#ilişkiler  #özgürler 

hem dinî hem de millî kültürden gelen inançlar, gelenekler bize şunu söyler: insanlara isim vermek çok ciddiye alınması gereken bir iştir. peygamberimiz yaşadığı müddetçe, doğan çocuklara bizzat kendisi ad vermiştir. bununla kalmamış, bazı isimleri yanlış bulmuş ve değiştirmiştir. mesela bir sahabenin isminin harb (savaş) olduğunu öğrenince, bunu uygun bulmamış ve ismini silm (barış) olarak değiştirmiştir. bir seferinde bir koyunun sağılmasını istemiş ve isminin ateş anlamına gelen birisinin koyunu sağmasını müsaade etmemiştir. bir koyun sağmakla, onu sağacak kişinin ismi arasında nasıl bir ilişki olabilir? dede korkut’ta çocuklara ana-babaları değil, bu iş için özel olarak davet edilen dede korkut isim verir. isim vermenin bu kadar ciddiye alınmasını, biz dikkate almayalım mı? neden hz. peygamber isimlerin anlamları üzerinde bu kadar ısrarla durmuştur? bugün çocuklara isim verilirken bu ciddiyet dikkate alınıyor mu? hiç zannetmiyorum. şöyle bir söz vardır: “mana-yı esma ruh-ı insana müessirdir.” yani isimlerin anlamları vardır ve bu anlamlar, insan ruhu üzerine etki eder. isim deyip geçmeyin, isminizin bir anlamı var ve bu size bir karakter dayatıyor, ama siz bunu bilmiyorsunuz, bu vahim bir durumdur. halk arasında “adı mülayim, sert olsa ne yazar.” sözü bu inanca gönderme yapar. yine geleneklerimiz arasında yer alan, bir türlü iyileşemeyen çocukların isimlerinin ağır geldiği ve isminin değiştirilmesi inancı da nu düşünceye bir göndermedir. atalarımız asırlar boyunca, kur’an’ı da çok iyi bilmelerine rağmen, kesinlikle yeni bir isim arayışı içine girmemiş, klasik isimlerde ısrarcı olmuştur. bu nokta önemli değil mi? o atalarımız kur’an’da “ahsen” kelimesini hiç görmemiş miydi de çocuklarına isim olarak vermek akılarına gelmedi? ahsen, kübra, elif vb. kelimeler anlamca çok ağır olduğundan çocukta da büyük bir ağırlık oluşturacak demektir. ahsen anlam olarak en güzel demek. bir çocuk ne yapacak da en güzel olacak? olamayacağı kesin. ama niyet bunu bekliyor. o zaman ne olacak? olacağı şu: böylesi, anlamca kişiden çok fazla beklenti içeren kelimeleri isim olarak taşıyan kişiler çatışmacı, ben merkezli, iletişimi zor, egoları yüksek, bulunduğu ortamda farkedilmek isteyen, farkedilmezse hemen kırılan, dominant karakterli, arkadaş bulmaları zor, uyumsuz insanlar olacaklar demektir. bugün isim meselesi maalesef bir “komedi”, hatta traji-komik haline gelmiştir. insanlar “benim çocuğumun ismi kimsede olmasın” diye garip mi garip isimler buluyor ve bunun neticesi garip mi garip çocukları oluyor. o kadar garip ki, insan türünün daha önceleri böylesi sorunları ortaya çıkmamıştı. her beklenti, her nimet muhakkak bir bedel ister. isimler meselesine bu açıdan bakmak gerekiyor ve biz bu konuda ağır bedeller ödüyoruz. çok geniş olan bu meseleye şimdilik bu kadarla değinmiş olalım.-- prof. dr. d. ali tokel--
devamını gör...
olduğunu çok düşünmediğim ilişki. adınızla aileniz arasında bir ilişki vardır, inançlarına göre koymuş olabilirler adınızı ama isim bir insanla en az ilgili olan şeydir. **

yine de ön yargılar için işe yarar. mesela ardalar şımarık, ecrinler eli maşalı olur gibi.
devamını gör...
hayat üzerinde değil de kişilik üzerinde etkisi olabilir. mantralar, zikirler gibi düşünülebilir. dünyaya geldiğinde ilk duyduğun ve sonrasında da en çok duyduğun harfler, yaydığı titreşim insanı etkiliyordur mutlaka. zaten isim analizleri de buna dayanılarak yapılıyor. (bkz: ebced hesabı) (bkz: numeroloji)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar