ikbal

kıymet verme, iyi karşılama, hürmet gösterme.

evladım! orhan'ım! Allahü tealanın emirlerine uymayan bir iş işlemeyesin! bilmediğini din alimlerinden sorup anlayasın! iyice bilmeyince bir işe başlamayasın! sana itaat edenleri hoş tutasın! askerine in'amı, ihsanı (iyiliği), eksik etmeyesin ki, insan ihsanın kulcağızıdır. zalim olma! alemi adaletle şenlendir. ve Allah için cihadı terk etmeyerek beni şad (mutlu) et! alimlere riayet eyle (danışıp sözlerini dinleyerek saygı göster, haklarını gözet) ki, din işleri nizam bulsun! nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet, ikbal ve hilm (yumuşaklık) göster! askerine ve malına gurur getirip (böbürlenip), islam alimlerinden uzaklaşma! bizim mesleğimiz Allah yoludur ve maksadımız Allah'ın dinini yaymaktır. yoksa, kuru kavga ve cihangirlik davası değildir. sana da bunlar yaraşır. daima herkese ihsanda bulun! memleket işlerini noksansız gör! hepinizi Allahü tealaya emanet ediyorum. (osman gazi)

*
devamını gör...
(a.i. kabûl'den) 1. birine doğru dönme. 2. baht, talih. 3. işlerin yolunda gitmesi; bahtlı, saâdetli, mutlu olma. 4. arzu, istek. 5. (eskiden) sarayın hareminde pâdişâhın eşi, gözdesi olmaya namzet cariye. 6. erkek veya kadın adı.
(osm.) 'ikbâl'. *
devamını gör...
talih açıklığı, baht uyanıklığı, yüksek bir mevkiye erişme. [arap. is.]
şu benim ikbâlim gülmedi gitti-nurî

işlerin iyi gitmesi.

yüz çevirme, bakma.

arzu, istek.

osmanlı sarayında padişah karısı olmaya namzet cariye. [tar.]
*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar