iş yerinden tiksindiren durumlar

kendini bir şey sanıp kendi işini başkalarına yaptırmaya çalışanlar,
çalışıyor gibi gösterip işten kaytaranlar,
kurumu sahiplenip koruyup,kollamana karşın kurumun sana aynı özeni göstermemesi,
işini yapıp,düzgün çalışmana karşın istediğin ücreti ve mevkiye gelememen,
isyerindeki yancılar,yalancılar,yalakalar.
devamını gör...
lavabo kullanmasını bilmeyen müşteriler. bakın "tuvalet" yazmadım çünkü "tuvalet" kelimesini de kaba buluyorum. yazmaya utanıyorum fakat özürlü olmak dışında ayakta ihtiyaç gidermek nedir? tanımadığı dükkanın lavabosunda ayakta ihtiyaç gideren insanın evdeki hali nicedir? yabancı olduğu için utanması arlanması olmayan yüzsüz insan olduğu âşikar olsa da sorunun cevabını merak etmekteyim. demek ki bu insanların annesine, eşine, çocuklarına da saygısı yok.
devamını gör...
işini sevmeyen herşeyden şikayet eden, enerjini sömüren, içi geçmişler, kendi yayıp çalışan didinene aman bee diye bakıp sonra hasetinden çatlayıp fitne fücur halinde etrafa saldırıp dedikodu yapanlar. az laf çok iş kardeşimya.
devamını gör...
insan gözlemlemeyi çok seven biriyim. bu nedenle de girdiğim her ortamda insanların davranışlarını gözlemler dururum. iş yerinde de her ne kadar her zaman görüştüğüm ve bir araya geldiğim adamlar olsalar da, her ne kadar çok iyi tanımış olsam da yine aynı iş yerinde yer aldığım insanları gözlemlemeyi seviyorum. mesela zırcahilin biri olduğu halde, hiçbir vasfı, genel kültürü, medeniyetten nasibi olmadığı halde, eline iphone alıp, altına araba çekince kendini adam oldum zanneden ve patronun yamağı olduğu halde kendini patron zanneden boş beleş bir herif var. ve tabi onun da kendisi gibi olan ahbapları. bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim lafının ne kadar doğru olduğunu bir kere daha iyi anladım. ve bununla birlikte en sık görüştüğünüz beş insanın ortalamasısınız lafı da ne kadar isabetli bir lafmış bunu da gördüm sayelerinde. al birini vur ötekine misali hepsi aynı pisliğin lacivertleri. ilk gördüğüm andan beri bir türlü ısınamadım tipler her biri. hayattaki en büyük zevkleri iş çıkışında kahveye gidip oyun oynamak ve alkol kullanmak ve ertesi gün "nasıl yendim ama", "ne içtik ama" muhabbeti yapmak. sohbet konuları ise siyaset başta olmak üzere devamlı para pul, aldım sattım, ihaleye girdim çıktım vs vs. adamların tek yaşam amaçları para ve arta kalan zamanlarda da kahveye gidip oyun oynamak, bir de alkol kullanmak. doğal olarak mecbur kalmadıkça muhatap olmadığım kişiler hepsi. ama bazen sırf eğlenmek için yem atıp kültürel konulara dair sorular soruyorum ve o an dediğimden hiçbir şey anlamadıklarını, anlamak için uğraştıkları o hallerini görünce gülmemek için zor tutuyorum kendimi. tamam tamam neyse yok bir şey diyerek geçiştiriyorum sonra. ama içtikleri içkinin alkol miktarını veya kullandıkları sigaranın içindeki nikotin miktarını sorsam, sanki isimlerini sormuşum gibi hiç düşünmeden şak diye cevap vereceklerine eminim. acınası durumdalar aslında. ama işte onlara sorsan çok kaliteli hayat yaşıyorlar. çünkü eğer para kazanıyorsan, kahveye gidiyorsan ve alkol içiyorsan tamamdır, hem erkek hem de zenginsindir bu zavallıların anlayışlarına göre. adamların bütün ufuk bu kadar ve ötesini bırakın geçmeyi, düşünmeyi bile akıllarına getiremeyecek kadar sığ bir beyne sahipler.
devamını gör...
hepsine tamam da,
-mouse tıkırtısı
-siren sesi

kendimi nükleer santralde çalışıyorum da homer simpson acil durum için düğmeye basmış gibi hissediyorum. halbuki mesai başlıyor. yetiyor yani ruhumu daraltmaya. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar