammed

***
yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
mi'râcda ümmetin hak’dan dileyen,
adı güzel, kendi güzel muhammed

***
ol çâriyâr anın gökler yâridir,
anı seven günahlardan beridir,
on sekiz bin âlemin serveridir,
adı güzel, kendi güzel muhammed

***
aşık yunus neyler iki cihânı sensiz,
sen hak peygambersin şeksiz, gümânsız
sana uymayanlar gider imânsız,
adı güzel, kendi güzel muhammed.


yunus emre
devamını gör...
1108.
yarın ahirette mübarek torununu katledeni dahi affedeceğini beyan ettiği, bilinen 18000 alemin ve bilinmeyenlerin mustafasıdır. o yerde muhammed, gökte ahmed, ahirette mahmud'tur. Allah bizleri onun şefaatine nail kılsın. ahirette, sakiliğini hz. ali efendimizin yapacağı kevser suyunu mübarek ellerinden içmeyi nasip etsin.
devamını gör...
1110.
varlığıyla, Allah'ın kalbleri telif buyurduğu gönüller sultanı. (salat-ü selam o'na ve ashabına..)

yesrib'e gelmeden önce evs ve hazrec iki ezeli düşman kabilesi iken o'nun (sav) teşrifiyle, evs ve hazrec, ensar; yesrib de, medine oluvermişti.

kadem-i pak'ini yine gönüllerimize dokundursa da, birbirine düşman kesilmiş ümmet-i muhammed (sav) tekrar kardeşliğini hatırlasa...
devamını gör...
1112.
kimin ümmeti olduğumuzun daha doğrusu olmaya çalıştığımızın farkında değiliz.
önder olarak seçtiğimiz insan bambaşka, biz bambaşkayız.
hani hiddetlenince susarmış ya, kızarırmış suratı; ebubekir(r.a)'i ashabtan birisi üzünce öyle yapmış hani.
şuan ki halimizi, hareketlerimizi, tavırlarımızı görse...
ah bir görse! herhalde günlerce susardı.
ya rabbine şikayet ederse her birimizi; "milyonlarca müslüman ayrı ayrı birbirleriyle uğraştılar; bir filistin davasına bile sözleri geçmedi. zinaya ayırdıkları vakti kur'an'a; faize ayırdıkları vakti helal rızka; kişiliksizliğe verdikleri değeri dürüstlüğe vermediler." derse...
ya derse bunları... biz sana layık müminler olamıyoruz belki ama senden dehalet istiyoruz, şefaat ya Allah'ın kulu ve elçisi şefaat...
rabb'ine bir de sen şikayet edersen bizleri nice olur halimiz; zaten her gün yüzlerce fakir, yoksul zengin sofralarımızı şikayet ediyordur kim bilir...
belki yemen, belki nijer'deki aç ve sefil olmuş, ulaşamadığımız, açlıktan ölen bir evlat zaten helal etmeyecek hakkını bizlere, bari sen bize şefaat et ya resul...
hiç yoksa şikayet etme bizi...
devamını gör...
1113.
müslümanların önderi, rehberi. peygamberimiz.

tdk sözlüğüne göre önder :isim gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse, lider, şef, alemdar
http://www.tdk.gov.tr/index... buraya önder yazınca çıkıyor.
devamını gör...
1116.
kendisine kur'ân inmiş son nebi ve son resuldür.
o kur'ân'da «allah indinde tek din islâmdır» ayeti de vardır.

«hak dîn, Allah indinde islâmdır (müslümanlıkdır). kitab verilenler (başka suretle değil) ancak kendilerine ilim geldikden sonra, aralarındaki ihtirasdan dolayı, ihtilâfa düşdü. kim Allah'ın âyetlerini inkârederse şübhesiz ki Allah hesabı pek çabuk görendir.» (al'i imran, 19'uncu âyet-i celîle)

binaenaleyh Allah razı olmadığı için dinler arası diyalog hazreti peygamberimizin (sallallahu aleyhi vesellem) de asla ve kat'a razı olmayacağı, yahudileri, hristiyanları ve hatta başka batıl dinlerden insanların tamamını cennete koyma girişimidir. diyalogdan düğüne hadisesi ile ayyuka çıkmış, mızrak çuvala artık sığmamıştır. peygamber (s.a.v) haşa kur'ân'a muhalif bir şeyi tasdik edebilir mi? ama kendisine müslüman denilen bir baron bunu yapmış ve bizce dinden de çıkmıştır. isterse milyonlarca takipçisi olsun.

peygamberimiz yahudi ve hristiyanlara benzemeyi dahi men etmiştir bırakın onları cennete sokmayı. bu konuda içinde bulunduğumuz muharrem ayında tutulan oruçla ilgili bir hadis-i şerif bile vardır. bizler yahudiler gibi sadece 10'uncu gün değil, peygamberimizin emriyle buna muhalif olalım diye 9 ve 10 ya da 10 ve 11'inci günler oruç tutarız nafile (sevabına) olarak. öyle çocuk kandırmasın kimse, herkes artık bunları biliyor. son diyalogdan düğüne olayı #995339">#995339 ile en saftirik olanlar dahi uyandı aslında.

resmen hristiyan olan (zaman gazetesi yazdı bizzat) bir erkek ile müslüman bir kız evlendiriliyor... buna da diyalog ve hoşgörü deniliyor. yoruma hâcet bırakmayan bir sapıklıktır bu. yahudiler uzeyr Allah'ın oğludur derler (ayet var) hristiyanlar ise malûm isa'ya (a.s) Allah'ın oğlu derler. ve her iki batıl, muharref din de hazreti peygamberimiz aleyhi ekmelüttahaya efendimize (salat ve selam olsun ona) yalancı derler...

sonuç: bir muhterem ve mübarek kardeşimin sandığı gibi bahsekonu diyalog asla ve kat'a başka dinden olanlara tebliğ olarak yürütülmüyor bu camia tarafından. keşke diyalog bu olsa. ya da bu türdeki diyaloglara can feda.. elbette camiada bunu yapan eli öpülesi kardeşlerimiz ağabeylerimiz vardır ancak onlar da maalesef gerçeği ya görmüyorlar ya da diyalogdan düğüne olayından sonra bile yanlış gördüklerini sanarak günahkârlarla birlikte oluyorlar.. üzüntüm büyüktür diyerek kapatayım bahsi.
devamını gör...
1119.
kardeşlerinin, durumunu gördükçe üzülen peygamberimizdir. evet ya resulullah sana layık olamıyoruz. birlik olamıyoruz. şeytanın tuzaklarına düşüyoruz. halbuki o kadar çok ortak noktamız var ki. Allahımız bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir, gayemiz birken biz birbirimizi yiyoruz ya resulullah. duanıza çok muhtacız..



“sizler benim ashabımsınız (arkadaşlarımsınız). benim kardeşlerim de beni görmedikleri halde bana inananlardır. mutlaka ben rabbimden sizinle ve beni görmeden iman edenlerle gözlerimi aydınlatmasını istedim” (1).
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar