insanın acziyetini bilmesi

insanların, hakîkat bir okyanus gibi geniş diye ona daldırdıkları kabın istiâbından fazla bir şey alabilmeleri mümkün değildir! bir bardağa bir deryâyı sığdırmanın mümkün olmadığı gibi... lisan da bir kap, beyin de bir kap, görmek husûsunda göz de bir kap vs... hep acziyet! “de ki: rabbimin sözleri için deryâ mürekkeb olsa ve bir o kadar da ilâve getirsek dahî, rabbimin sözleri bitmeden önce deniz tükenecektir.” (el-kehf, 109) (kaynak: osman nuri topbaş, hz. muhammed mustafa 2, erkam yayınları)
devamını gör...
tüm ilimlerin vizesidir. alemin hakikatinde sıfıra denk olduğunu fark eden nefs kendini isbatı terk edip şahsını levmetmeye başlar, bu da edindiği ilimlerle levmini arttırırken kibrini bertaraf eder. edindiği ilim kişiyi murakebeye sevk eder, öğrendikçe küçülür, küçüldükçe yaklaşır, yaklaştıkça sever, sevdikçe ameli ve zühdü artar ve bunlar da kulu ihlasa kavuşturur. kişinin zihin skalasında biriktirdiği edinimler bütünü kibrini arttırıyorsa ve bunu fark edebilecek ölçüde vicdanı varsa niyetini kontrol etmeli. insan kısacık dünya hayatında "kendini gerçekleştirmek" kalıbıyla nefsinin afetlerini besleyerek kendi kendini helak ediyor. halbuki her an insanın aleyhine işliyor ve her saniye ömür çemberi daralıyor ama insan bilmiyor ki ömrü olan her şey acizdir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar