şžair ve yazar. 19 eylül 1944, kayseri doğumlu. sökeli bir polis memurunun altıncı çocuğudur. kastamonu'da, 1955 yılında abdülhak hâmit tarhan ilkokulunu bitirdi. ailesi, ismet özel'in ilkokulu bitirdiği yıl kastamonu'dan çankırı'ya taşındı. ailenin çankırı'ya taşındığı yıl babası emekli oldu. ortaokula çankırı lisesinin orta kısmında başladı. çankırı'da dört yıl kalan özel ailesi daha sonra ankara'ya taşındı. lise biri de çankırı'da okuyan özel, ankara'da gazi lisesine başladı. lise sonda matematik dersinden kaldı ve bir yıl gecikerek mezun oldu. 1962 yılında ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesine girdi. birinci ve ikinci sınıfları ikişer yıl okudu. dört yıl sonra, okula devam etme imkânı olduğu hâlde, ayrılmaya kararı aldığı için siyasal bilgilerden ayrıldı. åžiire çocuk yaşlarda ilgi duydu. 1962 yılından itibaren düzenli ve disiplinli bir şekilde şiirle uğraşmaya başladı. siyasal bilgiler fakültesinde okuduğu yıllarda yirmi beş şiir yazdı. ilk şiiri 1963 yılında yelken dergisinde yayımlandı.

siyasal bilgiler fakültesine başladığı yıllarda kendini sosyalist dünya görüşü içinde tanımladı. 7 aralık 1963 tarihinde türkiye işçi partisine üye oldu. bu partinin genel merkezinde çalıştı, birçok faaliyetine katıldı. siyasal bilgiler fakültesi fikir kulübü yönetim kurulunda, yönetim kurulu sekreterliği yaptı. daha sonra bu kulüpte asbaşkan olarak görev aldı. 1966 yılında siyasal bilgiler fakültesinden arkadaşlarıyla birlikte dönüşüm adlı siyasi bir dergi çıkardı. beş sayı süren bu derginin hazırlanması ve sokaklarda satılmasında etkinlik gösterdi. sonradan adı dev-genç olarak değiştirilen fikir kulüpleri federasyonunun kurucuları arasında yer aldı.

1966 yılında ilk şiir kitabı geceleyin bir koşu'yu kendi yayını olarak çıkardı. sekiz yüz bin lira tutan baskı masrafını babasından aldığı iki yüz elli bin lirayla denkleştirdi. kitapların büyük bir kısmı tip'in teşkilatlarına dağıtıldı. kitaptan elde edilen meblağın tamamı partinin kasasına gelir olarak kaydedildi.

1967 yılında askere gitti. askerliğini sakıncalı bir onbaşı olarak sivas, konya, elazığ ve muş'ta tamamladı (1969). muş'ta askerliğini yaparken babası ahmet özel'i kaybetti.

1969 yılında, ant dergisinde yayımlanan bir açıkoturumda, toplumcu şiir anlayışının savunulması doğrultusunda etkili bir çıkış yaptı. 1969 yılı, bu çıkışın uzantısında değerlendirilebilecek halkın dostları dergisinin hazırlık çalışmalarıyla geçti. arkadaşlarınca derginin sahipliği ve yönetmenliğine seçildi. derginin istanbul merkezli olmasına karar verildiği için ankara'dan istanbul'a taşındı. burada, geçimini temin için artel yayın åžirketi adlı bir kuruluşta kısa bir süre çalıştı. halkın dostları'nın ilk sayısı mart 1970'te çıktı.

halkın dostları'nın ilk on iki sayısı ismet özel'in yönetiminde çıktı. ismet özel, on ikinci sayıdan sonra, aktif olarak dergide kalmasına rağmen, bazı sorumluluklarını arkadaşlarına devretti. yayın hayatı boyunca edebiyatımıza ve şiirimize ilişkin doyurucu yazılar yayımlama başarısı gösteremeyen halkın dostları, 12 mart 1971 muhtırası çerçevesinde on sekizinci sayısındayken sıkıyönetimce kapatıldı. ilk iki sayısı istanbul'da çıkan halkın dostları üçüncü sayısından itibaren (mayıs 1970) ankara'ya taşındı. nisan 1970'te ankara'ya dönen ismet özel, türkiye inşaat mühendisleri odasında işe başladı.

1969 yılında büyük yankılar uyandıran evet, isyan adlı ikinci şiir kitabını çıkardı. ikinci yeni etkisinin hissedildiği ilk şiirlerini geceleyin bir koşu'da toplayan ismet özel, bu kitabıyla, modern şiirimizin ikinci yeniyle kazandığı aşamayı özümsediğini gösterdi. ikinci kitabı evet, isyan'da şiirini bir ana fikre dayandırmaya, bir dünya görüşüyle buluşturmaya, yaşanan hayat ve yaşayan insanı merkeze alarak kurmaya ayrı bir önem atfetti. imge yoğunluğunun öne çıktığı şiirlerini, şiirin yapısını zedelemeden insan ve hayatla buluşturmada gösterdiği başarı, modern şiirimizin ikinci yeniyle elde ettiği kazanımlara yeni bir açılım getirdi. evet, isyan'ın gördüğü büyük ilgi bu açılımın beklendiğinin, bağlantının doğru kurulduğunun bir başka kanıtıydı.

ismet özel'i, ikinci kitabı evet, isyan'a ve oradan halkın dostları'na ulaştıran süreç, 1965 yılında åžiir sanatı dergisinde yayımlanan "partizan" şiiriyle başlatılabilir. "partizan"la başlayan süreç, aynı yıl yayımlanan "çağdaş bir ürperti", "bir devrimcinin armonikası", "sevgilime bir kefen" şiirleriyle güçlenmiş, 1966 yılında cemal süreya'nın dergisi papirüs'te yayımlanan "kan kalesi" ve "evet, isyan" şiirleriyle iyice somutlaşmıştır. ilk kitabını 1966 yılında çıkarmasına karşılık, 1965te yazdığı ve şiirini yeni bir aşamaya taşıdığının göstergesi sayılan bu şiirleri ilk kitabına almayışı, ismet özel'in kendi şiirine dair bilinçli bir istikamet fikrine sahip olduğunu göstermektedir.

bütün şiiri boyunca, ilk plânda telâffuz edilen; ifadeyi sıkıştırarak yoğunlaştırmaya, kelime seçimine, ses unsuruna, imge yoğunluğuna, bütünlük ve mısraya verdiği önem ismet özel şiirinde şiir işçiliğini en üst seviyeye çıkardı. özellikle ikinci kitabından sonra, şiiri imge ve hayalden ibaret görmenin sonucunda insan ve toplumdan kopararak kendi içinde bir kısır döngüye sıkıştıran anlayışlara karşı, şiiri bir dünya görüşünün içinde tutmaya özen gösteren; fakat şiirde ilk gayenin yazılan metnin şiir olması gerekliliğini unutmadan; şiiri bir dünya görüşünün yedeğine; ikinci plâna atmadan, şiirinden, hem içinde yaşadığı çağın belâlarına maruz kalmış insanın izlenebilmesi hem insanın ontolojik boyutuna ilişkin temel meselelerin araştırılmasının daima öncelenmesi, hem de içinde yaşadığı topluma hitap edebilmesi, bir şair olarak kendi anlamını ve şiirinin anlamını içinde yaşadığı toplumun anlam dünyasında araması onu türk şiirinin büyük ustaları katına taşıdı.

1971-72 yıllarında, hacettepe üniversitesine girmeden önce, bir eczanede kalfa olarak çalıştı. 1972 yılında hacettepe üniversitesi fransız dili ve edebiyatı bölümüne girdi. buradan 1977 yılında mezun oldu. buradaki öğrenciliği boyunca annesiyle birlikte yaşadı. babasından kalan emeklilik maaşıyla geçindiler. bu yıllarda okul ve şiir bütün hayatını kapladı.

1970'li yılların başlarında kendisine bir din, bir yaşama biçimi olarak müslümanlığı seçti. 1974 yılında sezai karakoç'un çıkardığı diriliş dergisinde yayımladığı "amentü" adlı şiirle müslümanlığını herkese ilân etti. 1975 yılında, yaşadığı dönüşüme şahitlik eden şiirlerin toplandığı üçüncü şiir kitabı cinayetler kitabı'nı çıkardı. aynı yılın sonlarına doğru (ekim 1975) ticaret bakanlığında memur olarak çalışmaya başladı. ocak 1976'da necla aslandoğdu'yla evlendi. bu evlilikten hasan sacit (1976), oruç (1978), esma bike (1983) ve hesna begüm (1986) adında dört çocuğu oldu.

ismet özel'i "amentü" şiirine getiren süreci şiirlerinden izlemek mümkündür. çeşitli yazı ve söyleşilerinde kendisini hem sosyalizme hem islâmiyet'e getiren birinci sebebin şiir olduğunu belirtmektedir. åžiire başlamaya karar verdiği yıllarda öncelikli olarak yazacağı şiire (kuracağı yapıya) bir temel arayışına giriştiğini, bu arayışı çerçevesinde lise son sınıftayken düzenli olarak kuran-ı kerim meali okuduğunu, meal okumaya başlamadan önce büyük bir özenle abdest aldığını; ama aldığı, dinden bağımsız eğitim neticesinde bu çabasını anlamlandıramadığını, iç dünyasında bir karşılık bulamadığını belirtmiş, arayışı onu sosyalizme götürmüştür. åžiiri, insanın mahiyetinin kavranışına dair özel bir bilgi alanı sayan ismet özel, bütün şiiri boyunca, varoluşunu merkeze alarak giriştiği araştırıcı tavırdan vazgeçmedi. varlık sırrına erme çabası onu "amentü"ye kadar getirdi. kendisini sosyalizme götüren sebepler neyse, o sebepler sayesinde müslümanlığa ulaştığını beyan etti. müslümanlık seçimi bazı çevrelerde, "oysa ona nâzımın yerini hazırlamıştık", şeklinde değerlendirildi. fakat o çevreler ismet özel'i, müslüman olduktan sonra da "nâzımdan sonraki süvari" olarak anmaktan kendilerini alamadı.

müslümanlığını kamuya açıkladıktan sonra ilk şiirini modern şiirimizin öncülerinden sezai karakoç'un dergisi diriliş'te yayımladı. sezai karakoç'la tanışmasına, mülkiye çevresinden; fakat edebiyatla ilgisi bulunmayan ortak bir tanıdıkları aracılık etti. turgut uyar, cemal süreya, edip cansever, ece ayhan, behçet necatigil gibi türk şiirinin önemli şairleri tarafından şiirinden övgüyle söz edildi. bir sohbetlerinde cemal süreya'nın, "ismet özel müslüman olduktan sonra da şiirini değiştirmedi", demesi üzerine sezai karakoç, cemal süreya'ya, "önceden de bizim gibi yazıyordu", diyerek ismet özel şiirine bakışını ortaya koydu.

1977 yılında yeni devir gazetesinde köşe yazarlığına başladı. yeni devir'de çalışmaya başlamadan önce ticaret bakanlığındaki memuriyetinden istifa etti (18 nisan 1977). 1977-79 ve 1981-82 yılları arasında yeni devir'de gazete yazarlığı yaptı. yeni devir'le başlayan yazı hayatı değişik aralıklarla milli gazete ve yeni åžafak gazeteleriyle gerçek hayat dergisinde sürdü. dikkatlerin kuran-ı kerim'de yoğunlaşmasını sağlamak, islâmi siyaset yaklaşımına destek vermek amacıyla sürdürdüğü yazılarına, 4 ağustos 2003 tarihinde, "bir zamanlar bir ismet özel vardı" (milli gazete) başlıklı yazısıyla son verdi.

1977 yılından başlayarak kaleme aldığı gazete yazılarının çoğunu kitaplar hâlinde bir araya getirdi. sanattan siyasete, kültürden bilime birçok konuyu ele aldığı yazılarında bir müslümanın kendi dayanaklarına bağlı kalarak dünya karşısında etkin olabilmesinin imkânlarını araştırdı. yazılarında güncel siyasi gelişmelere nadiren yer verdi. böyle yazılarında dahi, söz konusu güncelliğin eskimesine karşılık, yazılarının değerinden hiçbir şey kaybetmemesi, istisnai bir kalem olduğunun göstergesi sayıldı. ingilizce, fransızca, almanca ve ispanyolca bilen ismet özel, 1970'lerden itibaren türk düşünce hayatının merkezinde duran yazarlardan biri oldu.

1978 yılında ilk düzyazı kitabı üç mesele'yi çıkardı. teknoloji, medeniyet ve yabancılaşma kavramlarının merkeze alındığı bu kitap düşünce hayatımızda bir milât kabul edildi. osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren, başlayan çöküşü durdurabilmek için ileri sürülen batılılaşmaya ve bu anlayışın içinde yer tutmakla birlikte bazı islâmcı düşünürlerce savunulan, "batı'nın teknolojisini alalım; ama ahlâkından uzak duralım", şeklinde özetlenebilecek anlayışın imkânsızlığını savundu. hem bağımsız bir kitap olarak kaleme aldığı üç mesele'de hem gazete yazılarında, dünyanın işleyişini kontrol eden egemen gücün kontrolünden çıkabilme şartı olarak, farklı bir değerler sistemi içinde kendi dünyasını kurma gerekliliğini dile getirdi. yazı hayatı bu temel kaygı çerçevesinde gelişti.

bu yazıların içinde ayrı bir yer tutan cuma mektupları'nda türkiye'nin çıkış yolları üzerinde yoğunlaştı. türkiye'nin yaşadığı kimlik krizine reel cevaplar aradı. dünya sistemi adını verdiği güç odaklarınca tedavüle sokulan küreselleşme, evrensellik, hümanizm, demokrasi, insan hakları, çevrecilik... gibi kavramları ve böyle kavramlar karşısında kendilerini edilgin bir konuma yerleştiren anlayışları sert eleştirilere tâbi tuttu. anti-kapitalist, anti-emperyalist bir çizgide ilerleyen yazılarında türkiye'nin çimentosunun islâm olduğu fikrini savundu.

cuma mektupları ilk önce millã® gazete'de, haftada bir cuma günleri yayımlandı ve bu yazılar cuma mektupları'nın ilk beş cildinde toplandı. millã® gazete'de, 4 kasım 1988de başlayan mektuplar 3 nisan 1992de bitti. dokuz yıllık bir aradan sonra ikinci defa, haftalık haber dergisi gerçek hayatta başladı. "kimin restini görmek kime düşer?" (gerçek hayat, s: 33, 8 haziran 2001) adlı mektupla yeniden başlayan "cuma mektupları", gazete yazılarına son vermek şeklindeki kararının uzantısında, "åžuara-i türkã® vü menafiã® millã®" (gerçek hayat, s: 136, 30 mayıs 2003) başlıklı mektupla son buldu. türkiye'nin özgürlük şartının islâm olduğunu vurgulayan mektuplar bir bütün olarak on ciltte toplandı.

1980 yılında, şiir anlayışını ortaya koyduğu şžiir okuma kılavuzu'nu yayımladı. dünya karşısında türk şairinin durduğu yeri gösteren bir başyapıt olan åžiir okuma kılavuzu'nu, sanat olayı (s: 13, ocak 1982), yazko edebiyat (s: 18, nisan 1982), yeni gündem (s: 16, 16-28 åžubat 1985; s: 17, 1-15 mart 1985; s: 18, 16-31 mart 1985; s: 19, 1-15 nisan 1985) dergilerinde yazdığı altı yazı ve dergâh dergisinin ilk yılında (mart 1990-åžubat 1991) yazdığı on iki yazıyla genişletti. bu yazılarla daha bir bütünleşen åžiir okuma kılavuzu, türk şiirinin ve modern şiirin kavranışına köklü katkılar yaptı.

1980 yılında yeryüzü yayınları'nın yönetmenliğini üstlendi. 1988-94 yılları arasında çıdam yayınları'nı kurdu ve yönetti. kanal 7 televizyonunda haftada bir yayımlanan, ismail kara'nın sunduğu, "ismet özel'le başbaşa" adlı programda entelektüel gündeme ilişkin görüşlerini anlattı. ismail kara'yla yapılan bu program, 22 ocak 1995 tarihinde başlayıp 26 eylül 1997 tarihinde bitti. arada atlama olmadan yaklaşık üç yıl sürdü.

18 nisan 1977'de ticaret bakanlığındaki görevinden istifa ederek yeni devir'de çalışmaya başlayan ismet özel 1979 yılında buradaki işinden ayrıldı. 1979-81 arası işsiz kaldı. bu dönemde kütüphanesinden kitap satarak ailesinin geçimini temine çalıştı. aynı dönemde bir mimarlık dergisine mimariyle ilgili tercümeler yaptı. 1981 yılında kültür bakanlığı istanbul devlet konservatuarında fransızca okutmanı olarak çalışmaya başladı. yökten sonra bu kurumun adı mimar sinan üniversitesi devlet konservatuarı olarak değiştirildi. burada on sekiz yıl çalışarak emekli oldu. akabinde bilgi üniversitesinde klâsik ve modern şiir dersleri vermeye başladı.

1984 yılında dördüncü şiir kitabı cellâdıma gülümserken'i çıkardı. 1987 yılında ilk dört kitabını, erbain / kırk yılın åžiirleri başlığı altında topladı. erbain'den sonra uzun bir süre şiir yayımlamadı. ocak 1992de yayımladığı, "mevsimlerin insana yaptığı fenalıklar" (dergâh, s: 23, ocak 1992) adlı şiiri, haftalık haber dergilerinde, "ismet özel yeniden şiire merhaba dedi" başlıklarıyla haber yapıldı (tempo, 12 ocak 1992). "ismet özel, bir yıllık bir aradan sonra, yine dergâh dergisinde bir şiir daha yayımladı: of not being a jew" (nokta, ocak 1993). uzun bir aradan sonra çıkardığı bir yusuf masalı adlı yeni şiir kitabı bazı günlük gazetelerin birinci sayfalarından, "hani åžiir bitmişti?" başlıklı haberlerle duyuruldu (yeni åžafak, 30 aralık 1999). 2003 yılında şiirlerinden yapılmış bir seçki olan çatlıycak kadar aşkã®'yi yayımladı. bu kitapta, 1992'den itibaren değişik yıllarda yayımlanmış yedi yeni şiirine yer verdi. son şiir kitabı of not being a jew, 2005 yılında yayımlandı.

1988 yılında çıkardığı waldo sen neden burada değilsin'de hayatını anlattı. otobiyografisini, türkiye'nin yakın tarihi üzerine kurdu. kitapta, yaşadıklarını birebir anlatmak şeklindeki alışılageldik biyografi metinlerinin dışına çıkarak, hayatında merkezã® bir yer tutan şair, komünist ve müslüman kelimelerinin toplumsal bağlantılarını açığa çıkaran bir bakış açısı geliştirdi. 1989 yılında annesi sıdıka özel'i kaybetti.

ilk şiiri 1963'te yayımlanan ismet özel'in şiirleri bugüne değin yelken, türk dili, dönem, dost, mülkiye, evrim, yapraklar, devinim lx, åžiir sanatı, papirüs, yeni dergi, halkın dostları, diriliş, sanat olayı, hürriyet gösteri, dergâh, adam sanat, gerçek hayat, merdiven åžiir dergilerinde ve "http://www.ismetozel.org" adlı internet sitesinde yayımlandı. "ils sont eux" ve "otoyoldaki kavşakta kavrulmuş ruh satıcısı" adlı şiirleriyle birlikte son kitabında yer alan "john maynard keynesten nefretimin yirmi sebebi"nin bazı bölümleri (11, 12, 13, 14, 15, 18, 19, 20) hiçbir dergide yayımlanmadan kitaplarına girdi. bugüne değin yayımladığı her şiirini hiçbir değişikliğe uğratmadan kitaplarına alan ismet özel'in şiirleri ingilizce, fransızca, rusça ve letoncaya tercüme edildi.

taşları yemek yasak adlı kitabıyla türkiye yazarlar birliği deneme ödülünü (1985) ve 16-20 eylül 1991 tarihleri arasında yapılan 12. dünya åžairler kongresince verilen uluslararası yunus emre ödülünü kazandı. åžilili şair gabriela mistreal'ın nobel edebiyat ödülünü alışı münasebetiyle her yıl bir ülkeden bir şaire verilen "gabriela mistreal nişanı" ödülüne, ödülün ellinci yılında türkiye'den ismet özel lâyık görüldü (1996). 2005 yılında türkiye yazarlar birliği "üstün hizmet ödülü"nü aldı.

son yazılarında dünyayı kurtaracak hareketin merkezine türkiye'yi öneren ismet özel bugüne değin kamu nezdinde sergilediği tavırla, şiir ve yazılarında sergilediği tavırla bu memleketin çocuklarını şahsi menfaati için satmadığını gösterdi; cesaretin, adalet ve ahlâkın, dürüstlüğün doğduğu kaynak oldu.

(memleket dergi, no 1, nisan 2006)
devamını gör...
severiz siirlerini..kendisini de... iyi sair iyi müslüman,,,sehadet de ederim...soylu bir gelenegin en son ayakta ve hayatta kalan tek temsilcisi diyebiliz..turgut uyar okumuslugu siirlerine sinmistir...
devamını gör...
"biliniyor
bizim mahsustan yaşadığımız
biliniyor
şarkıların sırası bizde
biliniyor
hayat bizden razıdır
biliniyor
otların sarardığı yerlerde güneş
kurşunun değdiği tende heves kalmıştır."
devamını gör...
"......
uzak nedir?
kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
başım açık, saçlarımı ikiye
ortadan ayırdım
kimin ülkesinden geçsem
şakaklarımdaki dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim
......."*
devamını gör...
köleler, karavaşlar;

sizin için çok kelime biriktirmiştim.
kanla kirlenmiş evraklar taşımıştım kolumun altında..

ve onlarca dize!

hançeri ellerinde neşter kılan dağlı arkadaşlarımın o kadim hikayesi hakkında.

sevgiler ürkütür, aşk hakkında.

sonra..
sadece şunu demeye karar verdim;

su içtiği tasın ona 'merhaba' dediği bu adam, denize ayaklarından önce dilini sokan tek şairdir.

şimdi hepiniz iman edin!
devamını gör...
ismet özel şairdir, evet ama bir o kadar da düşünürdür, filozoftur. hayatın anlamı hakkında ihl sözlükteki enrtylerin toplamı kadar düşünce üretmiş. anlam uğruna hayatını harcamış biri hakkında hüküm verirken biraz daha dikkatli olunmalıdır.
ha düşüncelerini, "anlam"a dair görüş ve önerilerini beğenmiyor olabilirsin. bu sana ismet özel'i ruhat mengi'yle eşitleme absürtlüğünü bağışlamaz.
devamını gör...
anlaşılmamış , anlaşılmadıkça anlatımını zorlaştırmış filozof, şair , yazar. sağa sola bakıp ulusalcı oldu diyenleri görse güler mi ağlar mı bilinmez ama yarın huzuru mahşer de hesabını sorar gibime geliyor. bu arada çok güzel ilahi okur.
devamını gör...
münacaat'tan:

...
şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
...
satırlarının şairi.
devamını gör...
insanları iki kategoriye ayıran kişidir: bakanlar ve görenler. sözlük yazarlarının çoğunlukla ikincilerden olması en büyük dileğimdir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar