hüsnü arkan

yorumcu kimliğiyle öne çıkmakta olan ama aslında on parmağında on marifet bir sanat insanıdır. yazardır, şairdir, muhalif bir bestecidir, yorumcudur, çoğu kimse bilmez ama karikatüristtir ve hukukçudur.
devamını gör...
yayımlanmış eserleri ise şöyledir:

roman:
-ölü kelebeklerin dansı-1998-metis yayınları
-menekşeler atlar oburlar-2001-om yayınları
-uzun bir yolculuğun bittiği yer-2005-yapı kredi yayınları
-uyku-2008-ithaki yayınları

şiir:
-hiçe doğru-2005-seyhan kitap
devamını gör...
"bahçeye bakan pencereden pırıltısız, donuk bir ışık sızıyordu, geçmişin bir rengi varsa bu olmalıydı..."

"sevgi, korkunun emzirdiği o küçük kedi yavrusu..."

"asgari bir yaşam; yetinmenin, doyurmayan, tatsız, bulanık suyunu annemle birlikte yudumluyoruz..."

"her gün cumartesi, yaşam uzun bir cumartesiâ’ne fit olmak sanki..."

"yüzünün aslında yağmur yüklü bir bulut olduğunu, hep kendi içine yağdığını, kaptan'ın kendine yakıştırdığı o hülyalı o mutlu halin, ekmeğin peşinde koşan yoksul ve mutsuz bir aslanın gölgesinde uyuduğunu, vatan çocuklarının papikle, otla boyanmış yaşamlarının vicdanımızın boyadığı, adına gerçek dediğimiz resimlerden bir farkı olmadığını söylemiyordum..".

"istekle açılmış ağzında yaşamın dişlerini görür gibi oldum bir an.."

"sözcüklerimin kapısını yalnızca onlara açıyorum, sesimi yalnızca onlara bağışlıyorum çünkü..."

"bir şey yaşarsınız ama aslında yaşadığınız başka bir şeydir, hıçkırarak ağlarsınız ama aslında kahkahalar atmışsınızdır, sevgi , mutluluk, zafer hepsi birer yanılsamadır, yaşam kurgudur, gerçek düştür, yalnızca inancınızla biçimlenen bir avuç hamur, neye inanıyorsanız gerçek o dur..."


menekşeler atlar oburlar kitabındanâ…
devamını gör...
"bazen sen gideli yüz sene olmuş gibime geliyor, bazen de ve bilhassa gece vakitleri herkes kendi ruhunun viranesine çekildiğinde bir rüzgar senin kokunu getiriyor ve o vakit daha bir saat evvel yanında olduğumu tasavvur ediyorum, az evvel ellerini tutmuşum da ürpermişsin, saçlarını okşamışım da kokun karanlığın içinde ateşböcekleri gibi yanıp sönmeye başlamış..."

"canlılar büyüdükçe içlerindeki ateş de büyüyor. hayat bir demirci; körüğüyle üstümüze üflüyor, küçük bir kıvılcımı kor haline getiriyor, sonra sönmeye yüz tutuyoruz; o esinti başımıza dert oluyor..."

(uzun bir yolculuğun bittiği yer kitabından..)
devamını gör...
destur adlı grubu kurmuştur. deli bu dünya albümünde deli bu dünya gibi bi şarkı yapmıştır eskiden. *

eski dünya nerdesin hala orhan dinler misin ?
ben unuttum sevmeyi teselli eder misin?
eski yarim nerdesin hala orhan dinler misin?
ben unuttum sevmeyi teselli eder misin?
devamını gör...
ezginin günlüğü grubundan ayrılmış, üzmüştür.
bu da notu:

"ezginin günlüğü dinleyicilerine,

bundan böyle müzik çalışmalarımı yalnız sürdürme kararım doğrultusunda, işlerimin yoğunluğu nedeniyle, 2010 yılı ağustos sonu itibarıyla ezginin günlüğü grubundan ayrılmış bulunuyorum....

grup arkadaşlarıma bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum.

hüsnü arkan"
devamını gör...
ezginin günlüğü'nden ayrıldığına üzülsem mi yoksa sevinsem mi bilemediğim, müthiş adam. "solo" adlı albümünde tadından yenmeyecek şarkılara imza atmış, "senin gibi"de tavan yapmıştır. şarkının girişi bile ayrı bir havaya sahiptir.

aslında bunun aynısını 2005'te "destur" grubuyla "deli bu dünya" adlı şarkıda da yapmıştı; lakin bu seferki daha ayrı sanki.
devamını gör...
yeni çıkardığı solo albümüyle, kulaklarda ve gönülde ayrı bir tat bırakan güzel ses.

albümü herkese tavsiye edilir. para verip alınasıdır.
devamını gör...
çok tribal bir enfeksiyon olan sanatçıdır.

ortaköy'de saat 9:00 gibi konsere çıkacaklar. beklemek yerine dünyevi ve uhrevi ihtiyaçlarımızı karşılamak için konser alanından uzaklaştık.
aa bi de baktık bunlar geliyo karşıdan. hüsnü yanında basçısı davulcusu... o heyecanla şöyle bir espürük yapıp;
"pardon ezginin günlüğünün konseri kaçta başlıyor acaba??" diye bir soru sorma gafletinde bulunduk.
bu arkan mıdır arıkan mıdır beş karış surat bir cevap bile vermedi. yanınkiler anlayıp güldüler. ama bu
taş surat nerede o şarkılardaki naif adam nerede?

ben cebinde hacıyatmaz taşımasından zaten anlamıştım bu heriften bir nane olmadığını.

ayrıca sen o karafakiden akacak kadar ince bir insan değilsin sayın hüsnü bey!!!
espiri özürlü.
devamını gör...
hukukçu olmasını kelimelere yaptığı vurgular ile dışa açtığını düşündüğüm, şair ve bestekar. söyleyiciliğini bu üç mesleğinin arasından sıyırıp zirveye koyarım. sesinin naifliğinde kaybolurum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar