heyula

bu kelime ilk olarak antik yunan zamanında, şimdi hatırlayamadığım bir varyasyonu ile* kullanılmış. abbasiler zamanında, antik yunan eserlerinin tercümeleri ile ilgili çalışmalardan sonra arapçaya girmiş. kabaca, maddenin özü gibi bir manası var. arapçada "heyûla" şeklinde kullanılıyor.*
devamını gör...
heyula maddenin her çeşit şekle bürünebilme özelliğine denir. örneğin bulutun sürekli şekil değiştirmesi, gölgeler vs. bu zaman zaman edebiyatta korkuyu ya da karabasanı sembolize eden bir biçimde kullanılmıştır.
devamını gör...
cansız, hissiz, biçimsizdir- hayalet gibi.
ilk madde olarak da bilinir.
bana hep cümle içinde; sıkıntı, kötü hayal çağrışımı yapıyor. -ki bu anlamı da varmış.
devamını gör...
ankarada mehmet akif ersoy'un evini dolaştıktan sonra gözünüze takılan şiirlerden birinde geçer heyula.

"toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, günler şu heyulâyı da er, geç, silecektir. rahmetle anılmak, ebediyyet budur amma, sessiz yaşadım, kim beni, nerden bilecektir?"

ayrıca hayalet, karabasan olarak da kullanılır.
devamını gör...
bütün cisimlerin ilk maddesi olarak varsayılan madde, ilk madde.

ilk arap filozoflarından el kindi ilk maddeyi "balçıkların balçığı" diye tanımlar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar