yabancılaşma... sosyal bilimlerde tekrar etmeyi pek sevdiğimiz bir kavram. zamanı eleştirmesi ve bir tespit içermesi herhalde onu böyle çekici kılan. kendine yabancılaşma, doğaya yabancılaşma, emeğine yabancılaşma... peki ya tavuklu pilav ya da sadece tavuk pilav ?

neden tavuklu -nohutlu- pilavlar güzel ve doyurucu yapıldıkları yerlerde porsiyonlarından daha küçük tabaklara sığdırılmaya çalışılırlar ? üstü tavukla kapatılmış bir pilavı hiç dökmeden, üstelik de açken yiyebilmek eski çağlarda mümkün müydü, yoksa bu da bize modernitenin bir armağanı mı ? peki ya adam gibi karıştıracak yer olmadığı için sürekli karabiberleme gereği ? eskiden de böyle ihtiyaçlarımız var mıydı, karabiberliği yanımızda tutmak zorunda mıydık ? yoksa birilerinin işine mi geldi tek seferde halletmek yerine ikide bir karabiberlemememiz...

niçin tavuklu pilavlar doğru düzgün yenebilecekleri büyüklükte tabaklara konmazlar... insanoğlunun tavuklu pilavla imtihanı nedir ? ya da sipariş verirken söylendiği kadarıyla,
sadece,
tavuk-pilav.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar