ufacık tefecik sorunlara boşver yelpazesini savurur, incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler için üzülmeye, büyütmeye gerek yoktur deriz. şuncacık şey için inciri kırmaya değer mi, ya! değmez ya, değmez biliriz de, incir çekirdeğine bu kadar dikkat kesilmişken gözümüzden kaçan incire ne demeli? lebaleb dolmuş, dışında yarık çizgiler oluşmuş ve patlamak üzere olan incire bi sorun hele, nedir bu halin ? sahi nedir bu halin senin incir efendi? ben senin çekirdeğine bile kıyamazken sen nasıl bu hâle geldin? bana laf yetiştiren incire bakın hele, konuşuyor benimle!?
-o ufacık tefecik dediklerin, çekirdeğimin boyutunu aştı, içime doldu, dolum bile içimde taştı.
+nasıl oldu bu peki, ben mi yaptım bunu sana?
-sen yaptın ya! icinde tutamayacağın sıkıntı ve kederlerini kaldıramayacağını bile bile içine atmak yiğitlik midir sandın? asıl yiğitlik bunları beni şişirmeden önce usülünce oturup konuşman değil miydi? sen kırmaktan korkar iken, ben korkmaktan kırıldım. bana yüklediklerini tartamamaktan kırıldım. farkında olmadan sen beni, benimle kırdın!
+inan ki bunu hiç düşünemedim. ben, şey..
-sürekli başkalarını düşünmek iyiliktir belki fakat bundan kendini muaf tutmak, berîliktir. sen kendini, kendinden berî eyledin. var git şimdi düşün öte beri..!

afedersin incir.. ve afedersin kendim...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar