immanuel kant

22 nisan 1724 königsberg - 12 şubat 1804 königsberg tarihleri arasında yaşamış olan ünlü alman filozofu. alman felsefesinin kurucu isimlerinden biri olmuş ve felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemini belirleyici olarak etkilemiştir.


kopyala yapıştır kaynak: wikipedi
devamını gör...
kant koyu bir hristiyan olup felsefesinin önemli temellerinden birini kendi dinsel inancı oluşturur. kant, dünyayı algılamamızda hem "duyu"ların hem de "aklın" rol oynadığını söylüyordu.. usçuların aklın rolünü, ampiristlerin de duyuların rolünü fazla abarttığını düşünüyordu.. kant dünya hakkındaki bilgilerimizi duyumsal izlenimlerimiz yoluyla, aklın da etrafımızdaki şeyleri nasıl algıldığımızı büyük ölçüde belirlediğini söyler. yani insan aklı algılayışta önemli bir rol oynar..

kant "zaman" ve "mekan"ı insanın iki tür "görü biçimi" olarak görüyordu.. ve aklımızdaki bu iki biçimin her türlü deneyimden önce geldiğinin altını çizyordu.. misal verecek olursak neyi nasıl gördüğümüz hindistan'da ya da grönland'da doğup büyümüş olmamıza göre değişir.. yine kant'a göre zaman ve mekan, insanın bir parçasıdır. zaman ve mekan dünyaya değil, bizim kavrayışımıza ait özelliklerdir...

--- alıntı ---

insanın bilecekleri sınırlıdır. bu sınırları koyanın aklın "gözlükleri" olduğu da düşünülebilir. kant'a göre insan bütün sorulara kesin bir yanıt getiremez. ama bu onun sorulara karşı görmezden geldiği anlamınada gelmemektedir. kant böyle sorular karşısında aklın bilinebilen sınırlarının ötesinde düşünmek durumunda kaldığınına inanıyordu.. öte yandan tam da bu tür sorulara yanıt aramaktadır insanın doğasında ya da aklında olan.. ama örneğin evrenin sınırlı olup olmadığına yanıt ararken, aslında bizim de küçük bir parçası olduğumuz bir bütüne yanıt aramaktayız. dolayısıyla bu bütünü tam olarak hiç bir zaman bilemeyiz..

kant doğru ile yanlış arasında gerçekten bir fark olduğuna inanıyordu.. doğru ile yanlış olanın insana ait bir özellik olduğunu da... herkes doğru ile yanlışın ne olduğunu bilebilirdi; bunu yanlızca öğrendiğimiz için değil, bu bilgiyle doğduğumuz için bilebilirdik..

--- alıntı ---

devamını gör...
kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapmayın sözü kant a aittir. bu aynı zamanda özgürlüğün sınırını ortaya koyar. bernard shaw ın sa göndermesi şudur:
kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapın zevkler değişir!
devamını gör...
''aklımda merak, şüphe ve saygı uyandıran iki şey vardır: üzerimde yıldız gibi parlayan cennet ve içimdeki ahlak yasası.'' immanuel kant
devamını gör...
kamusal ahlak ( toplumsal ahlak) ile dinsel ahlak arasindaki ayrimlari belirginlestiren, modern bati felsefesinde idealist felsefeye yon veren alman dusunurdur.
devamını gör...
ismet özel şiir tetikte gider konferansının yirmi dokuzuncusunda kant'tan bahis açar ve der ki; kant olmadan batı medeniyeti kendini teskiye edemez. platon'dan sonra en önemli filozofu kant'tır sonrakiler de kant'ı onaylamak suretiylen bir şeyler söyleyegelmişlerdir. kant ile batı medeniyeti kendini rasyonalize etmiştir.
devamını gör...
kant'tan önce ve sonra gibi bir telaffuzu mevcut olan ve samuel beckett'ın dediği gibi''herkes deli doğar, bazıları deli kalır'' sözünde geçtiği üzere deli kalmayı başarmış filozof kişisidir.zaten filozoflar deli kalmayı başarmış kişilerdir.yoksa filozof olmaları neredeyse namümkündür.
devamını gör...
felsefesi ile felsefeye yeni bir boyut kazandırmış, nalıncı keseri misali de felsefesini sadece kendisinin çıkarları doğrultusunda kullanmamış almanların bana göre en büyük filozofu. bu filozofun felsefesinin temel özelliklerinden birisi de metafizik alanın akılla ispat edilemeyecek olması savı. e aradan bunca zaman geçti bilim çevrelerindeki bazı kendilerine gülünecek şahıslar metafizik denilen alana girmeye çalıştı ama elde var sıfır. immanuel kant cücesinin değinmiş olduğu savda olduğu gibi metafizik alanı ne ile doldurursan doldur ister din ile istersen inanmamak ile, sonuçta elimizde Allahü tealanın göndermiş olduğu dinler var; son olarak da islâmiyet. be fehim immanuel kant başlığından nerelere geldin diyenlerimiz için (bkz: insanın bitmeyen gerçeklerden kaçış hikayesi). immanuel'in kuramının bunca zaman geçtikten sonra hâlâ ayakta durabiliyor olması da biraz olsun hakikat ile sağlamış olduğu bağdır.

kant'ın numenler ve fenomenler dünyası görüşü de felsefesinin bir nevi özeti konumunda görülebilir. kant'ın açmış olduğu bu yoldan başka filozoflarda etkilenmiş olsalar da sonradan gelen ardılları kant'a şahsi kanaatim olarak ihanet etmişlerdir. (bkz: arthur schopenhauer) kant'ın bir başka önemli diskuru da özgürlük konusundaki zamanımızda bize ( felsefeyi referans noktası görenler namına ) ışık tutabilecek sözleridir. (bkz: özgürlük nerãªde başlar nerede biter) özgürlük denen kavram yani insanların bunca deneyiminden sonra birlikte yaşama içgüdüsü insanların deneyimleri* ile artık kalıtsallaşmış olan ortak payda da buluşmasıdır. o ortak payda insanların birbirlerini incitme, haklarına tecavüz etme noktası babında görülemez. bugün özgürlük müstearına bürünüp ortalıkta cirit atan sözde aydınlar, özgürlüğün başkasının hakkına tecavüz noktasında bittiğini gözleri kör olduğu için görmek istemiyor. kant'ın değinmiş olduğu o minval özgürlüğü sadece kendine yontanların nöronlarını nedense harakete geçirmeye yetmiyor. özgürlük özgürlük diye çığırtkanlık yapanlar iş üniversitelerde başörtüsü konusuna gelince samimiyetlerini kaybediyor veyahut o çok öykünülen batı uygarlığının peygamber efendimiz hakkındaki iğrenç karikatürlerindeki gibi. nihayetinde özgürlük ya da birlikte yaşama özgürlüğü insanların muhafaza ettiği değerlere saldırıp, anarşizme zemin hazırlamak olarak öngörülemez. bakın kant bugünkü panoromaya ne güzel işaret etmiş nedense aklıma geldi (bkz: kemalizm'in varolma prensipleri)

kant cücesinin bir başka nosyonu sunmuş olduğu ahlâk prensipleridir. kant bazı insanları sükut-u hayale uğratabilecek şekilde ahlak kavramını önemsiyordu. bir filozof da ahlak prensibini önemsiyormuş demeyelim,* ondan önce de birçok filozof ahlâk mefhumunu yüceltmiştir. yüceltmiştir yüceltmesine ama nietzsche gibi kant'ın düşünclerini hiçe sayan insancıklar da ahlakın kime göre neye göre değiştiğini söyleyerek ve de metafizik alanın olmadığını benimseyerek insanları hayvanlıştırmayı marifet olarak addetmişlerdir. (bkz: hayvanlar senden daha faziletli) ahlak kavramı kant'tan sonra insanların evrim süreci yalanı ile değiştirilmek istenmiş bunda da maalesef büyük bir mesafe katedilmiştir.

son kertede kant almanların altın çağının başlangıcıdır. sonrasında almanların bana göre bakır çağı başlamıştır.

devamını gör...
yazmaya üşenen sosyal bilim insanlarının ağızlarına malzemedir.

-e artık yazmaya başlamalısın.
+ben kırk yaşına gelince başlayacağım, kant gibi.
-ulan sen kırkına gelsen, bu sefer de gadamer gibi altmışımda başlayacağım dersin.
+lavuk.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar