ip

şu bizi sığlaştıran bakış açılarımız.. ya da bakış açılarımızın darlığı ile sığlaşan algılarımız..
bir ip gördüm geçen okulun bahçesinde, önce bir veli baktı, evirdi çevirdi bi şeyler bağlar gibi yaptı, bıraktı gitti ardından..
sonra bir çocuk aldı onu trencilik oynarken en öndeki ve arkaki arkadaşını bu iple bağladı birbirine..
sıkılıp attığında diğer çocuk aldı onu, etrafında dönerek ip çevirmece oynadı, diğer arkadaşlarıyla.. teneffüz zili çaldığında koşarak sınıfa giden öğrenci buldu ipi, atlaya atlaya sınıfa doğru koştu ve bıraktı sobanın yanına..
sonra öğretmen geldi, bir dünya oyun ve hayali attı sobaya..
devamını gör...
ip rabıta demektir. bu nedenle herhangi bir değer yargısıyla başı bağlı değilmiş izlenimi veren serseri kişiye ''ipsizin teki'' der, ayıplarız.

cilveye bak ki asıl işi raptetmek olan ipi hayatla irtibatı koparacak bir silah olarak kullanabileceğini de yine insan keşfetmiş, kâh darağaçları kurup başkalarının, kâh kendini bir yerden asarak kendisinin hayatla bağını bir ip marifetiyle koparmayı bilmiş, becermiştir o.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.