inanç

takva ile tetiklenmesi lazımdır. zira takvayı sadece kılınan namaz, edilen tesbih, tutulan oruç, okunan cüz sayısında arama gibi bir yanlışımız var. hepsine evet, ama yetmiyor. takvaya dair sure ve ayetlere baktığımızda, takvanın başkaca şartları da var: zulmetmemek, zulme razı olmamak, haksız yere cana kıymamak, menfi milliyetçilik şartlanmalarını aşmak, her halde ve her şartta adaleti gözetmek.

devamını gör...
oyle bir seydir ki. en inancli oldugunuz zaman belki de en aciz oldugunuz zamandir. ne kadar onemsiz, aslinda ne kadar muhtac oldugunuzu anladiginiz andir. sadece o'ndan yardim isteyebileceginiz anlar vardir ki... ıste o zamanki ibadetlerin o zamanki isteklerin tadini hicbir seyler verebilemez.

(bkz: based on an instantaneous story)
devamını gör...
insanı insanı yapan temel özelliklerden, dusturlardan biridir. sadece insan a has bir durumdur. potansiyel olarak fıtratın nirengi noktasında bulunur. o noktadan hayatı şekillendiren duygular, düşünceler, pratikler ve tecrübeler oluşur. herkes inançlıdır bir biçimde.. çünkü inançsız insan yaşamıyordur gerçekte, ölmeden ölmüştür ruhu, duyguları ve duyargaları... hareket ettiren sadece eti, bedeni ve benliği-egosudur. denilebilirki inançsız insan içi güzellik dışında her şey ile dolan çuval a benzer.

inancı nitelikli, muttaki yapan unsur inanç sahibinin ufkudur. denilebilirki ufuksuz birey inançsız olmasada taklidçidir.

inancın belirgin bir şekilde görünebilmesindeki diğer bir etken, fikir dir. inançlıları ayırıştan temel kulvarda kimin nasıl, ne ölçüde, ne fayda ve zararda fikir üretebildiğidir. ufuk olmadan fikrin doyurgan olmuyacağı aşikar..

bir tarlaya ektiğiniz tohumun geri dönüşümü nasıl bekleniyorsa inançlının geleceğide inançları doğrultusundaki amelleriyle (pratik) biçimlenecek ve taraladan gelen ürün gibi karşılığını alacaktır.
tohumu besleyen su ise, inancı besleyende bilgidir.

tohumdan filizlenecek hasadı beklemek bir beklenti ise, inançlının alacağı verimli sonuçta sabırdır. sabır öle çakılıp kalmak değildir, tıpkı çiftçinin hasadını bekler gibi beklemesidir. çiftçi özveri ile, sabır ile, emek ile verirki semeresini görür.

inanç bir duygu çeşididir, iman ise bir olguya karşı beslenen aşırı güven ve histir, bu noktada inanç ve iman birbirinden ayrılır. iman inançla beslenir, şekillenebilir ve neşvü nema bulabilir ancak, inançı o şekle sokmada tetiklemesi gereken başlıca unsur ise bilgidir.

somut bir örnek vermek gerekirse norveç saldırısını yapan breiving i tetikleyen temel unsur inancının inancıdır. ufuksuz ve hikmetle yoğrulmamış olan o inancı böyle bir sonuça sürüklemiştir. ve kendine bulabildiği tek meşruiyet kaynağıda esasında inancıdır.

inanç olgusu,insanoğlunun değişmez bir gerçeğidir. ancak inanılan şey için aynı ifadeyi kullanamayız. inanılan şey için, yanlış, doğru veya gerçeğe yakın ifadelerini kullanırız. zaman içerisinde inanılan şeyin hangisinin yanlış, hangisinin doğru, hangisinin gerçeğe yakın olduğu ortaya çıkar. bu sünnetullah (ilahi doğa) bireyler in hayat dilimi içinde geçerli olabildiği gibi, toplumların gelişim ve değişim yasaları içinde geçerlidir. örneğin ilk çağlarda inançın başat kriteri arayış, sonrası hikmet ve ahlak iken, günümüzde bilgidir. bir dönem önce tekniğe bağlı gelişen inanç ve kriterleri modernizmi doğrumuştur. ancak postmodernliğe sürüklendiğimiz şu asırda bilgi inancımı ,yoksa gerçeğe yakın olan-varlığının delilleri her yerde olan-ilahi yaratıcımı? mutlak inanç..

nasıl ayakta duracağımız, sorumluluklarımızla nasıl yaşayabileceğimiz inanç ekseni etrafında şekillenir. inanç, korku, arzu ve bilinmezliğin ortaya çıkardığı bir olgu değildir. ancak bu unsurlar inancımızı tetikleyen unsurlardır. arzulu, korkulu bir insan da inançlı olabilirken, arzularından arınmış veya arzularını emin olduğu ilahi olgu hizmetine zevkle kanalize etmede iman dır. inanç dışındaki bir çok duygu seni esir almaya gelmiş savaşçılardır ve bunlar reel dünyadaki savaşçılarla ittifak kurarak seni yok etmeye çalışıyordur, sen bir kere onlarla savaşmaya dur asla bu savaş bitmiyecektir.

her şeyin gelip geçiçi, fani olduğunu süreli fikirlerinin tetikleyici unsuru olarak gören inançlı insan hakikatı yakalamada daha avantajlı duruma düşer. bu bağlamda fikirsel olarak en büyük öğretici ölüm dür ona.. kuşkusuz inancı daim ve kaim olması içinde karar/karar lar gerekmektedir. kararların iyisi kötüsü yoktur iman yolunda zevk verecek ve ölümün mürebbiyeliği hamiliğinde verilen karar lar vardır. bir kaç karar da yoktur, ölümün son imtihanına ulaşmada bekliyen milyonlarca karar vardır. ama o milyonlarca kararı bir karar bekliyordur.
devamını gör...
insanı insanı yapan temel özelliklerden, dusturlardan biridir. sadece insana has bir durumdur. potansiyel olarak fıtratın nirengi noktasında bulunur. o noktadan hayatı şekillendiren duygular, düşünceler, pratikler ve tecrübeler oluşur. herkes inançlıdır bir biçimde.. çünkü inançsız insan yaşamıyordur gerçekte, ölmeden ölmüştür ruhu, duyguları ve duyargaları... hareket ettiren sadece eti, bedeni ve benliği-egosudur. denilebilirki inançsız insan içi güzellik dışında her şey ile dolan çuvala benzer.

inancı nitelikli, muttaki yapan unsur inanç sahibinin ufkudur. denilebilirki ufuksuz birey inançsız olmasada taklidçidir.

inancın belirgin bir şekilde görünebilmesindeki diğer bir etken, fikirdir. inançlıları ayırıştan temel kulvarda kimin nasıl, ne ölçüde, ne fayda ve zararda fikir üretebildiğidir. ufuk olmadan fikrin doyurgan olmuyacağı aşikar..

bir tarlaya ektiğiniz tohumun geri dönüşümü nasıl bekleniyorsa inançlının geleceğide inançları doğrultusundaki amelleriyle (pratik) biçimlenecek ve taraladan gelen ürün gibi karşılığını alacaktır.
tohumu besleyen su ise, inancı besleyende bilgidir.

tohumdan filizlenecek hasadı beklemek bir beklenti ise, inançlının alacağı verimli sonuçta sabırdır. sabır öle çakılıp kalmak değildir, tıpkı çiftçinin hasadını bekler gibi beklemesidir. çiftçi özveri ile, sabır ile, emek ile verirki semeresini görür. ben yaptım oldu değildir sabır.

inanç bir duygu çeşididir, iman ise bir olguya karşı beslenen aşırı güven ve histir, bu noktada inanç ve iman birbirinden ayrılır. iman inançla beslenir, şekillenebilir ve neşvü nema bulabilir ancak, inançı o şekle sokmada tetiklemesi gereken başlıca unsur ise bilgidir.

somut bir örnek vermek gerekirse norveç saldırısını yapan breiving i tetikleyen temel unsur inancının inancıdır. ufuksuz ve hikmetle yoğrulmamış olan o inancı böyle bir sonuça sürüklemiştir. ve kendine bulabildiği tek meşruiyet kaynağıda esasında inancıdır.

inanç olgusu,insanoğlunun değişmez bir gerçeğidir. ancak inanılan şey için aynı ifadeyi kullanamayız. inanılan şey için, yanlış, doğru veya gerçeğe yakın ifadelerini kullanırız. zaman içerisinde inanılan şeyin hangisinin yanlış, hangisinin doğru, hangisinin gerçeğe yakın olduğu ortaya çıkar. bu sünnetullah (ilahi doğa) bireyler in hayat dilimi içinde geçerli olabildiği gibi, toplumların gelişim ve değişim yasaları içinde geçerlidir. örneğin ilk çağlarda inançın başat kriteri arayış, sonrası hikmet ve ahlak iken, günümüzde bilgidir. bir dönem önce tekniğe bağlı gelişen inanç ve kriterleri modernizmi doğrumuştur. ancak postmodernliğe sürüklendiğimiz şu asırda bilgi inancımı ,yoksa gerçeğe yakın olan-varlığının delilleri her yerde olan-ilahi yaratıcımı? mutlak inanç..

nasıl ayakta duracağımız, sorumluluklarımızla nasıl yaşayabileceğimiz inanç ekseni etrafında şekillenir. inanç, korku, arzu ve bilinmezliğin ortaya çıkardığı bir olgu değildir. ancak bu unsurlar inancımızı tetikleyen unsurlardır. arzulu, korkulu bir insan da inançlı olabilirken, arzularından arınmış veya arzularını emin olduğu ilahi olgu hizmetine zevkle kanalize etmede iman dır. inanç dışındaki bir çok duygu seni esir almaya gelmiş savaşçılardır ve bunlar reel dünyadaki savaşçılarla ittifak kurarak seni yok etmeye çalışıyordur, sen bir kere onlarla savaşmaya dur asla bu savaş bitmiyecektir.

her şeyin gelip geçiçi, fani olduğunu süreli fikirlerinin tetikleyici unsuru olarak gören inançlı insan hakikatı yakalamada daha avantajlı duruma düşer. bu bağlamda fikirsel olarak en büyük öğretici ölümdür ona.. kuşkusuz inancı daim ve kaim olması içinde karar/kararlar gerekmektedir. kararların iyisi kötüsü yoktur iman yolunda zevk verecek ve ölümün mürebbiyeliği hamiliğinde verilen kararlar vardır. bir kaç kararda yoktur, ölümün son imtihanına ulaşmada bekliyen milyonlarca karar vardır. o milyonlarca kararı bir karar bekliyordur..
devamını gör...
agnostik yorumu: " inanç, bilgi değildir. hiç kimse tanrı'nın var olduğuna veya var olmadığına ilişkin bir bilgiye sahip değildir. işte agnostik; bu türden bir bilgimiz yokken, inanırsın ya da inanmazsın ikilemine karşıdır."
devamını gör...
1. [dinb.] kesinliği öznel olarak kabul edilen, bilgi düzeyine erişmemiş yargı, kanı.

2. [fel.] 1. yeterince gerekçesi bulunmayan, kesin olmayan bir şeyi doğru sayma. 2. öznel olarak yeterli ama nesnel olarak yeterli olmayan gerekçelerden ötürü bir şeyi doğru sayma.

3. [isl.] bilgi, kanı ve imanı kapsayan ruhsal durum.

(alm. glaube, f; fr. confiance, f, croyance, f, conviction, f; ing. belief, conviction; esk. itikat)

*
devamını gör...
inanç bir nimettir..
inanabilmek, güvenebilmek; teslim olabilmek...
inanç insanın hayatını kurtarır,bir misal vereyim kendi hayatımdan...

otobüs beklediğim durağın arkasındaki bina inşaatının dibinde altı tane köpek çarptı gözüme.
anladığım kadarıyla iki tanesi ebeveyn diğerleri ise yavru.
bu dört yavrudan iki tanesi de insanı ürkütecek cinsten kalıplı..
anne baba olanlar en arkada, daha gelişmiş olanlar ortada ve yavru olan dünyalar tatlısı iki köpek de en önde..
şu yavruları bi seveyim dedim; başladım yavrulara yaklaşmaya..
altı tane köpek pür dikkat beni seyrediyorlar, ve ben bi şeylerin ters gideceğini hissetmeye başlıyorum.
köpeklere biraz daha yaklaşınca, uzaktan o sevilesi görülen suratlar bir anda şeytanni bir suret alıyor ve adeta;
"bizi mi sevmek istiyorsun tatlı çocuk, bizce bi daha düşünmelisin" bakışı atıyorlar..
aldırış etmiyorum daha da yaklaşıyorum, hırlamalar başlıyor..
ve o yavru köpeklerden bir tanesi uzandığı yerden fırlayıp avazı çıktığı kadar havlamaya başlıyor..
havlayan köpek ısırmaz diyen çok bilmiş atalarımızı dinleyerek yaklaşmaya devam ediyorum ve film de o anda kopuyor!
köpeklerin hepsi üzerime doğru gelmeye başlıyorlar, ama nasıllar biliyon mu sanki süvari atı gibi!
anne baba olanlar o denli korkunç ki bunu betimlemeye gücüm yetmiyor..
bildiğin hilal taktiği ile üç yanımı birden sarıyorlar ve iş ciddiye biniyor..
ya kaçacağım ya da savaşacağım m; başka hiçbir çarem yok!
o anda aklıma köpek saldırısına karşı okunacak olan 'heyhate heyhate lima tuadun' ayeti kerimesi geliyor ve hiç şüphe etmeden tam bir itikat ile okumaya başlıyorum.
öyle bir inanıyorum ki, bu ayetin vesilesi ile kurtulacağımdan hiç şüphem kalmıyor..
o anda bir özgüven patlaması yaşıyorum ki akıllara zarar..
köpekleri tek tek süzüyorum ve çık dışarı hareketi olan elimin tersi ile savurma hareketi yapıyorum..
bu hareketi hangisine yapsam o geri çekiliyor..
en sonunda hepsi birden geldikleri yerlerine geri dönüyorlar..
kaçma şansım var iken kaçmadım, Allah'a güvenmeyi tercih ettim ve mevlam karşılığını nasip etti..
o gün öğrendim ki inanç insanların hayatlarını değiştiren en önemli duygulardan bir tanesidir...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar