hepimiz aynı gemideyiz

fakir ve ezilmiş kesimlere söylenen ninni.

tamam, hepimiz aynı gemideyiz ama birileri püfür püfür havada güvertede çay içerken, lüks kamaralarda keyif çatarken, birileri kazan dairesinde, cehennemi sıcakta, güneşi görmeden karın tokluğuna kürek sallıyor.

bundan dolayı, en çok "aynı gemideyiz" muhabbeti yapanlar güvertedekiler*dir. yine bundan dolayıdır ki geminin batıp batmadığıyla en az ilgilenen kesim (haklı olarak) kazan dairesi işçileridir. hem gemi kurtulursa muhalifleri denize atmayacağınız ne malum?
devamını gör...
aynı gemide değiliz - fatih yaşlı yazısı.

hava güneşliyken, deniz dalgasızken ve yelkenler rüzgârla şişiyorken aynı gemide olduğumuz akıllarına gelmez o ağaların beylerin. öyle dönemlerde mesela, “benim mahsulüm öldükten sonra mı? 2 senedir anamız ağlıyor” diye bir soru sorduğunuzda “ananı da al git” diyeceklerdir size. ya da “taksim 1 mayıs meydanıdır” mı dediniz, bunda ısrar mı ettiniz, duyacağınız cevap bellidir: “ayaklar baş olursa kıyamet kopar” diyeceklerdir size o ağalar beyler.

60 milyar dolarlık kamu varlığını satarken aynı gemide değilizdir. sermaye adına 400 milyar dolar borç alırken aynı gemide değilizdir. yolcu geçiş garantili, hasta yatış garantili, kömür alış garantili ihalelerle birileri semirtilirken aynı gemide değilizdir. dünyanın en çok vergi ödeyen halkıyken, dünyanın en adaletsiz vergi sistemlerinden birine maruzken, üç kuruş asgari ücrete talim edip açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşarken, soma’da, ermenek’de, torunlar’da, madenlerde ve inşaatlarda beşer onar ölürken aynı gemide değilizdir. sandığa giderken, oy verirken, “hayır” derken, gezi’deyken, 7 haziran’dayken, “terörist” diye azarlanırken, “bombadan daha tehlikeli kitaplar” yazarken, dört ayaklı minarenin dibinde öldürülürken, meydanlarda ölü çocukların cesetleri üzerinde tepinilip anneleri yuhalatılırken, khk’lerle, ohal’le yönetilip, açlıkla, işsizlikle terbiye edilmek istenirken, nuriye 34 kiloya inmişken, aynı gemide değilizdir.

ne zaman ki, işler tıkırında gitmemeye başlar, hava kararır, deniz dalgalanır, yelkenler rüzgârla dolmaz olur, gemiden batış sinyalleri gelir o zaman birden aynı gemide olduğumuzu keşfederler o ağalar beyler. o zaman başlar koro milli birlik beraberlik şarkısını söylemeye, o zaman arşa varır vatan-millet-sakarya edebiyatı. aynı gemide olduğumuza göre batarsak birlikte batacağızdır, bu mesele kişisel bir mesele değil memleket meselesidir, bir olmamız, iri olmamız, diri olmamız gerekmektedir falan filan…

baktılar gemi su alıyor, birden aynı gemide olduğumuzu keşfettiler. atatürkçü oldular, antiemperyalist oldular, nato karşıtı oldular, hatta antikapitalist oldular. “milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde” kalıbına dört elle sarıldılar. oysa aynı gemide falan değiliz, biz ermenek’de maden ocağı göçüp işçiler suyun altında kaldığında sorulan “oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?” sorusunun ta kendisiyiz, solunum cihazına bağlı silikozis işçileriyiz, işçi çadırlarında, tarikat yurtlarında yanan bedenleriz; onlar ise denetlenmeyen maden ocakları, cezalandırılmayan patronlar, çocukları, kadınları, işçileri göz göre ateşe atanlar, gemilerini böyle yürütenler.

işte bu yüzden, işte tam da bu nedenle, şimdilerde daha yüksek sesle söylememiz gerekiyor: aynı gemide değiliz, aynı gemide değiliz, aynı gemide değiliz!
devamını gör...
ülkemize yönelik son zamanlarda hayasızca saldıran adeta ekonomik darbe yapmaya çalışan bazı küstahların aklınızı başınıza alın, bu ülke hepimizin, tamam iktidarı sevmeyebilirsiniz ama 24 haziran'da seçim oldu, artık ülkemiz cumhurbaşkanlığı sistemine geçti, sizler halen neyin hesabını yapıyorsunuz. silkinin ve kendinize gelin demenin sözlük camiasına açıklamasıdır. bu gemi batarsa hepimiz batarız. bizi başka ülkeler de kabul etmez. her şeyden önemlisi onurumuz vardır bizler kimseye el açmayız, yalvarmayız. gerekirse aç yatarız ama bu hain abd ye de haddini bildiririz anlamına gelen altı kelime üç cümleden oluşan söylemdir.

edit: halen elmalarla armutları birbirine karıştıranlar var, ben antalya'da yaşıyorum, akşam konyaaltı sahiline indim şu dünyaca meşhur plajların olduğu, vur patlasın çal oynasın millet kafelerde, restoranlarda eğleniyor, parası olanlar bunlar, olmayanlar ne yapıyor evden nevalesini alıp deniz kıyısına postu atıyor, çocuklar denize giriyor, ana baba temiz hava vakit geçiriyor, tamam o kadar da maddiyatı yoksa evinde açıyor gazozunu, cipsini ya da çayını demliyor, velhasılı kelam kimse dolar 10 lira olsun da göbek atayım demiyor, gezi olaylarında ülke ateş çemberine döndü, ülkemiz ekonomisine maliyeti en az 157 milyar dolara patladı, 15 temmuz darbe kalkışması ona keza ipten döndük, sen zannediyor musun ki, fetöcüler başarılı olsaydı yerinde mutlu mesut kalacaktın, bir kaç ay önce patates soğan fiyat rekoru kırdı, buna ne diyeceksin, şimdi normale döndü patatesin soğanın adını ağzına alan yok. lütfen arkadaşlar sağ duyulu olalım, aman o gelmesin de kim gelirse gelsin demeyelim. chp atatürk'ün partisi, , partinin kurmayları demedi mi akp aman çoğunluğu sağlamasın hatta kaybetsin bunun için de hdp nin barajı geçmesi ciddi sayıda vekil çıkarması gerek, 4 kişilik aileden bir kişi kendi partisi dururken hdp ye oy atacak diyerek karar almadılar mı ? ne desek boş, hadi bakalım rabbim hakkımızda hayırlısı neyse onu versin inşallah.
devamını gör...
aynı gemideyiz ama yıllarca biz geminin altında gittik. yukarı güvertede kur an okuyanlara, kadeh tokuşturanşara yalvardık. ne olur bizi köpek balıklarından ( enflasyondan) boğulmaktan ( faizden) soğuktan ( tekelleşmeden ) kurtarın diye yalvardık.

şimdi güvertedekilerin de su altına girme tehlikesi ortaya çıkınca gemi hepimizin oldu.

köylüyüm, tarımla uğraşıyorum. 43 yıldır krizdeyim.

canımın çektiğini yiyemedim, giyemedim.
devamını gör...
bu tarz söylemler komik komik olmasına ama ülkenin batmasına sevinmek enteresan yav. yani kızdığın adam erdoğan olsa bile o keyfine bakacak olan yine sana bana olacak. sonra sen o ye hükümet battı diye sevinemeyeceksin bile.
devamını gör...
nedense sadece batma ihtimalleri belirdiğinde, güvertede durulacak hal kalmadığında, fırtına yaklaştığında dillere pelesenk olan kolektif empati arayışıdır. kayıp hazineler ele geçirilirken, yeni adalar parsel parsel paylaşılırken, ganimetler isim isim dağıtılırken akla bile gelmez şimdi anlayış beklenen kişiler. batarken en azından eşit olma şansımız var, hodri meydan...
devamını gör...
güzel bir betimleme. yalnız keşke elinde güç bulunduranlar halkı (en azından bir kısmını) kendilerine küstürmeden onların yaşam tarzlarını aşağılamadan müdahale etmeden onları bu ülkeden soyutlamadan onlara hakaret etmeden de bu anlayışı benimsemiş en azından dile getirmiş olsaydı. keşke halkı daha az ayrıştırmış olsaydı...
devamını gör...
ak partiden ihale alanların kullandığında harika olacak söz, halka sandık çakacak tahta bırakmadılar ne gemisi olsun bizde birde aynısına binelim.

hayır hepimiz aynı gemide değiliz, ben ak parti karşıtıyım dediğimde, kafir, münafık ve terörist ilan edildim, açıklama yapmaya lafı uzatan insan yapıldım, eleştiriler yapıp, ihalelerde ve kurumlarda yolsuzluk var dediğimde ise bana ekmek çıkartmadıkları için kıskanıyorsun muamelesi yaptılar.

yani ben halimiz bu kadar tehlikeli sularda yüzer hale gelmeden bütün hassasiyetimle ve kaygılarımla söylenecekleri söyledim. dolarım yok, evim yok, arabam yok, arsam yok. kenarda 2000 tl param var olağan şeylerde kullanmak üzere aç kalsam bile harcamam.

kaybedecek birşeyi olmayan ben o kadar hassas mevzuda ötekileştirildiğimde insanların birşeyler kaybetmeye başlayacağı bu zamanda onları düşünmek istemiyorum. ben onları düşünürken, onlar bana düşünmeden yorum yapmışlardı, şimdi onlar kaybederken onları düşünmek zorunda değilim.

kaygım ve kaygılarım ülke toprakları içindir kendisini düşünmeyen halk için olamaz. aynı gemide değiliz vesselam aynı ülkenin topraklarında farklı fikirleri paylaşıyoruz. gemi falan yok ortada durumu daraltmayın.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar