ibn teymiyye

hakkında söylenenlerin(iftiraların) ana kaynağı, ibni batuda seyahatnamesidir. bu alimin kitaplarından dolayı eleştiri almaması ilginçtir. söylenenler hep, şunu demiş, bunu demiş şeklindedir. kaynak ne dediğimizde ibni batuda derler. ama batuda'nın seyahatnamesi incelendiğinde, evliya çelebi'ye bile hayretler verecek düzeyde mübalağaya rastlanır. ve ilginçtir başka hiç bir kaynakta kendisi hakkında söylenenlere örnek yoktur.

tasavvuf erbabından bazıları tarafından, ibni arabinin fikirlerini eleştirdiği için, karşıt cephe olarak görülmüştür. sadece el insaf diyebilirim. önce bir kitaplarını okusaydınız. birilerinden duyduklarınızla değil de okuduklarınızla değerlendirseydiniz.
devamını gör...
reformistlerin fikir babası olmasından kendisinin haberi var mıdır? hiç zannetmşyorum.

böyle adamları eleştirmek için sağlam argümanlarla gelin.

ibni arabi de bizim ibni teymiye de.
devamını gör...
cehennem azabının ebedi olmadığını söylemek şöyle dursun ilahi aşk ile meczup halde bunu söyleyen bazı tasavvuf erbabını tekfir etmiştir. ehl-i sünnet alimleri bu konudaki tekfirini orantısız bulur. çünkü cehennem ebedi değil diyen sufiler akılları başında değilken böyle demişlerdir.
devamını gör...
cehennem azabının ebedi olmadığını söyleyen alim değildir. bunu söyleyen ibn teymiyye'nin öğrencisi ibn kayyım el cevziyye'dir. bu zat-ı muhterem Allah'ın vaadinden asla dönmeyeceğini fakat vaidinden isterse dönebileceğini söylemiştir. şazz bir görüş olarak islam literatüründeki yerini almıştır.

ibn teymiyye'ye gelecek olursak;

islam tarihinin en sansasyonel isimlerinden biridir, uçlarda bir isim olarak görülür. kendisi ya çok aşırı derecede sevilip yüceltilir, ya da yerin dibine sokulur. genellikle kendisini seven kısım selefiler olup, nefret edenler tasavvuf erbabıdır.

hayatına kısaca değinirsek, h.661 harran doğumludur. nesebi hakkında somut bir bilgi olmamasına karşın ebu zehra kürt olduğu kanaatindedir. hayatının büyük bir bölümünü moğollara karşı cihad ederek geçirmiştir. bu yüzden ilim ve cihad farizalarını birlikte yürüten ender alimlerden biridir. mezhepsiz olarak tanınsa da hanbeli mezhebine bağlı olduğu aşikardır. hemen her konuda eserler vererek ansiklopedik bir bilgiye sahip olduğunu ispatlamıştır. taklitçilikle, bid'at ve hurafelerle, diğer dinlerin mensuplarıyla ve tasavvufî bazı geleneklerle fikri olarak savaşmış, birçok reddiye yazmıştır. özellikle ibn arabi'ye olan reddiyeleri dikkat çekicidir. onu öne çıkaran ve islam dünyasının hala tartıştığı konu, Allah'ın arşa istivasıdır. fıkhi konularda da kendine özgü görüşleri vardır. örneğin; talak konusunda cumhura muhalefet etmiş ve üç talakın hiçbir şekilde bir defada vaki olamayacağını savunmuştur. (şuan diyanetin de savunduğu görüş budur)

bu zat-ı muhterem h.728 yılında vefat etmiştir. ölümü büyük üzüntü yaratmış ve cenaze namazına on binlerce kişi iştirak etmiştir.

son olarak;

düşmanlarım bana ne yapabilir?
ben cennetimi yüreğimde taşıyorum..
hapsedilmem halvet,
sürgün edilmem seyahat,
öldürülmem şehadettir..

gibi harika bir sözün de sahibidir. rahmetle..
devamını gör...
hanbeli fıkıh ve hadis alimi iken mezhepsiz olan, ebedi cehennemi yok sayan şahıstır. 1328 de şam'da vefat etmiştir.
devamını gör...
hayatını ehli sünnet dışı reformist akımlarla mücadeleye adamış, son asrın büyük alimlerinden suriyeli yusuf nebhani, ibni teymiyye hakkında şöyle der;

"ibni teymiyye, dalgaları kıyıyı döven gürültülü bir deniz gibidir. bazen sahile inci ve mercan bırakır; bazı zamanlarda da taşları ve midye kabuklarını attığı, pislikleri ve hayvan leşlerini bıraktığı olur."

şevahidül hakk

devamını gör...
kendisi hakkında yapılan eleştirilerin bir çoğu mezhepsiz olduğu yönündedir ki esasen hanbeli mezhebine mensup olduğu aşikârdır.**

ebedi cehennemi yok sayan ibn teymiyye değil öğrencisi ibn kayyım el-cezviyye'dir. bu görüşü hatalı olarak nitelendirilmiş ve bu konuda tek kalmıştır.

pınar yayınlarından çıkma kulluk, iman üzerine, dua ve tevhid, takva kitapları okunulasıdır.

ayrıca enver arpa'nın kaleme aldığı ibn teymiyye'nin kur'an anlayışı adlı kitabı da kendisi hakkında bilgi edinilebilecek güzel eserlerdendir.

rahmetle..
devamını gör...
muvafakatu sarihul ma'kul li-sahihul mak'ul adlı eserinin tekfir bölümünde:

"günahların en büyüğü müslüman kardeşini tekfir etmektir. her hata eden kimsenin kafir, hatta fasık ve asi olması lazım gelmez. bunun için islam milletini basit şeylerle parçalayacak yerde mümkün mertebe hepsini bir noktaya toplamak gerekir" demiştir...

bunu söyleyen adam tekfirci öylemi...

yazıklar olsun cehaletinin kurbanı olup iftira atanlara...
devamını gör...
--- alıntı ---

فإن أبا بكر إمام لا يتصرف لنفسه بل للمسلمين ، والمال لم يأخذه لنفسه بل للمسلمين ، وفاطمة تطلب لنفسها

verily abu bakr is an imam who did not act for himself but for the muslims and as for the money, he did not take it for himself but for the muslims whilst fatima was demanding it for herself. (minhac el sünne, cilt 5)

tercümesi, "ebu bekr kendi için değil, müslümanlar ve para uğruna davranan bir imamdı, (parayı) kendi için değil ancak müslümanlar için aldı, fakat fatıma (parayı) kendi için istiyordu.

--- alıntı ---

şia'ya reddiye olarak uzun ve kapsamlı bir eser yazmıştır. dolayısıyla şia'nın boy hedefidir.

örnek olarak yukarıda alıntılanan arapça metin, şii propagandası yapılan bir sitede ingilizce'ye çevrilmiş, oradan da türkçe'ye çevrilerek ibn teymiyye'ye eleştiri olarak gündeme getirilmiş.

öncelikle, arapça bir alet ilmidir, başka bir ifadeyle ilmin ön şartıdır. dolayısıyla islami ilimlerle ilgili derinlemesine bir şeyler konuşmak için öncelikle dini metinlere orijinal dilinden ulaşabilmek gerekir, bunu yapamayanın yapması gereken haddini bilmektir.

dediğim gibi, metin şii propagandası yapan bir site tarafından ingilizce'ye çevrilmiş ve çeviride ne hikmetse arapça orijinalinde bulunan virgülün yeri değiştirilerek bir tahrif yapılmış, muhataplarımız arapça bilgisinden yoksun olduğu için elimiz kolumuz bağlanıyor, bilen birine sorsunlar inanmıyorlarsa:

doğru tercüme - ebu bekir kendi adına değil, müslümanlar için tasarrufta bulunan bir imamdı, parayı da müslümanlar için aldı, fatıma ise (malı) parayı kendi için istiyordu.

yanlış tercüme - ebu bekr kendi için değil, müslümanlar ve para uğruna davranan bir imamdı, (parayı) kendi için değil ancak müslümanlar için aldı, fakat fatıma (parayı) kendi için istiyordu.

bunun kasıtlı olmadığını varsayıp hüsn-ü zan gösterelim.

şimdi eleştiriye konu olan ve haşa, estağfirullah filan denilerek tenzih konusu yapılan meseleye gelelim. mevzu peygamber aleyhisselam'ın mirası. anlatıldığına göre, hazreti fatıma radiyallahu anha hazreti ebu bekir'den babasından kalan mirası istiyor, o da "peygamberler miras bırakmazlar" şeklinde özetlenebilecek hadisi hatırlatarak bu talebi geri çeviriyor. ibn teymiyye de daha öncesinde uzun uzun mevzuyu izah ettikten sonra -alışılageldiği üzere o uzun izahlar değil sadece işlerine yarayacak bölümleri cımbızlamış arkadaşlar- hazreti ebu bekir'in tasarrufunun şahsi bir mevzu değil, ümmet adına yapılmış bir hareket olduğunu söylüyor.

haşa, estağfirullah ne ki? hazreti fatıma babasından kalan mirası isterken kendi için istemiyor muydu? hem böyle bir istek, eğer hakkı olduğunu düşünüyorsa ayıp bir şey mi ki?
devamını gör...
şia'ya ve sufilere ayarı vermiş adam.

peygamber dışındaki insanları yüceltme geleneğim olmadığından yazdıklarının hepsi doğrudur diyemem.

ama dini afyon niyetine kullananların bir numaralı düşmanıdır.

eğer ibni teymiyye'yi savunursanız ilk yaftanız vahhabi olur. ardından protestan bir din anlayışınız olduğu söylenir. vs. vs. vs.

doğrusuyla yanlışıyla göçüp gitmiştir bu âlemden.
devamını gör...
bugün tasavvuf erbabı hala işte rabıta varmıdır, yok benim şeyhim uçarak oraya gitti gazi oldu derken, kendisinin arkasından gelenlerin hepsi neredeyse şehit olmuştur, bugün dünyanın dört bir yanında ne kadar emperyalizmin sözünü dinleyen varsa, bir şekilde islami ayarla tasavvufçular oluyor, ne kadar mücadele eden varsa ibn-i teymiyye görüşne yakın olanlar oluyor. bu doğru yanlıştır demiyorum ama tespit bu.
devamını gör...
ibni teymiyye zehir gibi bir kafaya, kalkan gibi bir yüreğe sahip biri idi. revizyonist, devrimci, mücahiddir. onun cihadi söylemleri reel şartların gerektirdiği için. bu günki selefiler moğollara karşı olan cihadi fetvalarını bu gün günümüze getirip masum insanlar üzerinde kullanıyorlar.
harran doğumludur ve kürttür.
ibni teymiyye'nin kürd olduğu noktasında bi...rçok alim ve tarihçi hemfikirdir. o dönemler kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda kürt medreseleri yüzde yüz baskındı ve medreselerde kürtçe eğitim yapılmakta idi.
devamını gör...
tasavvuftan pek hazzetmediğini söyleyebilirim. hoş olmayan şeyler demekten çekinmemiş ehli tasavvuf için. o zamanlardan bu zamanlara hala var böyle düşünen hocalar, alimler.

kalp amelleri kitabını okuyarak tanıdım kendisini.. tavsiye ederim.
devamını gör...
dualar ve zikirler adında bi kitabı olan müslüman...

kuran ayetlerinden ve peygamber sav in yaşamından dua ve zikir örnekleriyle yazılmış kitap...

ibn teymiyye yorumuyla ve bakış açısıyla okumak ise ayrı bir ayrıcalık...
devamını gör...
probis'in icadından yüz yıllar önce yaşamış ölmüş olan adam. ankara ekolü müydü ne diyorlardı. onlar çok seviyordu. hey gidi be, eskiden başka mekanlarda ne kavgalar ediyorlardı. zaman geçti herkes bıktı tabi aynı kişilerle tartışmaktan. sanırım şimdi sadece nostalji arayanların mekanı oldu bu başlıklar. benzeri fethullah gülen başlığına da olacak bence. az daha bekle sözlük.
devamını gör...
“ölü olan, ya da gaip olan, salihlere, evliyalara ve diğerlerine dua ederek onlara: “ey efendim falan, beni koru. senden bekliyorum ve sana sığınıyorum. ya da düşmanlarıma karşı bana yardım et.”bunlar ve benzerleri gibileri şirktir.

bundan daha büyükleri ise “beni bağışla, affet” gibi sözlerdir ki bunları cahil müşriklerden bir taife söylemektedir.''

mecmuatul fetava (1/350-351)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar