kroniktir. bir bulaştın mı hayatta kurtulamazsın. adrenalin tutkunu gençlerin müptelası olduğudur aynı zamanda.

misal, bayram için memlekete gidiş biletini son ana bırakmanın yaşattığı adrenalin, ne bungee jumpingte var ne de ölü denizde yamaç paraşütü yapmakta.

bir kere esenler otogarının bir korku filmi platosu olduğu gerçeği var ki onu zaten daha önce anlatmışım ( #501831 ). bir de bunun üzerine, daha önce adını hiç duymadığım firmalar, üzerinde firmanın adı yazmayan esrarengiz otobüsler, klimasız, vantilatörü bozuk, köhne bir firma ofisinde, terli, dişleri sigaradan safran rengi olmuş, boyadan yıpranmış sarı saçlarının dip boyası geleli aylar olmuş, bileti yazarken kalemi dört parmağıyla sıkı sıkı tutan, atarlı bir memure ablamız ve elime tutuşturulan, bilet diye, muhtemelen hiç bir evrak değeri taşımayan bir kağıt parçası *.

hadi diyelim hareket saati geldiğinde hasbelkader bineceğin otobüsü buldun, ve yine şans eseri yerini bir başkasına daha satmamışlar; sanma ki olay burada biter... bir kaç bilet mutlaka iki kişiye birden satılmıştır. yolculuk bu mağdur yolcuların çıkardığı cıngarla başlar. birileri hostes koltuğuna gönderilir, çeşitli yer değişiklikleri neticesinde bir anda ayağınızın dibinde, koridorda yatan bir adam görebilirsiniz.

sonra o esrarengiz yolculardan bir kaçı birbirini tanıyorsa yandın demektir. artık sanki otobüs onlara tahsis edilmişcesine, belediye otobüsündeki ergen grubun pervasızlığıyla devam ederler yolculuklarına. anlamadığın dillerde muhabbetler, korku filmi tadında kahkahalar, yolluk niyetine erol taş ekolünün izinden yenilen haşlanmış tavuk, sonra o pis elleri koltuklara silmelerini izlemeler*...

mola zamanı geldiğinde oh be diyeceğinizi sanıyorsanız yine yanılıyorsunuz. sekiz yıldır teptiğiniz yolda hiç görmediğiniz bir tesis mutlaka vardır. nevada çölünde, önünden bir diken topu yuvarlanan, metruk bir benzin istasyonuna ışınlanmışsınız hissi oluşturan bu garip yerler, normal zamanlarda görünmez olurlar. sadece bayram zamanı binilen ek seferlerle ortaya çıkarlar. yavaştan inersiniz çamurlu bir zemine, yemek yemek mümkün değil, erol taşın tavuğu daha yenilesi o derece, mecburen üzeri tozlanmış çizilere talim...

wc ye hiç girmeyelim. bir mescid sormalı, uykusundan yeni kalkmış, kirli sakallı serkeş benzinciye.
-şurada irelde abla
karanlıkta bir yer işaret eder, bir stargate sanki geçince mescid oluyor heralde, zira görünürde bir bina falan yok, belki de kara delik. neyse bayan abdest alma yeri sormak abesle iştigal, görmüyor musun dışarıdaki musluğu diye bir ayar yiyebilirsiniz. sonra ya ben lan neyse bi' şey demiyorum diyerek, içinizdeki korkuyu bastırabilirseniz, bir seferi namazı en jet imamdan daha hızlı kılıp, mükembel otobüsünüze koşar adım gidebilirsiniz.

Allah muhafaza bir kaza olsa kimsenin ruhu duymaz. otobüsün adı yok sanı yok. resmen hayali yolcu ihracatı yeminlen.

*

tabi olayın fiyakalı bir ölüm aramakla yine bir ilgisi yok. zira fiyakalı ölüm dediğin bir otel odasında bulunmakla başlar. hem zaten 27 ye de az biraz var. her şey, bu her şeyi son dakikaya bırakmasa ölecek hastalığından. müptelalarına acil şifalar...
devamını gör...
günümüzde ingilizcede the parkinson law olarak adlandirilan türkçesi de haliyle parkinson kanunu olan teorinin pratiğe dökülmüş halidir denilebilir bu duruma bazıları öğrenci sendromu da demektedir. millet olarak bu huyumuzdan hem şikayet eder hem de övünürüz( hatta semihin hırvatistana attığı golü bu huyumuza bağlayanların sayısı hiç de az değildir).her ne kadar türklere özgü olduğu sanılsa da tüm dünyada genellikle kabul görmüş bir düzendir.bu konuyu derinlemesine incelediğimizde türklerin böyle yapmalarının temelinde çay içmeye her zaman vakitlerinin bulunmasi olduğu ortaya çıkar fakat diğer milletler için hala bi neden bulunamamıştır.
devamını gör...
erken gelen golün zaferi getirmeyeceğindendir efendim.
bugünün işini yarına bırakmaz ama daha saati gelmediyse azıcık kestirir.

dakiklik güzel şey. ama son dakiklik iyi değil.
devamını gör...
bir "erteleyenlerden olmak" haberi var ki, Allah'a koruması için dua etmek gerek. her halükarda ölecek, ertelemesine izin vermeyin.
devamını gör...
nasıl olsa 10 kere erteleyeceğim deyip alarmı 50 dakika daha erken saate kurarak psikolojik savaş veren bünyelerin her türlü yeneceği hastalıktır.

azimli sıçan betonu deler hacı abi.

*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar