iman etmeyen iyi insanın cehennemlik olması

bu konuda rab'bin tavrı çok açıktır. ben böyle söyleyince radikal belliyorlar ama hiçbir yafta hak'kı konuşmamızın önüne geçemez. onun için konuyu netliğe kavuşturalım biiznillah.

Allah işlenen tüm amellerde kendi rızasının gözetilmesini emreder. bu o kadar öncelikli bir konudur ki samimi bir müslümanın kendisini sorgulamasına vesile olur inşallah. sahih bir hadisle bab'ı açalım;

“kı­ya­met gü­nü he­sâ­bı ilk gö­rü­le­cek ki­şi, şe­hid düş­müş bir kim­se olup hu­zu­ra ge­ti­ri­lir. al­lâh te­âlâ, ona ver­di­ği nî­met­le­ri ha­tır­la­tır, o da ha­tır­lar ve bun­la­ra kavuştuğunu îti­raf eder. ce­nâb-ı hak: "pe­ki bun­la­ra kar­şı ne yaptın? bu­yu­rur. o kim­se: "şe­hid dü­şün­ce­ye ka­dar sen’in uğ­run­da ci­hâd ettim." di­ye ce­vap ve­rir. ce­nâb-ı hak: "ya­lan söy­lü­yor­sun. sen, ne kah­ra­man adam de­sin­ler di­ye sa­vaş­tın, o da de­nil­di." bu­yurur. son­ra em­ro­lu­nur da o ki­şi yü­züs­tü ce­hen­ne­me atı­lır. bu de­fa ilim öğ­ren­miş, öğ­ret­miş ve kur’ân oku­muş bir ki­şi hu­zû­ra ge­ti­ri­lir. al­lâh te­âlâ ona da ver­di­ği nî­met­le­ri ha­tır­la­tır. o da ha­tır­lar ve îti­râf eder. ona da: "pe­ki bu nî­met­le­re kar­şı­lık ne yap­tın?" di­ye so­rar. o ise: "ilim öğ­ren­dim, öğ­ret­tim ve sen’in rı­zân için kur’ân oku­dum." ce­vâ­bı­nı ve­rir. ce­nâb-ı hak: ya­lan söy­lü­yor­sun. sen, âlim de­sin­ler di­ye ilim öğ­ren­din, ne gü­zel oku­yor de­sin­ler di­ye kur’ân oku­dun. bun­lar da se­nin hak­kın­da söy­len­di. bu­yu­rur. son­ra em­ro­lu­nur, o da yü­züs­tü ce­hen­ne­me atı­lır. (da­ha son­ra) al­lâh’ın ken­di­si­ne her çe­şit mal ve im­kân ver­di­ği bir ki­şi ge­ti­ri­lir. al­lâh te­âlâ ver­di­ği nî­met­le­ri ona da ha­tır­la­tır. o da ve­ri­len nî­met­le­ri ha­tır­lar ve îti­râf eder. ce­nâb-ı hak: pe­ki ya sen bu nî­met­le­re kar­şı­lık ne yap­tın? bu­yu­rur. o şa­hıs: ve­ril­me­si­ni sev­di­ğin, râ­zı ol­du­ğun hiç­bir yer­den esir­ge­me­dim, sa­de­ce se­nin rı­zâ­nı ka­zan­mak için ver­dim, har­ca­dım." der. hak te­âlâ: ya­lan söy­lü­yor­sun. hâlbuki sen, bü­tün yap­tık­la­rı­nı ne cö­mert adam de­sin­ler di­ye yap­tın. bu da se­nin için zâ­ten söy­len­di." bu­yu­rur. em­ro­lu­nur, bu da yü­züs­tü ce­hen­ne­me atı­lır. (müs­lim, imâ­re, 152)

Allah bu hadisi naklettiği için ebu hureyre (r.a)'dan razı olsun.

buradan anlamamız gereken işlenen her amel yalnız ama yalnızca Allah rızası için işlenmelidir. peki kul bu konuda noksan ise, yani iyilik yapıyorsa ama bu iyiliği herhangi bir başka sebepten yapıyorsa bu amelin karşılığı ne olacak? bu amellerin Allah'ın nezdinde hiçbir kıymeti yoktur dostlar. Allah azze ve celle maide suresi 5'de açıkça belirtmiştir: ...... kim inanmayı reddederse ameli kesinlikle boşa gider. o, âhirette de hüsrana uğrayanlardandır.

yine buna benzer birkaç ayet vardı ama aklıma gelmedi Allahu alem. hatırlar isem editlerim inşallah.

sözün özü: tevhide inanmayan, Allah'ın dinine karşı gelen kimsenin ameli boşadır dostlar. onların yaptığı iyilikler yalnızca Allah'ın onlar aracılığıyla diğer kullarına gönderdiği rızıktır, rahmettir. ahiret gününde işledikleri için mükafat görmeyeceklerdir.
devamını gör...
iman denilen şeyin ne olduğunu anlayınca anlaşılan durumdur. imana basit bir kavram gözüyle bakılacak olursa bu durum çelişkili olarak görülecektir. fakat bir de şöyle düşünelim. bir devlet var** bu devletin organları, komutanları, bakanları, milletvekilleri, valileri vs. müntesipleri var. onlar vazifelerini mükemmel bir şekilde yerine getiriyorlar. uğruna çalıştıkları kesim ise halkın belirli bir kısmı. ayrıca bunlar liderlerine çok bağlılar. onun tek bir lafıyla her şeyi yerine getiriyorlar. bu lider de halkı onlara kumandan olarak tayin etmiş. halk ne derse bir dediklerini iki etmiyorlar. yok böyle bir sistem ama hayal edin.

şimdi bu halk o lideri inkar etse ne olur? lideri inkar ettiklerinden dolayı hükümeti inkar etmiş olacaklar. dolayısıyla o hükümetin çalışanlarını da ya inkar etmiş olurlar ya da onları işsiz, güçsüz, sadece kendilerine faydası dokunan kişiler olarak hayal edecekler. bu durumda o hükümetin azaları halktan şikayetçi olsalar hakları değil mi? çünkü hem hükümetin canından çok sevdiği liderleri hiçe sayılıyor, hem kendileri makamından alaşağı edilmiş oluyor hem de o çabaları beyhude gitmiş oluyor. bunun üzerine o lider, onca nimete ve toleransa rağmen o halktan kendisine ve hükümetine isyan edenlere ceza vermesi adalet değil mi? istediği kadar halkın diğer üyelerine saygılı ve iyi davranmış olsun.

işte iman böyle bir şeydir. insan dışındaki tüm canlıların ipi insanın elindedir, onları insan yönetir. kainatın meyvesi insandır. ancak insan bunca rahmete rağmen kendisine verilen nimetleri ve o canlıların çabalarını hiçe sayarak Allah'ı inkar ediyor. onları işe yaramaz olarak görüyor. kendisi ortalığı dağıtıyor, şükretmiyor. böyle insana ceza olarak cehennem müstehaktır. ancak yine de Allah "“biz elçi / peygamber göndermeden kimseye azap edecek değiliz."* diye rahmetini gösteriyor.
devamını gör...
Allah adına konuşmak çok tehlikelidir aga benden demesi. ayrıca sizin inancınıza göre bu çok da yanlış bir davranıştır. Allah'ın helalini haram yapmak kadar riskli bir iş. öte yandan ya inandığınız din yanlış veya hatalı bilemedin eksik ise? işte o zaman köküyle kaybedersiniz. hani hep diyorlar ya ahiret yoksa tamam ama varsa ateistler yandı. bende aynı şekilde iyi hoş iman ediyor amel işliyorsunuz da ya inandığınız şeyleri yanlış anlıyor veya yanlış değerlendiriyorsanız aha o zaman da siz bittiniz işte. kur'an konuşmaz dili yoktur, Allah konuşmaz senle bizzat kur'anı da Allah'ı da sen kendin konuşturursun. dayandığın kaynak, inandığın kaynak ve kitabı çok iyi anlayıp ince eleyip sık dokuduktan sonra yorum yapmak gerekiyor. zira tanrıcılık oynarsınız farkında olmadan fena çakılırsınız. özellikle hüküm konusunda binlerce kez düşünmek lazım. şimdi sen anladığın kadarıyla ya da başkalarının anlattığı kadarıyla kendince insanların amellerini boşa çıkarıyorsun ya diikat et ahrette seninkileri boşa çıkarmasınlar. çünkü hesabı kesecek kişi rab'tır insan değil.
devamını gör...
ayetle hadisle ortaya konmuş bir gerçektir. vallahi nefsimden konuşuyorsam Allah bana bir daha konuşmayı nasip etmesin. biz burada kimseyi cehenneme atmıyoruz. Allah'ın rahmeti boldur. Allah'ın cennetinin bir kotası da yoktur. gönül ister ki tüm cihan iman etsin, herkes rab'bin rahmetinden nasibini alsın. zaten davamız budur. ancak belirttiğim gibi hak'kı konuşmak üzerimize farzdır. ben buraya Allah'ın ayetini koydum. içinde zerre tevil yoktur. beni burada "tanrıcılık" ile suçlayan aksi bir ayet getirsin, delille ve ilimle konuşalım. aksi durum müddeinin iddiasından daha tehlikelidir.
devamını gör...
islamî idrakta problem yaşayan müslümanların sıkça yaptığı gereksiz sorgulamadır. bu yüzden onları suçlamıyorum çünkü evrensel değerlerin mutlak kabul edildiği bir sosyal psikolojinin içinde doğup büyüdüler. yani metodolojik olarak bir gayrimüslimden çok da farklı düşünemiyorlar. hani “islam hayat nizamıdır, tepeden tırnağa her şeyde belirleyicidir” diyoruz ya, bu basit bir slogandan ibaret değil, foucault ve stuart hall okusanız aslında her şey daha bi’ oturacak. islam’ın diğer dizgeler gibi şahsına münhasır normları vardır ve bu normlar etik alanında da estetik alanında da geçerlidir. islam’a intisap ettiyseniz artık islam’ın iyi dediği iyidir, islam’ın güzel dediği güzeldir. matematik veya mantıktaki postulate kavramı gibi düşünün, bir nevi kabuldür ve sizin bunu yanlışlama veya doğrulama çabalarına girmeniz gereksiz uğraştır. islam preskriptiftir, yani kanun koyucudur. anayasaların hazırlanırken halka sorulmadığı gibi... bu sizin işiniz değil, siz ancak bu anayasa uyarınca kanun çıkarabilir ve hareket edebilirsiniz. saf vicdan diye bir şey de yoktur, vicdanlar sosyal psikolojiyle şekillenir. yani birileri size “life, liberty, property kutsaldır”ı öğrettiği için bu değerleri kutsarsınız. bu noktayı kavramak için de max stirner okumanızı öneriyorum.

gelelim konuya, aslında düşünen birey meseleyi yukarıdakilerden çakozlamalı ama izah edelim. şimdi siz doğdunuz kafanızda etik ve estetik yargılar yok, yani bomboşsunuz. hah, eğer orayı Allah’ın iyi dediğine iyi demekle doldurmaz da evrensel (seküler) değerlerle doldurur üstüne üstlük islamlık taslarsanız bu tarz bir ikileme düşersiniz ki çok doğal ya da normal, hatta ‘norm’el. hani bazılarına “kültürel islam” diyoruz ya, işte tam olarak bunu imliyor, yani sizi (mi desem bilemedim). şaka şaka, basbayağı biziz bu. toynbee diyor ya, “türkleri öyle bir hale getirdik ki ne hristiyan olabiliyorlar ne de müslüman kalabiliyorlar”, öyle işte.

bu yazdıklarım içinizde bi’ ışık yaktıysa sahabeye bakın arkadaşlar, iman orada. iman, altını efendimiz erkeğe haram kıldığında parmağındaki altın yüzüğü yere atan ve “alsana onu hanımına götürürsün” diyenlere, “ben efendimiz’in çıkar dediğini almam” diye kestirip atan sahabede. ya da hendek gazvesi’nde müşrikler safında bulunan amcasının oğluna, kendisine “ey amcamın oğlu ben seni öldüremem” diye seslendiğinde, “vallahi ben seni öldürürüm” diyen hz. ali’de. çünkü Allah cihadı emretmişti ve ‘iyi’ buydu. veyahut “anam babam yoluna feda olsun ya resulullah” cümlesi üzerinde hiç bu bağlamda durduk mu. bence duralım. iyi, Allah’ın iyi dediğinde.
devamını gör...
bir devletin nezdinde en büyük suç onun otoritesini tanımamaktır. dolayısıyla sözde iyi işler yaptığı iddia edilen bir pkk'lının yaptığı iyi işlerin devletin nezdinde hiçbir anlamı yoktur. apo iğrenç ve kötü bir insan olduğu için değil devletin otoritesini tanımadığı ve ona savaş açtığı için eğer idam kaldırılmasaydı cezası idamdır.
devamını gör...
iman denilen şeyin ne olduğunu anlayınca anlaşılan durumdur. imana basit bir kavram gözüyle bakılacak olursa bu durum çelişkili olarak görülecektir. fakat bir de şöyle düşünelim. bir devlet var** bu devletin organları, komutanları, bakanları, milletvekilleri, valileri vs. müntesipleri var. onlar vazifelerini mükemmel bir şekilde yerine getiriyorlar. uğruna çalıştıkları kesim ise halkın belirli bir kısmı. ayrıca bunlar liderlerine çok bağlılar. onun tek bir lafıyla her şeyi yerine getiriyorlar. bu lider de halkı onlara kumandan olarak tayin etmiş. halk ne derse bir dediklerini iki etmiyorlar. yok böyle bir sistem ama hayal edin.

şimdi bu halk o lideri inkar etse ne olur? lideri inkar ettiklerinden dolayı hükümeti inkar etmiş olacaklar. dolayısıyla o hükümetin çalışanlarını da ya inkar etmiş olurlar ya da onları işsiz, güçsüz, sadece kendilerine faydası dokunan kişiler olarak hayal edecekler. bu durumda o hükümetin azaları halktan şikayetçi olsalar hakları değil mi? çünkü hem hükümetin canından çok sevdiği liderleri hiçe sayılıyor, hem kendileri makamından alaşağı edilmiş oluyor hem de o çabaları beyhude gitmiş oluyor. bunun üzerine o lider, onca nimete ve toleransa rağmen o halktan kendisine ve hükümetine isyan edenlere ceza vermesi adalet değil mi? istediği kadar halkın diğer üyelerine saygılı ve iyi davranmış olsun.

işte iman böyle bir şeydir. insan dışındaki tüm canlıların ipi insanın elindedir, onları insan yönetir. kainatın meyvesi insandır. ancak insan bunca rahmete rağmen kendisine verilen nimetleri ve o canlıların çabalarını hiçe sayarak Allah'ı inkar ediyor. onları işe yaramaz olarak görüyor. kendisi ortalığı dağıtıyor, şükretmiyor. böyle insana ceza olarak cehennem müstehaktır. ancak yine de Allah "“biz elçi / peygamber göndermeden kimseye azap edecek değiliz."* diye rahmetini gösteriyor.
devamını gör...
konu ile alakalı, birde böyle bir ayet var.
--- alıntı ---

bakara 264 meali: ey iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. böylesinin durumu, üzerinde toprak bulunan bir kayanın durumuna benzer; üzerine sağnak bir yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir. onlar kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremez(elde edemez)ler. Allah, kafirler topluluğuna hidayet vermez.

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar