insan

#yaşam 

ruh ve bedenden meydana gelen Allah'ın yeryüzündeki halifesi. canlılar arasında en üstün olanı.

devamını gör...
"alemler sende matvidir, avalim sende pinhandır"

"hoşça bak zatına ki zübde-i alemsin sen"

"insanın bir ferdi, sair hayvanatın bir nev'i hükmündedir" diye tanımlanan varlık...

"allah bizi insan eyleye" der alvarlı efe hz. bu da onun şekli değil içkin bir makam olduguna delalet eder...



devamını gör...
Allah'ın iki türlü yaratılıştan söz ettiği tek varlık.

insan kadar tasavvuf literatürünün üstünde durduğu bir canlı türü daha yoktur. bu, insanın tanrı için bir ayna olması yani tanrı'nın özelliklerinden bazılarını bünyesinde barındırmasıyla ilgili bir olgudur. örneğin Allah "her şeyi gören"dir. insan da görür ama her şeyi değil. "allah her şeyi bilendir", insan da bilir ama her şeyi değil. bunun gibi, Allah'ın aynı zamanda insanlarda da bulunan özelliklerle kendini nitelemesi sufi düşünürler için cezbedici bir durum haline gelmiştir.

en başta dedik ki insan için "iki türlü bir yaratılış" tan söz ediliyor. bunlardan biri çamur ve pişirilmiş toprak diğeri su veya meni. insan her iki durumda da en güzel surette (tin, 4) yaratılmıştır. bununla beraber insan'ın kur'an'da bahsedilen en bariz özelliklerini şöyle sıralayabiliriz;

aceleci, nankör, zalim, cahil, zayıf ve ümitsiz.

şu halde insan yukarda saydığımız ve bizim "kötü(!)" diye algıladığımız niteliklere sahip olmasına rağmen neden "en güzel surette yaratılmıştır" denmektedir? bu sorunun en doğru cevabı biricik varlıkta gizlidir: Allah'ta.

Allah, celal ve cemal sahibi varlıktır. yani hem gazap hem de rahmet isimlerini bir arada bulunduran bir varlıktır. söz gelimi o hem intikam alıcı iken hem de rızık verendir. hem azap eden iken bir yandan da rahmeti en geniş olandır. işte bize şu anki konumumuz itibariyle "zıt" gözüken bu niteliklerden nasibini almış tek varlık insan'dır. bu yüzden sufiler tevrat'ta geçen "allah insanı kendi suretinde yarattı." sözünü çok önemserler.

yeni dönem tasavvuf düşünürlerinden muhyiddin ibn arabi, insan hakkında son derece ilgi çekici görüşlere sahiptir. o, öncelikle "ins" ve "insan" kelimelerinin etimolojik yapısıyla sufi düşünceyi uzlaştırır ve ardından aristo'nun insan tanımını eleştirir.

kavram olarak insan, arapça'da iki farklı kelimeyle ilişkilidir: ünsiyet ve nisyan.

ünsiyet, ilişki kurabilme, yakınlık gösterebilmeyi ifade eder. yani kemal mertebesine, Allah'a en yakın olma haline en yetenekli varlık insandır. bu nedenle ona "insan" denir. bir de bu kelimenin içerdiği "görünür olma" anlamı vardır. yani insan cinden farklı olarak "görünür" ve bu yüzden ins adını almıştır.

nisyan, bildiğimiz gibi unutmakla alakalıdır. o aynı zamanda bulunduğu üstün mertebeyi unutabilen ve bu yüzden kendisi de unutulan tek varlıktır.

ibn arabi'nin aristo'nun insan tanımına getirdiği eleştiri daha ilginçtir. sufilere göre her varlık yani cansızlar, bitkiler ve hayvanlarla beraber insanlar hayvan-ı natık yani "düşünen canlı" ve hatta "düşünen diri"dir. ne var ki bu grup varlıklardan sadece birisi "insan" diye isimlendirilmiştir. isimlendirmenin sebebini az önce yukarda belirttik. bu durum yaratıklar arasında bir üstünlük derecesi yapmamızı zorunlu kılar.

Allah şöyle buyurur: "her şey rabbinin hamdini tesbih eder." (isra, 44) bu ayette Allah, herhangi bir sınırlandırmaya gitmeden "her şey" demiştir. sufiler bu ayete bir de peygamberimizin bir hadisini eklerler: "sesinin ulaştığı her yerdeki kuru ve yaş (canlı ve cansız) şeyler müezzinin lehinde şahitlik edeceklerdir."

hem ayet hem de hadis göstermektedir ki düşünen ve canlı olan tek varlık aristo'nun belirttiği gibi sadece insan değildir. sufiler buna diğer varlıkları da ekleyerek dinamik bir evren görüşünün temellerini de atmış olurlar.

sonuç olarak insan, sufi düşünceye göre Allah'ın yarattığı en güzel ve en şerefli varlıktır. bu, insanın "allah'ın halifesi" olabilme potansiyeline sahip tek varlık olmasıyla ilgilidir. bu denli özelliklere sahip bir canlıyı sevmek ve onunla ilgilenmek de bu nedenle tasavvuf düşüncesinin temel noktalarından birisidir.
devamını gör...
çözülmesi zor bir denklem olup kimi zaman çözmeye duranın beyin hücrelerini teker teker imha edecek denli zorlu olup kimi zaman ise; tek bir bakışta ve dokunuşta ve de konuşmada neyin ne olduğunu leb demeden leblebi der misali anlamaya olanak verir kolaylıkta olup, her halükarda içi dışı bir olmayan ve istisnaları olsa bile çoğunun türlü zaaflar etrafında yaşam sürdürdü bir gerçek olan koca bir bilinmezliktir.
devamını gör...
özsaygı ve beğenilme arzusu- veli olanlar hariç- içinde bulunan ve hata yapmaya namzet organizma.
devamını gör...
herhangi bir şekilde tatmin etmiyorsa sizi uzak durun. bu işe yarar çünkü.
devamını gör...
kainatın en büyyük gizemi. sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmeyenler şeklinde üçe ayrılırlar.
devamını gör...
dünya benim için yaratılmıştır deyip; dünyayı hoyratça kirleten ''canlıların'' en akıllısı.
devamını gör...
..akleden, düşünen, saygılı, sabırlı, merhametli, kıymetbilen, değer veren, anlayışlı ve kibar olan demek, ...

bunların dışındakilere , insan demek için biraz kendimizi zorlamamız lazım..


(bkz: adam gibi adam olmak)
devamını gör...
şöyle der selahattin yusuf, şafaktan çok önceâ´de:
"insan, insanın nesi oluyor? umudu."
devamını gör...
sonsuz bir evrende zerre kadar bir varlığa, sonsuz bir zaman diliminde yok denecek bir ömre sahip dünya canlısı.
devamını gör...
ilha das flores'ten:
''insanoğlu hayvanlardan kavrayıcı başparmakları, çok gelişmiş beyinleri ve de hür oluşu sayesinde ayırt edilebilir.
hürriyet özgürlük şansına erişenlerin mevkiidir.
özgürlük insanların düşlerini canlı tutan bir sözcüktür. ne ifade ettiğini kimse açıklayamaz ama herkes anlar.''
devamını gör...
dünyamız için son zamanların tehdit unsuru oluşturan, düşünebilen yaşam formu.

devamını gör...
kendi kapasitesinden daha güçlü makinalar üretebilecek kadar üstün bir fıtrat ile yeryüzündeki varoluşuna izin verildiği halde; ruh'un bedenden ayrılması durumunda, - geriye kalan bedenin - çok çabuk bozulan ve kokan bir varlıktan - et - yaratılmış olmasındaki ironiyi anlamaktan aciz kalan; kendini ölümsüz ve eşşiz addetme sanrısı ve hırsıyla dünya hayatını kanlı bir zulüm tezgahına çevirmekten esef duymayan ve muhtemelen de bu yolda kendisi için kaçınılmaz bir son hazırlığında olan organizma.
devamını gör...
ilk etapta iki ihtimali olandır.
1. ölmek: iki türlü olur. ecel ve intihar. ecel takdir-i ilahidir. intihar ise haramdır ve büyük günahlardandır.
o zaman:
2. yaşamaya devam etme.

şayet yaşamaya devam etmeyi tercih ederse temel ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.
(bkz: insanların temel ihtiyaçları)
devamını gör...
durduk yere hır çıkarmayan ,ağzından salyalar çıkararak etrafına küfürler yağdırmayan kişi.
devamını gör...
bazen of yaa nasil olacak dedigi i$in bir saniyede halledildigini gorunce gelecekteki tum hayatini kurtarmi$ sayip $en $akrak olabilen, bazen de hallettigini sandigi i$lerin bir saniyede tepetaklak oldugunu gorunce sanki kiyamet kopmu$ gibi yerle yeksan olabilen bir varlik.
saniyorum ortasini buldugun zaman da bazi yerlerinin killari kadayifa donmu$ oluyor ki teeyy neyleyim oyle bilgeligi.
devamını gör...
yaklaşık olarak 9 milyar genetik şifresi vardır ve bu bütün insanlarda aynıdır.

bütün insanlar aşağı yukarı aynıdır. (bkz: bütün insanlar aynıdır)

farklılıklar bu genlerin aktif ve inaktif yerlerindeki farklılıklar ve ruh faktörüyle ilgili bir şeydir.

yetiştiği coğrafya, din, aile yapısı, sosyo ekonomik durum, kültür vs.. gibi çevresel faktörler etkiler insanı, ufak tefek değişiklikler yapar ama bütün insanlar hz. adem(a.s)'dan gelmişlerdir.

-------------

erkekler:

sünnet olur.

ıslık çalmayı öğrenir.

bisiklete binmeyi öğrenir.

askere gider.

ehliyet alır ve araba sürmeye başlar.

evlenir. çoluk çocuğa karışır.

hacca gider gelir.

ölür.
devamını gör...
bugün doğmuş bir bebeği beşiğinden alıp 10.000 yıl öncesi yaşamış bir ailenin beşiğine koyduğunuzda görürsünüz ki, o bebek büyüdüğünde 10.000 yıl öncesine ait bir insan olmuş. ya da 10.000 yıl öncesinde yaşayan bir bebeği beşiğinden alıp, bugün yaşayan bir ailenin beşiğine koyun, göreceksiniz ki o da büyüdüğünde bilgisayar mühendisi olabilecek kabiliyete haizdir. demek ki her insan, büyük oranda kendi tecrübelerinden oluşur. hiç bir insan kötü, cahil veya ahlaksız olarak doğmaz, onu kötü, cahil veya ahlaksız yapan içine doğduğu ortam, yaşadığı ya da yaşamadığı tecrübelerdir.
devamını gör...
insan: tabiat içinde sadece insan şu üç özelliği ile diğer canlılıktan ayrılır;

1. insan, nasıl bir şey olduğunu, yaratılışını, evrenin niteliğini, kendi ile evren arasındaki ilişkinin niteliğini ve "ne"liğini algılar...

2. insan, seçen bir varlıktır...

3. insan yapıcı-kurucu bir varlıktır...

işte bu üç özellik bilinçi doğurur...

buradan da anlaşıldığı üzere insan; "kendisi ile evren arasındaki ilişkiyi algılayan, seçen yapıcı - kurucu bir varlıktır." dikkat ederseniz algılayabilen, seçebilen demedim. türkçede yeterlilik kipi olan -ebilmek, -abilmek kipini kullanmadım. yani insanın bunları yapmaya yeterliliği yoktur demiyorum. elbette yeterliliği vardır. ama her algılayabilen, seçebilen insan değildir! insan algılama eylemini gerçekleştiren, seçme eylemini gerçekleştiren kişidir. algılama ve seçme kabiliyetine sahip olan kimseler beşerdirler bu kabiliyetleri kullananlar ise insan olma becerisini gösterebilmiş kimselerdir. insan olmak çaba gerektirir!
devamını gör...
bünyesinde hem meleki hem de hayvani özellikleri aynı anda barındıran varlık...
devamını gör...

--- alıntı ---
insan, sürekli okunan bir cümledir. (bir yazarın notları)
insan: yeryüzünün damarlarında dolaşan tek yapıcı güç (bağlanma)
nuri pakdil
--- alıntı ---


devamını gör...
bazen şeytanın aklınagelmeyecek şeyler yapar ve esfele safiliyni boylar.
devamını gör...
tamir ve tahrip gücü yüksek varlık. bir yanı terakki, diğer yanı tedenni.

--- alıntı ---

her bir şeyin düzelebilmesi insanın düzelebilmesine bağlı; düzelmek de değil, insan kalmak, insanã® vasıfları koruyarak yaşamak. insanın insanlıktan çıktığı, bozularak çürüdüğü bir yerde her şey bozulmuş ve tespihin imamesi kopmuş demektir.

--- alıntı ---

mürsel sönmez/ su terazisi
devamını gör...
kâinatta mükemmel bir ahenk, hassas bir nizam var. parçalar ve noktalar ha bire değişir. isimler ve makamlar yenilenir. ettiği her laf, verdiği her zarar insana geri gelir. halbuki insan bunu bilmez. başına gelenlerden hep başkalarını sorumlu tutar. kendini zora koşmaktan mahidir.**
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar