inception

christopher nolan'ın son film projesi. klasik bilim - kurgu türünde olması beklenen yapımda leonardo dicaprio başŸrol oynayacak? hadi hayırlısı bakalım. ama sanki ben bu başŸlığŸı açmışŸtım yahu ?
devamını gör...
henüz boşa atış yapmamış filmografisini neredeyse kusursuz dolduran christopher nolan abimizin bizi hayal kırıklığına uğratmayacağını umduğumuz temmuz ayında vizyona girecek olan filmi. inşallah türkiyede geç girmez.

edit: amerikada 16 temmuz türkiyede 23 temmuzda giriyormuş.*
devamını gör...
imax bir salonda yer ayırtmaya çalışmalıyım dedirten film..
bu adam* film çektikçe darlanıyorum, kıskançlık bünyeyi esir alıyor..
şimdi yine pek takmıyorum, benden öğreneceği şeyler var diye düşünüp avunuyorum ama..
ister misin, bir de hidayete ersin bu lavuk..
ezer geçer hepimizi bak, her türlü komaya sokar, insan içine çıkamayız!
devamını gör...
30 temmuzdan önce spoiler vermek vicdanıma sığmadığından şimdilik susuyorum. hoş vicdansızın teki de olsam öle bi gecede yutulup, ertesi güne kusulacak bi bulgur degil inception. tavsiyem filmi uykusuz, yorgun ve de bitkin bir halet-i ruhiye içerisinde görmeniz. sebeplerini 30 temmuzdan sonra sıralayacağımdır.

sinemadan çıkarken yıllar önce matrixi anlayabilmek için 1 ay içinde filmi 11 kez gören arkadaşımla dalga geçtiğimi anımsadım, pişmanlık duydum. bu sebeple burdan tüm dalgacı, ukala, domdom arkadaşlara sesleniyorum. lütfen filmin kişinin bünyesinde oluşturduğu sersemlikleri ve kısa süreli mallıkları hoşgörelim.

devamını gör...
nihayet 30 temmuz cuma günü, yani yarın vizyona girecek olan yüzyılın en iyi filmi diye tabir edilen, hali hazırda imdbde 3. sıraya yerleşmiş efsane filmdir. malesef ki bizim gibi ancak iş çıkışında gidebileceğim (o da yer bulursam)*
devamını gör...
az önce ekşide okuduğuma göre istinye parkın shrek le anlaşması hala bitmediği için ve imax bir tek orada olduğu için malesef ki imax izleyemeyeceğimiz filmmiş. iki hafta beklettiğiniz yetmedi devam edin bir de vurmaya.
devamını gör...
etkileyici bir film..
şaka yapıyorum, etkileyici falan az gelir, yıkıcı dağıtıcı toparlayıcı ve tekrar dağıtıcı bir film..
christopher nolan diye bir arkadaş, tanımam etmem, enteresan konulara değinmiş..
hemen hemen aynısı benim de aklıma gelmişti ama film çekmeye değer bulmadığımdan kenara köşeye not almakla yetinmiştim..
yahu arkadaş, nedir yahu?
nasıl oluyor da rüya gibi bir konuya dayalı film çekerken yusuf peygamberden mülhem bir karakter bu 37 yaşında arkadaşın aklına geliyor?
neden bu adam yazıp yönetiyor da ben de bitmesin diye hazmede hazmede izlemeye çalışıyorum..
bu kadar mükemmel bir zemine yaslanınca film kolay olur tabii diyeceğim fakat anlatması bile zor bir şeyi bu adam nasıl çekmiş?
37 yaşında bir hristiyan on numara film çekebilir mi yahu?
başkası çekiyor, bunun adını yazıyorlar..
benim bulup rahatladığım çözümüm bu!
(ithamlara peşin cevap: nesini kıskanacağım arkadaşım, nesini?)
devamını gör...
tek kelime ile harika filmdi.izlerken kurgu üstüne kurgu beyninizde yaşanıyor,boşlukları doldurmayı yönetmen bize bırakıyor.kafanızda karışıklıklar biraz düzelir gibi olurken,tekrardan her şey birbirine giriyor.kesinlikle tavsiye edilir *
devamını gör...
rüyalar üzerinden varoluşsal dokundurmalarda bulunan film.

bir müslümanın gözünden inception;

filmin sonundaki yanıtsız sual ve genel geçer bir kabul olarak öne sürülen "ölürsen, rüyadan uyanırsın" retoriği, kur'an'da bir kaç yerde buyrulan ayetlere ister istemez çağrışım sağlıyor. dünya hayatının ancak bir rüya olduğuna vurgu yapan ve,

--- alıntı ---

“Dünya hayatı ancak bir oyundan, eğlenceden, gelip geçici bir süsten, aranızda bir övünmeden ibarettir.” (Hadid Sûresi: 20)

“Dünya hayatı ancak bir oyun ve oyalanmadır.” (En’am Sûresi: 32)

--- alıntı ---

buyrulan ayetler akla geliyor. yusuf adlı bir karakterin konu bazında rüyalara yoğunlaşmış bir filmde sahne alması, bu ismin seçilmesinin de gelişigüzel olmadığı konusunda fikir veriyor.

esas oğlanın ağzından duyduğumuz "birşeyin rüya olması, başlangıcının bilinememesi demektir, çünkü bütün rüyalara ortasından dahil olursun" önermesi, sonra yönelttiği "buraya nasıl geldin?" sorusu hayatlarımızla belli belirsiz bir özdeşlik kuruyor. hiçbirimiz hikayelerimizin nasıl başladığını hatırlamıyoruz çünkü, yani ilk ruh üfleme anını, anne karnını, bebekliğin ilk bir kaç senesini. bir anda kendimizi tahta bir sırada öğretmeni dinlerken buluyoruz. varoluşumuzun derinliği ve muhtevasını bulanık da olsa anlayabildiğimiz zaman dilimi muhtemelen okul sıralarında geçirdiğimiz günlerde arz-ı endam ediyor.

yönetmenin önerme sunma ihtiyacı bahsettiklerime mukabil düşmüyorsa hata benim, günah benim, suç benim.



devamını gör...
Allah izin verirse bu gece yerinde denetleyeceğimiz eser. kimse merak etmesin ne abartı överek ne yerin dibine sokarak en objektif rapor yarın bilemedin pazartesi masanızda olur. hele bir bakalım atatürk var mı içinde?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar