iki nokta

(bkz: :)

kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur.
kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur.
kütüphanecilik alanında yazar adı ile eser başŸlığŸı arasına konur.
ses biliminde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır.
a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.
eserlerdeki karşŸılıklı konuşŸmalarda, konuşŸan kişŸinin adından sonra konur.
matematikte bölme işŸareti olarak kullanılır.

devamını gör...
üst üste ise, kendisinden sonra gelen kısmın, kendisinden önce gelen kısmı açıkladığını dalalettir.

yok yan yanaysa, üşengeç bir bünyenin sözün bittiği ama anlatmak istediğini karşısındakinin hayal gücüne bıraktığını söylemek istediği üç nokta işaretinin çakma versiyonunu yaptığını gösterir.
devamını gör...
işte budur; ..

yazarken farkında olmayacak kadar seninle bütünleşmiş bir alışkanlıktır.. fakat farkında olanlar farkettiğinde hemen geri gelip, 'yahu türkçe'de böyle bir şey yok' diye kasılıp bir yandan düzenlemeye çalışırsın, hatta yazı yazamaz duruma bile gelecek kadar etkileyip hasta eder ve iki nokta koyamama sendromuna dönüşür..

kullanmayanlar için kullananları anlamayanlara gelsin; aman yazım daha havalı dursun tarzında bir saçmalık olarak kimsenin kullandığını sanmıyorum.. zira dedik ya alışkanlık.

iki noktanın hiçbir noktalama işareti olmadığını bildiği halde tamamen bir alışkanlıkla ilgili bağımlılıktır.. entel dantellik var bunu cümle sonlarında kullanan yazarlarda diye ne kadar çırpınsalar da yok öyle bir şey efenim.. *

ispik yerse de yerse! düzeltmezsin.. *

anarşisttir biraz bu nokta, ruhunda var, kesin..
devamını gör...
10.
sözlükte üç nokta koyunca rakamsal bişeyler çıktığı için ikiye düşürmek zorunda kaldığım işaretimsi..

devamını gör...
cümlenin sonuna gereksiz şekilde koyulan garip, enteresan, yamuk yumuk, bir alet.hani ''ne noktane üç nokta lan bu artistik bir şey!'' mi demeye çalışıyor kullananlar anlamış değilim.bir kısım insanlar bunu alışkanlık haline getirdi.
devamını gör...
öncelikle.. şudur: ..

bu noktalama işareti informel metinler için bir şanstı. noktalı virgülle üç nokta arasında bir yer edinebilirdi kendine.

(informel metinler derken; edebî metinler ve yazınsal metinleri kastediyorum, edebî metinler içinde de en çok öyküyü.)

bir şanstı dedik, yer edinebilirdi kendine dedik. nasıl bir şans?

modern öykünün alanı, zamanı, mekânı, kahramanı her anlamda daraldı. burada daralma, olumsuz anlamda değil. mesela mitler çok geniş bir zamanı anlatıyordu, efsaneler derken destanlarla bu zaman biraz daha daraldı ama gene de genişti, sonra halk hikâyeleri.. bunların da olay zamanı destanlara göre dar ama hikâyeye göre genişti. ve gele gele öyküye geldik. öykü türünde artık birkaç dakika, hatta tek bir saniye anlatılıyor.

işte bu dakikalık, saniyelik anlatıların merkezi de tek bir kişi. ve o kişinin zihninden ışık hızıyla geçen onlarca olay. bu, ister-istemez monologu doğuruyor. insanın kendi kendiyle konuşmasını yazıya dökmesi de yazılı ifade bakımından, çoğu kimsenin tahmin edemeyeceği kadar zor. (burada kişiliği ikiye bölüp diyalog yazmaktan değil kişinin zihninden geçenleri tek bir kanaldan akıtmasından bahsediyorum.)

işte bu ifade zorluğunu kolaylaştırabilecek çok işlevsel bir noktalama işaretiydi iki nokta. ama ne oldu? ergen dili ve edebiyatının, romantik gençlerin sığınağı oldu birden. o kadar çok sevdiler ki iki noktayı, onu üç noktanın yerine ikame ettiler. halbuki aynı şey değildi bunlar. değildi. değil kardeşlerim, yapmayın.

siz bunu üç noktaymış gibi kullandıkça bu yeni noktalama işareti daha doğmadan öldü. gayet ciddi ve işlevsel olabilecek iki nokta sizin elinizde ciddiyetsiz, cılk romantik metinlerin ayrılmaz parçası oldu. nitelikli eserler veren kalem erbabı da sırf bu yüzden soğudu iki noktadan. edebî metinde ifadeyi daha da kuvvetlendirecek bir noktalama işaretinin ruhuna fatiha okudunuz. Allah sizi bildiği gibi yapsın.
devamını gör...
iki nokta üst üste ise meseleyi anlamak kolay ancak yan yana ise mevzu uzundur. tek nokta bitirir sözü. üç nokta hadi devam edelim der. biz iki nokta koyarız, çünkü ne istediğimiz, ne yapacağımız belli değildir. sussak söz bitmemiştir, konuşsak kimse anlamayacaktır. öyle kaldığımızı resmeder. sonuç olarak yazının ya da sözün sonuna iki nokta koyanın ne yapacağı belli değildir.

(bkz: sözün sonuna iki nokta koymak)
devamını gör...
endisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur.
“anlatılanlardan şunu anladım: sanat topluma geliştirir.”
kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur.
doğrudan yapılan aktarmalarda, aktarılan söz ya da yazıdan önce konur.
öğretmenimiz: “planlı çalışanlar başarılı olur.” dedi.
iki noktadan sonraki açıklama bağımsız bir cümle ise, bu cümlenin ilk harfi büyük;
iki noktadan sonraki açıklama tek tek örneklerden oluşursa, ilk harf küçük olur.
“bahçede tür tür çiçekler vardı; gül, karanfil, lâle, menekşe...”
babam: “ödevlerini yapmadan uyumayın.” dedi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar