insan

#özgürler 

101.
hakkında düşünen hayvan, sosyal hayvan vs. birçok şey söylenmiştir; fakat bence insan kur'an'da buyrulduğu gibi Allah tarafından kendisine en güzel kıvam ihsan edilmiştir. yani -allah korusun- aklın ve vicdanın buyurduğu istikamette değilde nefsin ve hevânın istikametinde düşünmesi,inanması ve amel etmesine de yahut aklın,vicdanın hatta kur'ân-ı mecid'in emrettiği istikamette hareket etmesine imkan vermiştir Allah(c.c.). bu kıvam iradedir. hayvanlarda veya dünyadaki diğer canlılardaysa bilakis nasıl geldiyse öyle gider ne kendini geliştirebilir * ne de içgüdülerinin emrettiği istikametten çıkabilir. Fakat insan her türlüsünü gerçekleştirebilir. Bunun haricinde cinlerden bizi ayıransa farklı alemlerdeyiz ya da boyuttayız onlar ateşden bizse ıslak toprakdan yaratıldık.

Ayrıca insan kelimesinin etimolojisinde iki kelime vardır birincisi (bkz: ünsiyet). Arkadaşlık demektir. Yani insan sosyal hayvandır gibi * arkadaşlık kurabilir. İkincisiyse (bkz: nisyan) yani "insan nisyan ile malûldür." insan sürekli unutur. Bu yönüylede bilinir. *
devamını gör...
105.
doğada tek başına yaşayana (ara: vahşi)
tek başına yaşama da (ara: vahşet) denir.
öyleyse insan olmanın ilk ve belki de en önemli şartı insanın bir cemaatle birlikte yaşamasıdır.
insan nedir: cemaat içinde yaşayan ve şu şu şu özelliklere sahip olan canlıya insan denir.
devamını gör...
106.
kendisiyle ilgili kararları tek başına veremeyecek varlıktır. belki de hayvanlardan bizi ayıran önemli bir yanımız da budur.
çünkü içgüdülerimizle hareket etmiyoruz ve hareket etmediğimiz ölçüde hayvanlardan ayrılıyoruz.
siz de farkında değil misiniz? sadece içgüdüleriyle hareket edenlerin, yani heva ve hevesleriyle hareket edenlerin hayvanlardan aşağı olduklarını.
devamını gör...
111.
insan sıfatıyla hayvanlardan bile aşağıya inebilen varlık. ne kadar üste çıkmaya çalışırsa o kadar aşağı indiğinin maalesef farkına varamıyor. sahip olduğu kibir sebebiyle birçok şeyi kazanıyor fakat tek bir şeyi ( insanlığı ) kaybediyor. 4 dinin temelinde de hep aynı düşünce var. dikkat edin, benlik.. benlik.. benlik.. Allah ekberdir. yani Allah en büyük olandır. insana kendi ruhundan üflediği muhakkak. zira Allah'ın mesajında da ibraz edilmiş. bakınız, insanlığın selamete ve salahiyete olan ihtiyacını sadece kibrini terk edip tevazu sahibi olmasında buluyoruz. bize örnek olarak gösterilen peygamber liderlerimiz uyguladıkları her emarede bize bunu ihsas eder. kibir, nefsi ön plana atar. nefis de öfkeyi. öfke olunca toplumsal huzursuzluklar ve çetreflli düzenler husule gelir. konuşarak anlaşabilen tek canlı insandır. konuştuğu halde ekseriyetle anlaşamayan tek canlı da behemehal odur.
devamını gör...
112.
insan rolü oynayan, farkında olan ya da olmayan bilinçtir. insan rolü diğer kimlikleriyle paralel şekilde oynanır.
kadın, erkek, meslek rolleri, yaş rolleri, aile içindeki rolleri vs... bu rolleri kalktığında kalan şey ne ise, odur.
devamını gör...
113.


--- alıntı ---

bu sabah kuş sesleriyle uyandım.

ne güzel değil mi?

hayır, güzel değil!

açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi.

kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum.
bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette.

yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz?
hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor?

acaba 'insan' denince hatırlanıyor muyuz?

--- alıntı ---

(bkz: ali ural)

hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen .. *
devamını gör...
115.
iyi bir fıtratla hayata gözlerini açan fakat büyüdükçe kirlenen ve çevresini kirleten, Allah tarafından kendilerine bahşedilen cüzi irade ile nefsiyle baş edemeyen, dünyanın nefse hoş gelen şeyleriyle bir dinlenme yeri olarak tabir edilen dünyada ömrünü heba eden varlıklar.

(bkz: biz büyüdük ve kirlendi dünya)
devamını gör...
116.
'insan komik olmak istediğinde bazen yalan söylemek zorunda kalıyor. lamba yakıcıları konusunda anlattıklarım pek de doğru değildi. gezegenimiz hakkında yanlış bilgi vermek istemem. aslında insanlar dünyada pek az yer işgal ederler. dünyadaki tüm insanlar bir araya gelse, otuz kilometre uzunluğunda ve otuz kilometre genişliğindeki bir alana kolayca sığabilirler. yani pasifik okyanusundaki küçücük bir ada, bütün insanları kolaylıkla içine alabilir.
ama elbette ki büyükler buna inanmazlar. kendilerinin çok yer kapladığını düşünürler. kendilerini baobap ağaçları kadar önemli sanırlar. onlara: “ isterseniz kendiniz hesaplayın” deseniz, buna memnun olurlar. hemen bir şema çizmeye koyulurlar. şemalara bayılırlar.'*
devamını gör...
117.
az önce izlediğim haberde karısını bıçakla öldüren ama televizyonda karısının bulunmasını istediğini söylerken gözyaşı döken birinden bahsediliyordu. adam insan kılığında işte. sonra bir kız vardı 22 yaşında. onun da annesi babası tarafından bıçaklanarak öldürülmüş. bu kız da kendisi ve 2 kız kardeşi için öğrenim bursu arıyor. bu kız da insan kılığında. georges henri durağında tramvaya bir sarhoş bindi. haykırarak "ben georges henri'yim.. ben georges henri'yim.. bir sorunuz varsa sorun?" dedi.. sonra onun deli ya da sarhoş olmasından korkan insanların sessizliği üzerine " susmayın.. ne bu sessizlik? embesil misiniz siz? sorun diyorum işte.." diye bağırmaya devam etti.. bu adam da insan kılığındaydı.. tramvay içindeki bizler de insan kılığındaydık..

tanım: ne olduğuna dair uzun uzun düşünmeye devam ettiğim şeydir insan. nefsinden çok korktuğum halde yine de ruhunu sevebildiğimdir. *
devamını gör...
118.
muamma, ne yaparsan yap hep öyle kalacak varlık. bir bünye bu kadar mı çelişkili olur arkadaş; bir yandan dünyadaki en muhteşem şekilde yaratılan insan ve diğer yanda dünyadaki en zararlı, en aşağılık canlı. kendime bakıyorum, en basit örnek olarak. böyle bir çirkeflik, bir pislik olma durumu, bir iğrençleşme süreci... sonra kalıplardan sıyrılıp sadece Allah'ın yarattığı insana bakıyorum. utanıyorum lan kendimden, öyle böyle değil. nasıl yapmışım bunları, bunca haltı nasıl yemişim diyorum da işte, son pişmanlık fayda etmiyor.

böyle de aptal saptal işlerle hayatımızı ziyan ediyoruz. işte bu yüzden anlaşılamıyoruz sanırım. hem ağlarım, hem giderim babında takılıyoruz hayatta. pişman olup olup hatalara devam ediyoruz, sanki hayatın garantisi varmış gibi. ölsem gitsem arkamdan ağlayanım olmaz be bu gidişle. neyse dertlendim öğlen vakti...
devamını gör...
119.
zor çözülür bir bulmaca olup, içindeki gizli suallerin cevaplarının yine o suallerin içinde bulunduğu, karmaşık bir yapısı olup farklı dünyalara sahip olmasından mütevellit farklı duruşları vücuda getiren ve doğasına hükmeden türlü duygularla yol almaya çalışarak kimi zaman çıkmaz sokağa girebilen ve kimi zaman ise, hiç ummadığı bir biçimde kendisini dipsiz bir kuyunun içine düşerken bulabilen, nihayetinde düşünen ama hepsi için bu düşünme fonksiyonunun geçerli olmadığı dünya üzerindeki canlı türlerinden sadece birisidir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar