hazreti muhammed [s.a.v.]

121. (Tematik)
hz. peygamber aleyhisselatü vesselam efendimize nazil olan kitabın kaydedildiği sahifeler, kendisinin dar-ı bekaya irtihalinden kısa bir süre sonra, hz. ebu bekir zamanında bir cilt halinde toplanmış ve hz. osman döneminde birkaç nüsha halinde çoğaltılmıştır. aynı zamanda ashab arasında kitaptan bir parça olsun ezberlemeyen kimse yoktu ve bir kısmı da tamamını ezberlemişti. keçi hafıza yiyemez, ama insanın başının etini yiyebilir, o da ayrı bir konu.
devamını gör...
123. (Tematik)
zaruri bir açıklama olacak.

sünni tarih anlayışına göre ebu bekir devrinde, şii tarih anlayışına göre ise ali tarafından (yine ebu bekir devrinde) kuran'ın peygamber'in ölümünün hemen ardından kitap haline getirilmiştir.

yine kendisinden 200 (yazıyla iki yüz) yıl sonra kitaplaştırıldığı söylenen şeyler ise, buhari'nin hadisleri topladığı kitabıdır. buhari'nin hadis kitabını ve genel olarak kütüb-i sitte'yi karşılaştırabileceğimiz bir kaynak var mı? var, bilindiği gibi åžia, böylesi bir 200 yıllık kesintiye maruz kalmamış ve imamları vasıtasıyla hadis külliyatını (kütüb-i erbaa) oluşturmuştur. bu iki külliyatı karşılaştırmak mümkündür kaldı ki zaten, hadis ilmi denilen bir ilmimiz var.

kaldı ki, hadislerin mutlak doğru olduğu gibi bir inanç islam'da yoktur, sadece kuran eksiksiz ve hatasızdır. bir de 73 fırkaya ayrıldığı rivayet edilen bir dinin ikinci, üçüncü, dördüncü bir kuran'ı olmaması, tarihi süreç içinde böyle bir şeyin olmuşmaması, oluştuysa dahi yaşamaması da ilginç değil midir?

evet şu an farkettim bu çok ilginç ya.
devamını gör...
124. (Tematik)
kuranın indirildiği devirde okuma yazma seviyesi yok denecek kadar azdır. bu durum bir ingiliz, bir türk ve ya bir alman toplumunda yaşansa probelem olabilirdi. ancak arapların yazılı edebiyatttan ziyade sözlü edebiyata önem vermeleri, tüm ebedi eserlerini nesilden nesile sözlü olarak aktarma gelenekleri sebebiyle kuranın sonraki devirlerde toplanma işinden duyulan süphe bu alanda yapılan araştırmalarla rahatça giderilebilir. ayrıca hz. muhammed (sav) zamanından günümüze dek icazet alarak gelen hafızlar yine bu durumda içimizde hiçbir kuşku bırakmamaktadırlar.

vel hasıl elimizdeki kitapla peygamberimize gelen arasında bir fark yoktur.
devamını gör...
126. (Tematik)
1377 yıl önce bugün, fani dünya üzerindeki ömrünün son gününü yaşamış, vazifesini tamamlamış ve rabbine kavuşmuştur (ne zaman ayrı kaldı ki?)

1377x365 kere güneş bu dünya üzerinde doğup batmış, o güneşin altında yüzlerce devlet kurulup yıkılmış, milyonlarca insan yaşayıp ölmüş, nice hükümdarlar, filozoflar, kumandanlar, alimler, dahiler, iyiler, kötüler, güçlüler, zayıflar geçmiş, nice renkli bayraklar göğe çekilip geri indirilmiş, nice heykeller dikilip devrilmiş, nice fikirler moda olup dünyayı sarmış, sonra iz bırakmadan ortadan kaybolmuş.

ama ben bu sabah kalktığımda suyu, sırf o öyle içiyor diye, onun gibi içmişim yine. namazı onun öğrettiği gibi kılmışım. evden çıkarken onun öğrettiği besmeleyle adımımı atmışım. onun öğrettiği selamla insanları selamlamıştım. 1377 yıl sonra. aradan geçen onca zamandan, onca insandan sonra.

çölün ortasında doğmuş, orada yaşamış, orada vefat etmiş bir insan. ama şairin dediği gibi:

"taşlar arasında yakut ne ise, insanlar arasında öyle bir insan"
devamını gör...
127. (Tematik)
kendisinden yazisiz 200 kusur sene sonra kitaplastirilan hadislerin "ilmi"nin kuran-i kerim in kendisiyle celismekte oldugunu sanirim siz benden daha iyi biliyorsunuz.

kuran-i kerim de, kuran-in kutsal kaynak olan tek kitap(!) oldugu belirtilmektedir.

kitaptan sonraki unlemin sebebi, kuran in kitap olarak inmemesidir. mantik hatasini anliyor muyuz yoksa kivirmaya devam mi?

neyse... sonsuz bir tartismanin sonsuz gucu temsil eden sonsuz kutsalidir.

onceden de dedim, simdi de diyorum, saygi duyarim.
devamını gör...
128. (Tematik)
kuran'ın Allah tarafından imzalanıp verilmesi neyi değiştirir, peygamber'e gelen kuran-i vahiyler, islam'ın iki büyük koluna göre de hemen peygamberin vefatının ardından ebu bekir döneminde kitap haline getirilmiştir.

gayri-kurani vahiyler ise, yani hadisler, åžia'da imamları yoluyla, ehli sünnet ise buhari'nin öncülüğünde 200 küsür sene sonra toplamıştır. bu hadis külliyatlarında elbette uydurulmuş, zırva ve akla mantığa uymayan rivayetler mevcuttur. hadisler üzerine yapılan çalışmaların "ilim" diye nitelendirilmesi için hepsinin doğruluğu filan da gerekmez ki sonuçta, zaten sapla samanı ayırmak için hadis ilmi diye bir disiplin islam tarih içerisinde oluşagelmiştir.
devamını gör...
132. (Tematik)
sabır ve hoşgörü timsaliydi kendisi... islamı yaymak için kendi nefsini arkasına atmıştır...

sürekli eleştirilere maruz kalan bir üstadın hatırlatmasıdır *...
--- alıntı ---
mekke’de kendisine yapmadığını bırakmayan insanları bağışlamasını, secde anında başından aşağı hayvan işkembelerini bırakanları affedişini, geçtiği yollara ayağına batması için dikenler serpenleri bile bağrına basışını, taif’te kendisine yapılan zulme rağmen hiç kimsenin helakını istemeyişini, ne adına ve niçin taşladığını bilmeyen gariplere/zavallılara/çocuklara dua edişini, “allahım onlar beni bilmiyorlar; bilselerdi böyle yapmazlardı” diye yalvarışını, hanımı hz. aişe’ye ifk hadisesinde iftira atanları kınamayışını, hz. hamza’nın ciğerini yiyen vahşi’yi dahi duygularına kapılmadan islam’a kabul edişini ve daha nicelerini yaptıkları fahiş hatalara rağmen bağrına basışını, ‘ben zina yaptım’ diyen birini ceza görmemesi için başından bir iki kere savışını okuyor, biliyor ve onu tartışmasız ‘bir hoşgörü abidesi’ olarak kabul ediyoruz.
--- alıntı ---

devamını gör...
135. (Tematik)
altıncı yüzyılın sonu ile yedinci yüzyılın başında yaşamış büyük devrimci. yaşadığı çağın ve kültürün olanca tutuculuğunu hiçe sayarak geliştirdiği tavırlar bugün dahi yadırganan putkırıcı.
devamını gör...
136. (Tematik)
Allahın selamı üzerinde olsun...

üç muhammed'i okuma zamanı....

çünkü resulullah'ı enformatik cehalet döneminde yeniden ve farklı boyutları, değişken zamanın kaypak zemininde, sağlam temeller için tüm halleri ile okumak gerekir...
resul'u anlamadığımız için onun önünde örülen kalın kültürel, dini motifli hurafeler, hayata ilişkin sert kalıntılarla karşı karşıyayız. islami'dir, muhammedidir denilen milyonlarca öge, maalesef geçmişin kalıntılarından başka bir şey olmadığını öğreniyoruz okudukça muhammed'i.
o'nun üzerine örtülen kutsal metaforlar sayesinde gerçek resul'e ulaşamıyor insanlar bu gün. ve onun üzerine örtülen kültürel, dinsel, mistik, ökültik motifler, söylemler, perdeler kaldırıldığı zaman -ki bu milyonlarca insanın ve binlerce grubun işine yaramaz - resul net bir şekilde anlaşılır ve insanlığın bu gün geldiği hali daha iyi anlar, daha pratik çözümlere sahip olabiliriz..

Allahın selamı o'nun ve onun pak yolundan gidenlerin ve ehlinin üzerinde olsun..
devamını gör...
137. (Tematik)
"... bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için muhammedilik, haça tapmaktan (hristiyanlık'tan) mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her insan, şüphe ve tereddüt etmeden muhammediliği; tek Allah'ı ve onun peygamberini kabul ederdi."

lev n. tolstoy
devamını gör...
139. (Tematik)
ismi şerifleri anılınca "sallallahu aleyhi ve sellem" denilmesi gereken ve tabi denilen tek peygamberdir. rabbim şefaatlerine nail ve müyesser eylesin inşaallah.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar