ismail küçükkaya

"türkiye israil gerginleşmesinde ben bir gazeteci olarak bizim hükümetimizi sorumlu tutuyorum" paralele tümcesiyle an itibariyle ikinci şirin payzın olmaya aday olmuş kalem.

*
devamını gör...
bugünkü köşe yazısında ismail küçükkaya’ya soru sormuş.

"soruyorum şimdi, acaba ismail vaktinde bana hiç sövmemiş midir acaba?

"soruyorum şimdi, acaba ismail vaktinde bana hiç sövmemiş midir acaba?

enis hiç kizmadi mi?

haydi sorgulamayı genişleteyim, acaba enis berberoğlu yayın yönetmenine hiç kızmamış mıdır, aleyhinde konuşmamış mıdır? ben bir defasında enis’i, ertuğrul’u öldürmeye giderken yarı yolda zorla durdurduğumu hatırlıyorum. şimdi ertuğrul da eminim ki arada bir anıyordur yayın yönetmenini.

fatih’i arada bir aniyorum

ya fatih hiç kızgınlık göstermemiş midir acaba? şimdi ona da sövüldüğüne eminim; diğerleri için konuşamam ama ben onu arada bir hatırlıyorum, buna emin olsun bu işin raconudur.

bu sebeple kovmak utançtir

bunu en iyi, aynı zamanda yazar olan yayın yönetmenleri anlamalılar.
olmaz ya bir gün yayın yönetmeni hakkında kötü konuştu diye birisi kovulursa bu basın tarihinin bir utancı ve tuhaflığından başka bir şey olmaz. şunu kabul edelim ki yazarlar genelde tuhaf takıntılı ve hayli hasta ruhlu insanlardır. bu, mesleklerinde iyi olmaları için bir tür önşart gibidir. bu adamları normal kabul edip sıradan insan davranışı beklemek, büyük bir hata.

miami herald gazetesi’nde her yıl yayın yönetmenine aynı tarihte söven açık mektuplar yayınlayan bir yazar bile vardı. yayın yönetmeni onun mektup zamanını bir yıldönümü olarak kutlar, partiler bile verirdi. bizim dünyamıza ilişkin bir tuhaflık, bir hoşluk işte ne yapacaksınız?

*
devamını gör...
her hafta içi sabahı 6.45'te kalkmama sebep olan kişidir. samimiyeti ve objektifliği ile her sabah türkiye tablosu çizmektedir. yayın akışı içerisinde yerel gazetelere de yer verilmesi demokratik bir kimliğe sahip olduğunu göstermektedir.

fox tv'de her hafta içi sabahı 6.45 - 10.00 arası çalar saat adlı programı sunmaktadır. işçileri, emeklileri ve atanmayan 350 bin öğretmeni her sabah türkiye gündemine inatla sokmaktadır.

ek : atanmamış bir öğretmen olarak minnetlerimi sunuyorum.
devamını gör...
çok kötü duruma düşmüş ilgili videoda.

"peki değiştirin o zaman?"

"onaylamadı hadi ne yapacaksın?"

"yine değiştirin?"

" yahu adam onaylamadı, onu da onaylamıyor? ne yapalım? hadi çık içinden?"

"eeeöeööö hmm"
devamını gör...
başbakanla girdiği diyalogta "bu sistemde cumhurbaşkanı, başbakanı görevden alabiliyor" demiştir. örnek olarakta erdoğan-davutoğlu ikilisini göstermiştir. 40 dakikalık röportajın içinde kayda değer tek çıkışını bir kapak gibi lanse eden sol basın dahil bir şeyi atlıyor. cumhurbaşkanı, başbakanı görevden almamıştır. alamazda. ikili diyalogta erdoğan davutoğlu'nun bırakmasını istemiştir o ayrı konu. ama yetki söz konusu ise böyle bir şey yok. konuyu dallı budaklı lanse ederek insan kandırmayı marifet sanan andavallar ne kadar kıt olduklarını bir farketseler, kaliteli muhalefetle ülke daha ileri gidecek ama...

d: imla.
devamını gör...
çok tarafsız, aşırı tarafsız, müthiş tarafsız, programı boyunca hunharca tarafsız.

hafta içi iki gün bu adamın programını izledim. ulan her haberde tarafsızlığa vurgu mu yapılır. haberler değişiyor, konu farklı bir noktaya geliyor filan falan ama adam dönüyor dolaşıyor tarafsız haline gönderme yapıyor. program boyunca tarafsızlığını anlatmaya çalışıyor. o noktaya getiriyor ki tamam lan en tarafsız sensin tatavayı geçte haberi ver diyorsun.

biri şuna tarafsız olması durumunun kararını seyircinin vereceğini ve bunun oturup konuşarak olmayacağını söylesin. adam gibi haberini sun bırak tamam lan bu adam tarafsız diye düşünelim.

ayrıca ses tonu ve sunum şekli de faul bu adamın. yani böyle bir programı sunmak için gerekli ses yok ve sunum şekli de irrite ediyor.

(bkz: erdoğan ikinci turda ya ince ya da akşener'le yarışacak)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar