hentbol

kapalı salonda 7, açık alanda 11'er kişilik iki takım arasında, topun elle oynanarak kaleye sokulmasına dayanan spor dalıdır. ilk kez 1927' de istanbul'da bir açık alan sporu olarak oynanan hentbol, daha sonra yavaş yavaş anadolu'ya da yayılarak oynanmaya başlanmıştır. ancak türkiye'de hentbol, voleybol ve basketbol ile birlikte 1942 yılında 'spor oyunları federasyonuna' bağlanınca canlanmaya başlamış, ilk hentbol ligi 1942-43 sezonunda istanbul hentbol ligi adıyla kurulmuş ve o yıl defterdar takımı şampiyon olmuştur. 1943-44 ve 1944-45 yılları arasında ise galatasaray şampiyonluğu elinde tutmuştur. 1945'te ilk kez düzenlenen türkiye şampiyonası düzenlenmiş, şampiyon da 'kara harp okulu' olmuştur.
devamını gör...
zengin sporu kategorisine sokacaklara yeşilli mesaj göndereceğim. bu sporu ilkokul 4 sınıfta yapan birini bulursanız bana gönderin. neydi o günler.
devamını gör...
arkadaşları pas vermeyince ağlamış benim minnoş kızım. millet matematik, fen hocalarının peşinden koşturur bense bedenciyle dertleşiyorum onun için. biraz bana çekseydi keşke, pas vermeyenleri yık geç diyorum uzaylıya bakar gibi bakıyor yüzüme. nasıl olacakta olacak bu çocuklar?
devamını gör...
4 sene boyunca profesyonel olarak oynadığım, sonrasında sınavlar için bırakıp geri dönemediğim en güzel takım sporlarındandır. arada eski takımımın antrenmanlarına giderdim ancak artık onu da yapamıyorum.
devamını gör...
orta okul ve lise yıllarımda amatör seviyede oynadığım çok keyifli ve sert takım oyunuydu. her türlü çirkefliği bünyesinde toplamıştır: hakem görmeden formasını çekmeler, sert çimdikler, kızlarda saçına yapışmalar. oyun çok göğüs göğüse mücadele halinde geçiyor, bu nedenle sertlik kaçınılmaz oluyor. ancak nitelikli ekiplerin oynadığı hentbolun seyir zevki futbola beş basar. çok seri çapraz paslaşmalarla birkaç saniyede sahayı geçip topun filelere gömülüşü oldukça sık rastlanan olaylardandır.
devamını gör...
takım sporları içinde en sevimsizi. ilgilisi kusura bakmasın ama salon sporlarında dengesiz kurallarla daraltılan ve keyfi düşürülen sporlardan haz etmiyorum. içinde az sayıda tekniği var ama bir sürü kuralı var. o muydu bu muydu derken salonda bir o sahaya bir bu sahaya koşturup durursunuz. sonra aniden top suratınızda patlar, lanet edip çıkarsanız. tabi ki bir arkadaştan biliyorum.
devamını gör...
tv'da, kanal gezerken denk gelirsem, durur izlerim. herkeste böyle huylar varmı bilmem ama bende var. eğer ki; bir insana, haketmediği bir muameleyi yapıp, eziyet ettiysem, kendimi cezalandırırım.
yaşayana karşı yaptığımsa gider af dilerim, mesele kapanır. esas sorun; vefat edene karşı işlenmişse kusur, yandım. o zaman cezam ölünceye.
bir gün başka bir yerde yaşayan babam, ziyaretime geldi. şimdi sebebini bile hatırlamadığım bir mevzudan aramız limoni. kimse kimseye birşey demiyor ancak kıvılcım kâfi takışmaya.
Allah rahmet eylesin, babam hentbol maçı izlemeyi sevmezdi. ona bu ziyaretinde bir maçı, baştan sona izlettim. o değiştir demedi, bende değiştirmedim.
hünermiş gibi...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar