din felsefeye düşman değildir. alimlerin görüşleri bu doğrultudadır. islam kur'an-ı kerim ile yol gösterici olmuştur her zaman.

tabi ki alimler kur'an'ın ışığında görüşlerini beyan ediyorlar. dönemlerinin felsefe anlayışına bağlı olarak yaptıkları büyük hizmettir. islam'a ve insanlığa katkısı olacak olan, olması muhtemel her şey mübah olacağı gibi aksi istikametteki her şey de sakıncalıdır.
devamını gör...
din-i mübin-i islam'ın ilk emrinin "oku!" olması ile felsefeye bakış açımızın nasıl olması gerektiği arasında zerre kadar bağlantı yoktur. ikisi tamamen ayrı mevzular.

filozofların kemikleri sızım sızım sızlıyordur eminim şu anda. *
devamını gör...
din felsefeye değil de felsefe dine bu kadar düşmanken, küçük dağları ben yarattım havalarına girmişken, felsefeye gerek yoktur. tefekkür et sıhhat bul.
devamını gör...
din düşman olmaz bir, ikincisi evet islam felsefeyi kabul etmez. oku emrinden felsefeyi nasıl çıkarıyorsunuz merak ediyorum. düşünmez misiniz emri şerifini söyleseniz hadi neyse.

gelelim islamın felsefeyi kabul etmeyişine. felsefe gerçeğe, hakikate, gerçek bilgiye ulaşmak adına insanın kafa yormasıdır en basit tabirle. islam ise insana hakikatin menbağını sunar. sen hakikate erişmişken daha ne felsefesi? bu sebepten islamda felsefe yoktur tefekkür vardır. tefekkür ise düşüncenin vahiy destekli biçimidir.

ah şu müslümanlar ne zaman öğrenecek şu işleri. ne zaman vazgeçecek şu batının oyuncaklarından, şu materyalizmden.
devamını gör...
iman,emin sözcüğüyle aynı kökten gelir.insan şüphe duymadığı birşeyden nasıl emin olabilir ki..eğer tahkiki iman olacaksa sorgulamak gerekir.bunun da temelini felsefe inşa eder.ha felsefenin cevap bulamayan uçsuz soruların da şüphecilikten tefekkürü terketmek gibi bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz.ancak yine en makulu felsefe deki sorunlara islam ışığında cevaplar bulmaktır.
kimler olduğunu yazmaya gerek yok.yukarıda yeterince örnek verilmiş.bu alim zatlarda felsefedeki sorulara dini çözümler üretmişler ve bunda bir mahsur görmedikleri gibi dini,felsefeyi ve bilimi tek ve gerçek hakikatte buluşturmuşlar.
zaten sorun da biraz burada...
-bilim deney ve gözlemle aldığı bilgiye bakıyor ve günümüzde ona maddeci bir gözle bakıyor.
-felsefe neden ve niçini sorarak şüpheci bir yaklaşım sergiliyor ve günümüzde çocuksu sorulara dahi cevap veremiyor.mesela 'biz dünyaya neden geldik.'
-din ise kuralları belli olmasına rağmen belki yanlış tarikatların belki yanlış mezheplerin yorumları yüzünden hurafe ve bidatlar ile dolabiliyor.
işte amaçta bu sınırda hareket etme olmalı kanaatimce.
devamını gör...
ilk emri oku olan dinin mensuplarının "oku"dan ne anladığıdır?
kur'an'ı okumayıp direkt felsefe okumak mıydı acaba oku'dan anlaşılan...

bir de felsefeye hangi açıdan bakılmalı?
mesela; Allah'ın hz. âdem'e secde et emri karşısında şeytan, onu çamurdan, beni ateşten yarattın, ben daha üstünüm demesi de bir felsefeyse nasıl bir felsefe diye sormak lazım?
devamını gör...
--- alıntı ---

onlar ki; ayakta, oturarak ve yanları üzerinde iken hep Allah'ı hatırlayıp anarlar. göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler ve şöyle derler: “ey rabbimiz! sen bunların hiçbirini anlamsız ve amaçsız yaratmadın. sen yücelikte sınırsızsın, bizi ateş azabından koru.”

--- alıntı ---

yaratılışın nasıl olduğunu düşünmek anlamaya çalışmakta felsefe olduğundan cahilce ve boş bir iddiadır. felsefe kuran emridir. bu ayet dururken müslümanların bilime katkı sunamayışından utanmaları gerekir.

tabi felsefeye fersah fersah uzak müslümanlarımız felsefe deyince ateizmi deizmi sosyalizmi anladığı için bunun dine ters bir şey olduğunu zannediyor. halbuki düşüncenin olduğu her yerde felsefe vardır.

evrenin yaratılışı üzerine düşünürken Allah genel hatlar dışında çok fazla detay vermediğinden elbette farklı fikirler ortaya çıkacaktır. sanki her şeyi yemiş yutmuşuz gibi davranıyoruz ama marsa keşif robotunu amerikalılar gönderiyor.
devamını gör...
bu felsefe konusu harbiden ciddi konu ve islam dunyasinin buyuk sorunlarından.daha yeni yeni açılıyor müslümanlar felsefeye.osmanlı felsefeyle aramıza duvar ördüğünden,yeni kitaplar yazılıp yeni bilgiler edinmediğinden ve hep var olanla yetinildiğinden müslümanlar yüzyıllardır çağının gerisindedir.halbuki zamanında en büyük filozofları yetiştiren bu din ne olmuşta bu noktaya gelmiştir.sorgulamayı ve düsünmeyi reddeden gelenekci islam anlayışının bizi getirdiği yer ortada.felsefeye sıkıca kapanan kapılar açılmalı ve müslümanlar düşünerek kendilerini gelistirerek dini daha iyi yaşamalıdırlar.
devamını gör...
feylesof albert camus'ye göre felsefenin temel meselesi:
"intihar" dır .
hayatın yaşamaya değer olup olmadığını yargılamak, bu felsefenin temel sorusunu oluşturur.
felsefe dinin muarızı ve muhatabı olmaya bile layık değildir, bırakın düşman olmayı...
din hayatın yaşanmaya değer olduğunun, hem müjdesini hem de reçetesini arz eder insanlığa...
devamını gör...
sisifosta ele aldığı intihar konusu dolaylı yoldan yaşama sarılmayı vazeder. bu da felsefesinin dolaylı yollardan kulağını ensesinden tutan bir şekilde anlattığını islamın basitçe anlattığı şey olduğuna işaret eder.

hasılı kelam uzun uzadıya anlatmaya gerek yok felsefeyle süslü kelamlarla anlattığını anlatan kitabın kendisine düşman olduğunu iddia etmesi ironi desem ironi değil, çelişki desem çelişki değil.
olsa olsa faşoluktur.
devamını gör...
(bkz: sisyphos söyleni)

biri sorular sorar cevabı muhim değil...

diğeri,

daima savunur...

bu kadar basit işte aralarındaki fark.
devamını gör...
mutasavvıflar arasında revaçta olan ve oldukça rağbet gören iddia.
devamını gör...
"düşünmeyi, akletmeyi, tefekkür etmeyi" defalarca vurgulayan bir vahye iman ettiğini söyleyen bununla beraber aklı ve düşünmeyi "tard edilmiş şeytan" gibi gören bir zihniyetin bir başka paradoksudur.

vahiyle arasındaki tüm bağları koparmış bir dindarlığın nereye yol alabileceğini gösteren güzel bir meseldir.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar