islam hukukunda suç ve ceza

4 karının üzerine istediğim kadar cariye alıp tecavüz etme hakkına sahip olduğum hukuktaki kofik cezalardır.

elimde bir yıl duran paranın 1/40 miktarını zekat! verdikten sonra istediğim kadar kendi nefsim ve arzularım adına sermaye edinebiliyorum.

böyle bir hukuk başlı başına bekar, yoksul, aç insan üretme sistemi olmuş olur. gerçi tarikatlar toplumdaki infiali engellediler. evet.

(bkz: iktisadi ve hukuki konularda kur'an ayetleriyle çelişen fıkıh)
devamını gör...
roger garaudy'ye göre kuran'ın yüzde 4'ü hukuka, binde 7'si ise ukubata müteallik konulardan oluşur.
islam hukuku büyük ölçüde fıkhın eseridir ve asr-ı saadetten, hulefa-i raşidun'dan sonraki dönemlerde tanımlanmıştır.

sözgelimi hırsızlıkta el kesme cezasını ele alalım. yerleşik hayata geçilmemiş; devlet teşkilatı, kolluk kuvvetleri, adliye ve ceza infaz kurumları yok. böyleyken ''islam niye hırsızı hapsetmek yerine elini kesin demiş'' diye sormak anakronik ve absürttür. islam'ın öngördüğü uygulama sonuç odaklı, pratik, gerçekçi ve dahi makuldü.
çağdaşı dönemde hırsızlığın öldürme veya köleleştirme gibi ağır cezaları da söz konusu olabilirdi.

el kesme ve diğer konularda islam'a en yaraşır yorum sanırım fıkha ait. ele alalım.
1. lafzi yorum (eli kes diyor direkt. hikmet, adalet ve maslahat bakımından tartışılır)
2. geleneksel fıkhi yorum (el kesmeyi belli usul ve esaslara bağlıyor, konuya parçacı değil bütüncül yaklaşıyor)
3. mecazi yorum (burada el kesme mecaz olarak alınıp hırsızlığın önünün alınması ve etkin kovuşturması yorumu çıkarılıyor. zorlama, dolaylı ve tahrifatçı bir yorum)
4. gai yorum (bu yorum tarihselcilikle flört ediyor, hükmü amaç odaklı yorumluyor. mutlak hükmü izafileştiriyor. moderniteyle en uyumlu olsa da islam zaviyesinde hayli sakıncalı)
devamını gör...
kur'an'da namaz kılmayana herhangi bir yaptırım uygulaması yok iken islam(!) hukuku ölüm cezası verir; amaa, tevbe 34. ve 35. ayetinde geçen ve cehennem ateşi ile tehdit edilen " tekelleşme" meselesine tek laf söylemez, hatta onu elinde duran salt paradan %2.5 gibi bir sadaka ile muşru görür.

kim ne derse desin. islam hukuku, ebu cehil'in peygambere teklif ettiği, peygamberin " bir elime ayı, diğerine güneşi verseniz ben davamdan vazgeçmem" diye reddettiği teklifin mezhepler yoluy ile tekrar içimize sızmasından başka bir şey değildir.

adaleti, gücü, oteriteyi, mülkü, parayı kur'an'a göre taksim etmeyeceksin; ama kısasları ve cezaları kur'an'a göre uygulayarak işin adına " islam hukuku" diyeceksin. yok öyle şey, bunu kimse yemez. evet.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar