#özgürler 

insanlığındandır, ahmaklığındandır. büyük sözler etmeyi haddinden fazla seviyordur. onlar soluk almasını sağlıyordur onun. hiçbirini yaşayamayacağını da biliyordur ama yine de alıkoyamaz kendini. der ki, bir daha hiçbir insana tutunmayı düşlemeyeceğim.
devamını gör...
Allah’a sürekli söz veriyor ve tutamıyorum. bu halin bir alışkanlık oluşturmasından korkuyorum.
tamam, diyorum. bu sefer söz Allah’ım!
sen ne istiyorsan o. sen nasıl istiyorsan öyle, sen ne istemiyorsan onu…
ama dönüp dolaşıp kendimi yine sözünde duramamış bir halde, ama yine kendimi yeni bir söz verişte buluyorum.
yüzüm kalmıyor huzura çıkmaya.
ama başka yerim mi var, diyorum, başka kimsem mi var, deyip yine huzura geliyorum.
bir eminlik duyamıyorum. bir güven veremiyorum. ben olsam, diyorum, koymam kapıya. yüzüme bile bakmam.
bu kaç oldu, derim. yine mi sen, derim. hani söz vermiştin…
ama en çok da buraya, huzura yeniden gelememekten korkuyorum.
kendimden umudu kesmekten, düştüğüm kuyulardan çıkmaya çalışamamaktan korkuyorum.

Allah’ım, diyorum Allah’ım…
benim gibi bir tane daha var mıdır? hani yıllar öncesinden. sahabe-i güzinlerden mesela. benim gibi kendine yenilen, hep yenilen, ama yeniden kapından kopmayan, hiç kovamadığın, sözünde duracağı günü beklediğin var mıydı?
sonra başka zamanlardan;
benim kadar yüzsüzü mesela, benim kadar dirayetsizi, benim kadar…

bilmiyorum mu sanki. huzurun, mutluluğun ve yeterli olanın sende olduğunu, sende bulunabileceğini, senle olacağını… biraz dişini sıksan, biraz yüreğini tutsan, biraz daha sabretsen bu imtihan denilen başı zor, sonu inşirah olan şeyin üstesinden geleceğini… fakat dünya ve içindekiler insana bildiği yaptırmamakta, yaşatmamakta oldukça usta. işte imtihan da bu mu diyorum sonra, işte imtihanım da bu mu? nasıl da güzel yeniliyorum ona, nasıl da güzel kaybediyorum bu imtihanı!

kaybedişlerin ustası, yenilmelerin birincisi ben…

ama içim almıyor bu durumu. kaldıramıyorum sonra. her yenilgi sonrası belki belim biraz daha bükük, belki gözlerim daha fazla nemli, sesim daha da titrek yine geliyorum. ben geldim diyorum, yüzüm olmasa da yine de geldim, yine senin merhametinle gelebildim. bu kelimelerin sahibine, bu kelimeleri bana öğretenin huzuruna geldim.

ben yenildim mi Allah’ım!

ben seni ve sevdiklerini bu kadar çok severken, senden gayrı kapılarda medet aramazken, bu kadar hatalı ve günahkârken ben yenildim mi? kaybedenler tarafında mıyım?

oysa ben, senin kitabında kaybedenler diye anlattığın, bizlere gösterdiğin hiç kimseyi sevmedim. müjdelediklerine kavuşanları, resulünün dizinden ayrılmayanları, saf saf duranları, alnını secdeye koyanları sevdim. şimdi onlara yabancı kalmak, onlardan ayrı kalmak bana dokunur Allah’ım.

tarafıma bakıyorum da, düşünce ve yürek olarak senin ve sevdiklerinin; yaşam ve fedakârlık olarak sevmediklerinin tarafındayım.

araf bu mu Allah’ım?

kaybetmek bu mu?

hani hep anlattığın; gaflet, hata ve kusur bu mu!

yenilmek bile güzel, yenilmek bile sevdiği uğruna olmalı diyorum sürekli. ben sana yenilsem Allah’ım! ben istek ve arzularımdan senin şefkatine yenilsem… başka şeyler ile kazanmaktansa, senin emrettiğin bir yaşam ile kaybetsem!

mehmet deveci
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar