hazreti muhammed [s.a.v.]

sanırım kendisini rahatsız eden ya da kendisine çıkar sağlayabilecek her şey için ayet oluşturulmuş islam peygamberi.

4 eş mi? ayet iniyor. miras davası mı? ayet iniyor. savaş ganimetleri mi? ayet iniyor. akıllı bir insanın burdan bir şey çıkarabilmesi gerekiyor ama, hala aynı seviyedeyiz.
devamını gör...
ahzab suresi 40. ayet bağlamında, Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur.

zümer suresi 41. ayet bağlamında, insanlar üzerinde vekil değildir.


ayrıca kainatın efendisi de değildir.
kainatın efendisi yani alemlerin rabbi alemleri, kainatı yaratan Allah tan başkası değildir.

kur'an dan bunu anlarsın zaten de konuyla ilgili rivayetleri de vereyim bazıları ihtiyaç duyuyor.

peygamber için, "kâinatın efendisi" veya "efendimiz" yakışırmasında bulunanlar, buyurun çok sevdiğiniz ve kutsal addettiğiniz rivayetlerden referans:

peygambere bağlılık bildirmek için gelen âmir oğulları heyetinin sözcüsü, resûlüllah’ı görünce iltifatta bulunmak amacıyla, “sen bizim seyyidimiz, gücü kuvveti bizden üstün olansın” şeklinde bir söz sarf edince, resûlüllah hemen müdahale ederek şu karşılığı vermiş:

“dur, dur, söyleyeceğini söyle, ancak sakın şeytan sizi cesaretlendirmesin. ben sizin seyyidiniz değilim, seyyid Allah’tır, seyyîd Allah’tır"
(zehebî, târhu’l-islâm, ıı, 678).

tüm “efendiciler”, “seyyidciler”, “hazretçiler”, bakın hz. peygamber kendisi için kullanılan bu sıfatı uygun bulmamış. siz ise resûlüllah için "kâinatın efendisi" diye, Allah'ın sıfatını ona yakıştırıyorsunuz.

peki, her gün namazda okuduğunuz (el-hamdu lillahi rabbi'l-âlemîn), "hamd, alemlerin, kainatın rabbine-sahibinedir" âyeti-ifadesi neyin nesi?

ucuz peygamber seviciliğine devam edin...
devamını gör...
Allah'ın habibi, sevgilisi felan değil ve kainat isa için yaratılmadığı gibi kendisi için de yaratılmamıştır. aynı isa gibi, musa gibi, ibrahim gibi Allah'ın resulüdür, vefat etmiştir.

inanmayan birinin iman etmesi için elbette kendisini ve yaratıcıdan geldiği söylenen bilgilerin sorgulanması doğaldır saygı çerçevesinde. gerekli cevaplar verilebilir onlara da saygı çerçevesinde.

diğer türlü kutuplaşma yaşanır ve iki taraf içinde iletmek istedikleri boşa gider.
devamını gör...
bazı kişilere göre yaşamamıştır; ki bu zayıf bir savdır.

bazı kişilere göre ise, peygamber değil; siyaset ve ticaret adamıdır. belli bir ekibi toplamış, tevrat ve benzeri kaynaklardan hareketle, biraz da şiirsel bir dille kuran'ı yazmıştır.
devamını gör...
mahşerde nebilere medet edemeyecek Allah'ın son nebisi.

nebi, nebi'den neden medet istesin de tevhid in tam zıttı bir hareket yapsın. medet umulacak tek varlık ki zaten Allah'tır.

ayrıca kendisine ne yapılacağını bilmeyen bir nebi diğerlerine ne yapabilir?

de ki: “ben peygamberler arasında türedi biri değilim. bana ve size ne yapılacağını da bilmem. ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıyım.”
| ahkaf 9

bazılarına ayet yetmiyor ya nedense bir de hadis var bu duruma uygun. nebilere medet eden son nebi daha kızına yardım edemiyor..

“ey kızım fatıma! babam peygamber diye sakın güvenme. rabbine karşı kulluk vazifeni yap. eğer Allah’tan nefsini satın alamazsan vallahi ben bile seni kurtaramam.”
(müslim, iman 89, hadis no:351)
devamını gör...
şu s.a.v olmasa daha şık peygamber olacak ama yaftalamak kanımıza işlemiş. illa etiket olacak illa. titr, apolet, yıldızlar, unvanlar neden bu kadar önemsenir ki? mezar taşında sav yazsa ne? prof. yazsa ne? cb yazsa ne? bu konuda kanuni sultan süleyman'a ait güzel bir söz var.

ben ölünce bir elimi tabutun dışına atın. insanlar görsünler ki padişah olan süleyman bu dünyadan eli boş gitmiştir.
devamını gör...
insanlara örnek olan peygamberdir de "acaba kendi doğum gününü yani mevlit kandilini veya ana rahmine düştüğü gece diye bilinen regaip kandilini kutlamış mıdır acaba?" diye merak edilen.

bence haberi dahi yoktu ne zaman ana rahmine düşmüş, ne zaman doğmuş. çünkü asıl önemli olan şeyin yaşadığı sıkıntıları gideren ve ona doğru yolu gösteren Allah ve ona gönderdiği vahiy olduğunun bilincindeydi. dünyaya ne zaman geldiğinin değil dünyadan yani imtihandan ne sonuçla ayrılacağının farkındaydı elbet.

dolayısıyla örnek olan peygamberin hayatı boyunca bilmediği ama yıllar sonra hristiyanlara özenilerek kutlanılan mevlid kandili, regaip kandili ve kutlu doğum haftası gibi şeylerin de dinde yeri olmadığı açıktır.
devamını gör...
bir insana peygamber demek onu tanrılaştırmaktır zaten. tanrı ile konuşan, tanrıdan vahiy aldığı iddia edilen kişidir peygamber, bir nevi tanrının yeryüzünde vücut bulmuş halidir. müslümanların isa için "ona tanrının oğlu" dedileri anlamak da mümkün değildir, yani Allah birisini peygamber olarak seçip dünyaya yolluyor ama oğlu olamıyor? ayrıca isa hiçbir yerde "ben tanrının oğluyum" diye bir şey söylemiyor, kuran neye istinaden böyle bir iddiada bulunuyor anlamak zor.

neyse, işin özeti bir tarihsel figürün peygamber olduğunu iddia ettikten sonra, ha dünyanın efendisi olmuş, ha tanrı ne fark eder? hepsi aynı anlamda zaten.
devamını gör...
15.
her daim "ekrandakilerin bi yakınıdır kesin!" ya da "stüdyo ahalisi arayan olmayınca reyting planları dahilinde bir zavazingo yapmıştır !" diyerek şüphelenmekten kendimi alamadığım ve söylediklerine hikaye! nazarıyla baktığım şahsiyet.
bir de keşke birileri ona; "sayın ismini vermek istemeyen seyirci!" diye hitap etsin istediğim şahsiyet ?
devamını gör...
16.
kendisi hakkında ekşi sözlük'te tasvip etmediğimiz tanımlar girilen, islam gibi güzide bir dinin peygamberi.

hakkında söylenenlerin yüzde doksanı yalan olabilir tabi, aueheuha!
devamını gör...
Allah'ın tanımladığı şekilde kendisi Allah'ın elçisidir.

elçi ne demek?

kendiliğinden bir söz söyleyemez, bir hüküm koyamaz. emrolunduğu şey neyse onu aynen yapar ve sahibinin hükmünü hiçbir ekleme veya çıkarma yapmadan anlatır.

sahibinin üstüne bir söz söyleyemez.

bir uyarıcıdır. sahibinden getirdiği söz ile uyarır.

ek olarak Allah resulü de fani hayatında bu hükümlere uymak zorundadır ki uymuştur zaten ve bunu da yaparken ayrıca en güzel şekilde örnek olmuştur toplumuna.


yunus suresi 15: âyetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "ya (bize) bundan başka bir kur'an getir veya onu değiştir" dediler. de ki: "onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. ben ancak bana vahyolunana uyarım. eğer rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım."

yunus suresi 109: (ey muhammed!) sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. o, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

ankebut suresi 45: (ey muhammed!) kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.

ahzab suresi 2: rabbinden sana vahyolunana uy. şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

fatır suresi 23: (ey muhammed!) sen, sadece bir uyarıcısın!

enam suresi 19: bu kur’an, bana, sizi ve ulaştığı kimseleri kendisiyle uyarmam için vahyolundu….

enbiya suresi 45: “de ki " ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.”

hud suresi 12: belki de sen, müşriklerin “ona gökten bir hazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi ya!” demelerinden dolayı, sana vahyolunan âyetlerin bir kısmını tebliğ etmeyi terk edeceksin ve bu yüzden ruhun daralacaktır. iyi bil ki, sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.”

en’âm suresi 107: Allah dileseydi, onlar ortak koşamazlardı. biz seni onların üzerine bir bekçi kılmadık. sen onların vekili de değilsin.

çünkü nebi sadece tebliği eder,uyarır. yukarıdaki hud suresinde belirtildiği gibi vekil olan Allah'tır.
devamını gör...
hakkında kur'an'ı kerim'de "ey peygamber, sen ahiret gününde ümmetine şefaat edeceksin" tarzında bir ayet olmadığı Allah'ın elçisi.

ayrıca ahkaf 9 dan da anlaşılacağı üzere kendisine ne yapılacağını da bilmeyen ve sadece vahye uyan bir uyarıcıdır.

ahkaf 9: de ki: “ben peygamberler arasında türedi biri değilim. bana ve size ne yapılacağını da bilmem. ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıyım.”
devamını gör...
kendisine bir adam gelip: "ey hayru'l-beriyye (yaratılmışların en hayırlısı)" deyince hemen müdahale etmiş:
"bu söylediğin ibrahim aleyhisselâm(ın vasfı)dır."
demiştir.
(müslim, fedâil 150, tirmizî, tefsir, lem yekun suresi,; ebu dâvud, sünnet 14.)


Allah ise isra suresi 70. ayetinde ademoğullarını yaratılmışların en yücesi, en şereflisi kıldığını açıklamıştır.
devamını gör...
hayattayken insanlar için mağfiret dilemesi, onlara dua etmesi söylenen peygamber.

buradan ahirette şefaat edecek anlamını ayeti eğip bükenler anca çıkarır.

hiç bir ayette ahirette şefaat edeceksin ifadesi geçmez anca kendi düşüncesini kur'an da bulmak isteyenler oradan buradan çıkarım yaparlar.

peki şefaat nedir? kimlere şefaat edilir? kim şefaat edebilir?
bunları daha önce yazdım.

(bkz: #1325547)
(bkz: #1846797)

sözde hadislerden delil gösterenler şu "hadisleri" ne yapacağız?

resulullah şöyle dedi :
-(o gün kimse) ya muhammed,
bana yardım et diyerek yanıma gelmesin.
çünkü o vakit ben ona,ben senin
için bir şey yapmaya malik değilim,
ben sana bu günü tebliğ etmiştim derim' buyurdu.''
(buhari 1328,nesei 2447)

"ey kızım fatıma!, babam peygamber diye güvenme rabbine karşı kulluk vazifeni yap, eğer Allah'tan nefsini satın alamazsan vallahi ben bile senin namına hiçbir şey yapamam..."
(müslim, iman,89, hadis no:351)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar