fatma barbarosoğlu yazısı.
durum içler acısı.

gündelik hayat örgütlenmesini erkekler daima kadınlar üzerinden tartışıyor.

hayatımıza giren nesneler, kullandığımız nesneler ile ilişki şeklimiz değişiyor, ama gündelik hayatın sorunlarını sadece kadınları merkeze alarak tartışabilme 'becerisi' göstermekte istikrarlı bir süreklilik gösteriyoruz.

tanzimat modernleşmesi ile 'yeni hayat' tasavvuru oluşturulurken; kadınların nerede, ne zaman, ne kadar duracağı batıcılar, islamcılar ve türkçüler arasındaki ayırımı en net şekilde ortaya koyan bir 'sorun' alanı idi.

nerede ne kadar duracağı, yani ne kadar okuyacağı, tahsiline ne kadar devam edebileceği, tahsilini bitirdikten sonra çalışıp çalışmayacağı...

savaş yıllarının çetin geçen şartları altında fakir kadınlar, genç kızlar daima çalıştı. 1900'lerin başında istanbul sokaklarında pantolon giymiş bir şekilde sokakları süpüren çöpçü kadın resimlerine rastlamanız mümkün.

ingilizler ile 1838'de yapılan ticari anlaşmadan sonra osmanlı kadınları ve genç kızları ucuz iş gücü olarak devşirildiler.

lakin tahsilli kadınların çalışması söz konusu olduğunda hem erkeklerin hem de kadıların kafası her daim karışık oldu.

neden?

yanlış sorulara doğru cevaplar bulmak adına yaşanıyor bunca kafa karışıklığı.

tanzimat modernleşmesi ile başlayan, cumhuriyet modernleşmesi ile nihayetlenmiş olan kadınların çalışması sorununu, 1970'li yıllarda islami kesim tekrar güncelledi ve kadınların çalışmaması gerektiği konusunda erkek kalemler hemfikir oldu.

hatta kadınlar çalışmamalı yargısını o kadar uç noktada götürdüler ki, kadın çocuğunu emzirmek zorunda değil. kadın ev işi yapmak zorunda da değil. eee?

bu hükümlerle ideal müslüman kadın portresi nasıl çizilmiş oldu?

ev işi yapmayan, çocuğunu emzirmek zorunda olmayan... aylak, tembel bir kadın. bu kadın vaktini nasıl geçiriyor?

bu soruyu hiç kimse sormadı.

vaktin bereketi konusuna hiç gelinmedi. iki günü birbirine denk olan bizden değildir hadisi şerifi gündem dışıydı.

kocasına itaat eden kadın profili inşa etmek adına vaktini ziyan eden, tek mesuliyeti kocasına güzel görünmek olan bir kadın profili inşa edilmeye çalışıldı.

bizim kuşak ev işi yapmak zorunda olmayan, çocuğuna bakma mesuliyeti taşımayan, her türlü sorumluluktan muaf kadın profiline fazla pirim vermedi.

fakat 70'li yıllarda bir imaj olarak ortaya konan 'ideal müslüman kadın' söylemi, 2000'li yıllarda kanlı canlı bir profil olarak karşımıza çıkmaya başladı.

bu profili, en ziyade alışveriş merkezlerinde, statü mekanı 'yeni ortam'larda bulmanız mümkün. başörtüsünün üzerinde her daim güneş gözlükleri. gece gündüz her daim başının önünde tutulan (hatta secdeye giderken bile) güneş gözlükleri ile, veblen'in sepet etek modası üzerinden yapmış olduğu aylaklık teorisi arasında acilen bir bağ kurmak gerekiyor belki de.

günlük sorumluluklarından muaf 'taze anne'ler, ellerindeki tabletlerle her an resim çekiyor; yanı başındaki çocukların her birinin eline, yaşına uygun ebatlarda verilmiş tabletlerle annelik vazifesini mükemmel bir şekilde icra ettiğini düşünüyor, pahalı otomobillerin koltuğunda pahalı kıyafetleri ile oturarak, kocasını en iyi şekilde 'temsil' ediyor.

instegram güzellerine bakıp bakıp (niye bakıyorsanız bunu da anlamış değilim şahsen) başörtüsüne özgürlük için mücadele eden kızlar vardı onlar nereye gitti diyorsunuz ya...

ideal müslüman kadın 'tembel kadın' olarak kodlanınca, bu kod altında muhafazakar tüketici kadın kimliğini inşa etmek hiç zor olmadı.

şimdi tanık olduğumuz profillerin 'desen çizimi'ne, 1970'li yıllarda başlanmıştı. dönüp bir bakın muhafazakar kadına hitap eden kadın sayfalarına.

sosyal değişimler, bozulmalar akşamdan sabaha olan değişimler değildir. kırk yıl öncesinin tohumları toprağın yüzüne çıktı, boy veriyor.hepsi bu.

boy verdiler ve her vesile ile parti veriyorlar artık.

bir güruh var ki her vesile ile durmadan 'kutluyor.'

nitekim ramazan'ı da idrak etmedi, kutladı bu güruh.

velhasıl bu kadınlar, genç kızlar bir meteor gibi dünyamıza düşmediler.1970'li yıllardan itibaren itina ile inşa edildiler. o dönemin kadınlarla ilgili tek ölçüsü kocasının izni olmadan hiçbir şey yapmaması idi. yapmıyorlar nitekim. onlar ailecek kutluyor, ailecek sınıf atlıyor. ailecek coşuyorlar.

o halde sorun ne?

'sorun', sorun alanının doğru tespit edilememesinden başlıyor.

sorun bütün müslüman kadınları 'instegram profili' olarak görmekten kaynaklanıyor.

'islam sosyetesi' sosyetenin alt birimi olarak varlık kazanmaya çalışadursun...

müslüman kadınlar sadece 'gördük' lerinizden ibaret değil.

edebiyatta, sanatta, felsefede derinden gelen bir dalga var.

ne ki onlar gelişini ortamın 'yoz'luğundan dolayı fark etmiyorsunuz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar