niyazi-i mısri divanındandır. "her neye baksa gözün bil sırr‐ı sübhân andadır,
her ne işitse kulağın mağz‐ı kur’ân andadır."

her nereye bakarsan bak Allah teâlâ’nın sırrı ondadır,
kulağın her ne işitse kur’ân özü ondadır.

kul her ne yöne yönelirse hakkın yüzü oradadır.

“ve lillahil meşriku vel mağribü fe eynema tüvellu fe semme vechüllah* innallahe vasiun alım” (bakara 115) “doğu da, batı da (tüm yeryüzü) Allah’ındır. nereye dönerseniz Allah’ın yüzü işte oradadır. şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.”

bütün bu âlemin özü haktan başka bir şey değildir. bu da ancak yine onun basireti ile algılanacak bir husustur. bu ancak cem makamında anlaşılır ki burada kulun kovasından zahir olan haktır. bütün âleme kulun ağzından “benim” der. diyende denilende o dur bu makamda. kul bu zevkleri yine onun nazarından bakarak anlayabilir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar