ihsan eliaçık

183.
kendisini ilk defa yolcu dergisinde ki söyleşi ile tanıdım. *
islam'ın ekonomik, politik duruşunu sosyalizme yakın bulan bir ilahiyatçıdır kendisi.
bunun hakkında şöyle der;

" yakın bulmak onun aynısı olduğu anlamına gelmez .
lehu'lmülk şiarı sosyalizmin, lailaheillah da anaraşizmin ilgilendiği konularla ilgilidir.
aksi halde islam'ı insanlığın sorunlarına bigane bir göksel din ve tapınak ritüeli haline getirirsiniz"


* marks "lailaheillah" dese Allah'ın dinine daha yakın olurdu abdestli kapitalistlerden
hele che guevera dese tadından yenmezdi . diyebilir miyiz?


marks bir peygamber olarak gelseydi mülk (iktidar ve mal) hakkında ne söyleyecekse onu söylemiştir.
tabi bir peygamber olmadığı için din dilini kullanmamış, ekonomikpolitik analiz yapmıştır.
benim görüşüme göre marksizm ile islam arasında fark marksizmin metafiziğinin olmayışıdır.


hakkında oldukça olumsuz yorumlar olsa dâhi dergide ki yazısında "lehu'l mülk" konusunu
oldukça iyi ele almıştır bence okunmaya değer *, gerçek pek de bu kadar net söylenmiyor bazen. *
devamını gör...
184.
bir gün gidip, arazi sahibi bir molla ağa'ya der ki:

-"ey molla ! sen burada marabaların hakkını vermiyorsun. onlara ait olması gereken toprakta hüküm sürüyorsun. onları da tok karnına çalıştırıyorsun. molla ! senin dinin buna ne diyor ?"
-"yani, bu kaderdir."
-"o halde, senin dininle benim dinim aynı değildir ey molla ! ya Allah'a tap, ya mamon'a !"
devamını gör...
192.
ard niyetli değildir, samimidir. bu belli. ancak samimiyet kurtuluşa ve insanları kurtuluşa sevk etmeye yetmiyor. mustafa islamoğlu gibi o da enfekte olanlardandır. müslümanları ateşlemeye çalışırken kendi kendini tutuşturanlardan. mülk/mülkiyet, cennet, peygamber mucizeleri konulardaki görüşleri gerçekten çok sıkıntılı. yazdıklarını okuduğunuzda akla iki soru gelmektedir:
1-bugüne dek gelen tüm müfessirler yanıldı da seni mi gerçeği keşfettin ? (takip edenler hatırlayacaktır; bu soru mustafa islamoğlu' na sorulduğunda oldukça enteresan bir cevap vermişti)
2-ortaya koyduğu yeni yorumlar, amaçladığı üzere müslümanların uyanışı adına ne kattı da bu kadar marjinal yorumlarda bulunuyor ? yani "aşereyi mübeşşere yoktur", "peygamber mucizesi diye bir şey yoktur" vb. dediniz de hangi müslüman için -dahası kim için- islam yeni bir soluk haline geldi ?

kendisine ilişkin yapılan eleştirilerden sonra taraftarlarınca "söyledikleri size ağır geliyor da onun için muhalefet ediyorsunuz" şeklinde bir açıklama görüyoruz. bu kardeşlere diyeceğim şudur ki: ihsan eliaçık' a muhalefetin tek nedeni onun ehl-i sünnete muhalif görüşleridir. bu böyle biline!!

edit: aslında mesele hep aynı. yeni bir yoruma yeni soluğa ihtiyaç yok. ihtiyaç olan, yapılması gereken tek şey sadece islamı yaşamak ve yaşattırmak. sorunlarımızın temelinde islamın modern çağda zamanın ihtiyaçlarına göre yeniden yorumlanmaya ihtiyaç olmasından değil, islamı yaşamımıza nakşetmenin .ıçımıza zor gelmesi yatmaktadır.
devamını gör...
195.
poligonal etimoloji temelli tevil ve tefsirleri sayesinde dinimi solla ilişkilendirdim. şahane ya, tam kafamdaki din bu hacı. ne mütekâmil dinden oldum ne mükemmel ideolojimden. uydum imama, vebal vekaletimi de verdim. tşk kiss kib bye.
devamını gör...
197.
şimdi bilen bilir, sözlük, forum, yazı gibi işleri bırakalı çok oldu. niyetim de yoktu. bunca sene sonra iki satır yazayım dememe sebep olan kişidir "ihsan hoca".

kendisi hakkındaki pek de hoş olmayan kanaatlerimi bildirmek istedim. tivitırda bi iki seslendim kendisine ama pek itibar etmedi. (elhak fakir de pek muteber sayılmam) yani başta hakkını teslim etmek lazım; ihsan hoca yemin bozduracak kadar müteharrik, hayli kışkırtıcı, keskin konuşuyor (bi de bunun daha az kilolu, daha az saçlı olan bi versiyonu vardı, ona da müslüman beğendiremezdik, kendine "üryan müteharrik" derdi. Allah sonunu benzetmesin ihsan hoca hiç değilse giyinik)

şimdi efendim, ahir zaman, bir müslüman tipi peydah oldu. kendine müslüman demekle yetinmeyen bu cevval kitle başına "devrimci, marksist, solcu" gibi vasıflar almakten pek hazzediyor. "hayır ben öyle demedim" deseler de böyle şaaşalı manşetlere itiraz ettiklerini, röportajlarda bak böyle yapmayın diye uyardıklarını görmedim. her röportaj, her sohbet "devrim,isyan, marks, sosyalizm" dolaylarında seyrediyor.. bu tavrın başını çekenlerden biri de İhsan hoca. bir de kendisine övgüler düzdüğü yazılarını döne döne ilan ettiği esra elönü var. iki ayrı mecrada yazılmış Esra hanım'ın kendisi hakkındaki methiyelerini tivitırda takipçilerine salık veriyor "beni ondan dinleyin" efektiyle.. (hadi "gelin itiraf edelim" Esra hanım o kertede ciddiye alınacak bi figür değil. o tripler, şekiller falan seinfeld dizisindeki "kramer" gibi biraz. o yüzden çok kızmıyorum da. ama hocanın "hanginiz Muhammed" kitabını takdim ederken (kitaptaki cüretten cesaret almış olacak) hazret-i peygamberden ismiyle bahsediyor. bu ebeveynine adıyla seslenen batılı çocuk şımarıklığı kadar hoşgörülebilir bi şey değil. hazret-i peygambere sadece müşrikler adıyla hitab ederdi. hucurat suresini tavsiye ederim. bi bakıversinler. hoca biliyodur ya bi işe yaramamış pek)

İhsan hoca ve makulesi'nin etrafında döndüğü isimlerden biri de hz ebu zerr. bu akım özellikle net aleminde bir sürü slogan müslümanı doğurdu. geleneksel edeb dilini berhava eden bir tabudeviren tavrı. Diğer sahabeyi küçümseyen pasif gören bir küstah tarz zuhur etti.. Hazrete öyle bir "rock star" muamelesi yapıldı yıllarca, öyle bi "alternatif figür"e dönüştü ki lâteşbih, içi boşaltılmış "che guevera" gibi poster oldu, artistik poz nesnesi oldu mübarek. yani hz Ebu Zerr, muaviye'den çekmedi bunlardan çektiği kadar.. bu uzun hikaye.

İhsan hoca onlarca kitap yazmış. maşallah pek maharetli, pek çalışkan. kitaplarını okumadım. "okumadan sallıyorum" gibi oldu ama kendisini röportajlardan söyleşilerden takip ettim. kendini uzun uzun anlattığı, meselelere yaklaşımını sergilediği beyanlar kâfi geldi. tivitırda da epey izledim. gördüğüm manzara hiç hoş değil.
bi kaç iktibas ile hocanın üslubuna, fikriyatına bakalım;

mesela bir konuşmasından tivitıra kendi eklemiş; "ebu cehil anti-koministti".... şimdi aga bu nedir? hangi tümden nereye varmak istiyosun? konuşmamdan cımbızlama yapmışlar denilemez, bizzat seçip takdim edilmiş... asi hoca gururla sunar! peki ebu cehil'in toplumsal planda rakibi, mefhum-u muhalifi? peygamber efendimiz! bu denklem uyanık provakatör cinliği taşımıyor mu? Ebu cehil e muhalif olmak onla aynı safta yer alamamak için komünist mi olmalıyız? e çalsın enternasyonal marşı!

bir röportajında da "islamın doğuşu mekkeli zenginlere tepkidir" mealinde bir sözü var. burda da alıntılanmış "bütün dinler yoksulların isyanından doğmuştur" diyor.. Halbu ki biz müslümanlar dini Allahın indirdiğini sanıyorduk! meğer sosyal patlama, fakirlerin isyanı imiş! bu neye benziyor? hani okullarda inanmayan öğretmenlerin geveldiği yaveler vardı dini şöyle tarif ederlerdi "insan, yapısı itibariyle inanmaya muhtaçtır. korktuğu zaman sığınacak bi güç arar. bu ihtiyaç dini doğurmuştur. insan dini yaratmıştır" İhsan hoca da hiç kusura bakmasın bu tonda konuşuyor.. din-i mübin bir ikitisat tepkimesi, toplumsal hareketten ibaret gibi, kelamullah sadece dünyada mal paylaşımını tanzim için zuhur etmişçesine.

başka bir tivitinde de yine mesela "bütün isyanların içinde bi şekilde varımdır" diyor; "sarıyer merkez, kafasına göre herkes" tadı. adeta liseli asi ergen.. behzat ç de ki bahar'ın oğluna yakışacak sığlıkta bir çıkış. devamında da "musa'yı musa yapan a'sasıdır; a'sa ısyan kökünden gelir" diyerek hurufiliğe göz kırpıyor.. aynı sığlıkta cevap vererek kolayca bertaraf edilebilecek kadar boş. mesela hocam "ilk isyan eden şeytandı" desek, şeytanın da otoriteye başkaldıran şanlı direnişine, ordaki isyana da dahil misin?

yine bir röportajında "tasavvuf, emevi saray hayatına tepki olarak doğmuştur. “bir lokma bir hırka” diyerek senin malın mülkün ayağımın altındadır demek istemiştir. tarikatların bunları okuması lazım" diyor.. (x y'ye tepki olarak doğdu tarzı sabit hocada, e materyalist diyalektik bi yerde) onlarca kitap yazmış birinin böyle kuru sıkı sallaması reva mıdır? nası bir zuhuratmış bu bilemedim. Tasavvufu da çekiştirecek yer bulamadınız bi bu mu kaldı? öbür tabudeviren hocalar da tasavufa miskinlik, işte bidat, hatta küfür, pagan kalıntısı falan derlerdi. İhsan hoca da proleter teşkilata benzetmiş. çok derin bi yanlış anlama, hazin bir savruluş..

en taze vecizelerinden biri de şöyle "zenginleşmenin kaynağı üçtür: emek hırsızlığı, faiz ve kamu imtiyazı. yalnızca "kâr" zenginleşme getirmez. getiriyorsa üçünden biri vardır." e yani, şairin dediği gibi "insafın o yerde iç namı yok mu?" kendisine de sordum cevap alamadım. aşere-i mübeşşereden (gerçi onu inkar ediyor hoca şöyle diyelim hazret-i peygamberin en sevdiklerinden, iltifat ettiği, malının bereketlenmesi için dua ettiği biridir. Peygamberin tek sevdiği Ebu Zerr hazretleri değil a! böylesi de var) abdurrahman bin avf zenginliğiyle meşhur, keza imam-ı azam ebu hanife (bu hazretin de nâmını inkar ederse numan bin sabit diyelim. hak aşığı doğru bildiği yolda canını vermiş bir müslümandı, otoriteye başkaldırmışlığı da var, seversin) tüccarlığıyla hatırı sayılır bir mal edinmişti. bunlar da dahil midir? sair binlerce örnek de bi kenarda dursun bu iki insan haramzade midir? onlar istisna diyeceksen o sloganı atarken kılıç gibi keskin konuşurken aklın nerdeydi? neden böyle kolay hüküm veriyor herkesi haram düşkünü göstermeye çalışıyorsun?

hocanın referanslarını da gördüm. ali şerati falan. mübarek olsun. isabetli olmuş. yalnız rica ederim mehmet âkif'i rahat bıraksın. âkifteki muhabbet, tevazu, mahviyet, edeb, incelik ihsan hocanın harcı değil. o terazi o sikleti çekmez hocam.

hasılı; hocada gördüğüm şey koca bir enaniyet, sarsılmaz bir kibir, şehvetine çok sık kapıldığı bir belagat hevesi (ki bu konuda da çok başarısız. büyük laf etmeye sıvandıkça ucuz slogan irad ediyor ancak) ve bir iktidar ihtirası. bu son dediğim şaşırtıcı olabilir. ama iktidar her alanda var. hoca müslümanların vicdanına hükmetmek istiyor. malda mülkte gözü yokmuş, görüyorum ki şöhrette hem de kolay elde edilecek bir şöhrette gözü var... hoca isyanlar başlatacak, sokaklar yakacak bir toplumsal harekete muktedir olmak istiyor.. onun ihtirasını taşıyor. bu uğurda kırıp döktüklerinin de 1 mayıs meydanında "devrimci kardeşlerinin" kırıp döktüğü vitrin camlarından çok daha kıymetli şeyler olduğunun korkarım farkında değil.. hoca'nın mülk edinme, servet biriktirme konularındaki hassasiyetini elbette paylaşıyorum. elbette infak şart. ama bu cepheden insanlara bühtan etmesini, milletin dinin imanının tartmaya kalkmasını doğru bulmuyorum. fakir-i pã»r taksir de hocanın seveceği tabirle "ezilen sınıftan, bir proleter" sayılırım. (orhan veli'nin dediği gibi "malda mülkte gözüm yoktur, valla yoktur!") müslüman gibi yaşamaya gayret ediyorum ve hocanın hiç bir sözü imanımı ziyade kılmıyor. kalabalığa pervasızca bağırıp çağıran bir adamın fotoğraf çektirmeye hazırlandığını belli etmeden poz vermeye kasması gibi tedirgin ve hesaplanmış biri benim için.. doğrusunu Allah bilir!

uzun oldu, hayrolsun. hayırlar fetholsun şerler def olsun, demler safalar ziyade olsun.. huu
devamını gör...
198.
son bombası: ''jeep'e binen türbanlı, duraktaki başörtülüdür''. kemalist egemen sınıfın dilini ne kadar da güzel içselleştirmiş ihsan abimiz. cumhuriyet gazetesi jargonundan devam ediyor resmen. bir ara da ''islam şeriat önermiyor'' falan diyordu. buradada şeriat'ı türk laisist jargonundaki güncel anlamıyla kullanıyor tabii. yazık! islam'a dair hiçbir şey kalmamış neredeyse hocada...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar