841.
sözlükte hakkında konuşulup durulması insanın içini baydıkça baymış üç adamdan biridir...

müslüman ahlakından, edebinden, haysiyetinden dem vurup duran adamlar, bir onun başlık altında, bir bunun başlık altında mücahitlik oynamayı işten sayıyorlar.

kul hakkının, eleştiriyle gıybet arasındaki ince çizginin farkında en çok olması gerekenler; o çizgiyi en çok ihlal edenler ne yazık ki...

şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya rabbi!!!

devamını gör...
844.
derneği, söylemleri, kitapları iş yapmadıkça, ortalığı velveleye veren bir söylemi piyasa sürülen şair, yazar, düşünce fakiri.

tedavülden kalktığını gerçeğini kabul etmeyen fanatik okuyucuları, dinleyicileri ve savunucuları gözümde, fethullah gülen savunuculuğunu tuhaf reflekslerle sürdüren düşünce fakirlerinden farksızdırlar. zira iki taraf da benim gözümde körü körüne müdafaa etmenin, zihni kiraya vermenin ve hayatı anlamama noktasındaki yoğun çabanın örneğidirler. uzatmayacağım bu kez.

-ismet özel, islami hareketin temel mantığını, amaçlarını ve nebevi hareket metodunu idrak edememiş, islami hükümler ile insan düşüncesi arasındaki kalın çizginin rengini fark edememiştir.

-ismet özel, bir savruluş hikayesidir. bazen ahmet hakan'ın söylemlerinin dahi kendisinden daha düzenli ve disiplinli bir serüveni olduğunu düşünüyorum. haksız mıyım? belki haksızım ama nihayetinde iki isimin savruluşu içerisinde ahmet hakan'ın savruluşu benim için daha az yorucu.

-ismet özel, irtica elden gidiyor, tehdit değil teklif gibi kitapların yazarı olarak kalsa idi gözümüzde düşünce adamı ve kanaat önderi olarak kalacaktı. bugünkü haliyse daha çok bir düşünce meczubunu andırıyor.
devamını gör...
846.
eğer yanlış görmedi isem -ya da gördüğüm zatı kendisine benzetmedi isem- bugün aksaray'dan eminönü'ne tramvayda beraberce gittiğimiz zat.
nedense kanım kaynadı şimdi. bizden biri gibi geldi bana.
devamını gör...
848.
bazı ahmaklar sözde ironi yapıyorum diyerek suyu bulandırmaya çalışsa da işin aslını bilenler onun nerede durduğunu çok iyi bilirler.türkiye'de onurlu duruşundan bir milim taviz vermemiş adamdır.bu ahmaklar onun için savruldu derler çünkü oturmadıkları gavur kucağı kalmamıştır.namuslu birini görünce de arsızca saldırırlar çünkü herkes namussuz olunca sorun onlar için ortadan kalkmış olacak.

yalnız o herkesler
o herkesler kendine akarak boğulan
ve sürdüren güleç bir kocamışlığı * *
devamını gör...
850.
ismet özel peygamber değil ki her dediğini kabul edelim; ama şurası kesin ki içinde bir sızı taşıyan bu adam bizim vazgeçemeyeceğimiz bir münevverdir. aykırı duruşu, entelektüel bakışı bize her zaman yol gösterdi.
devamını gör...
851.
ismini kullanarak caka satma çalışanlara zerre kadar kıymet vermeyen yazardır.



--- alıntı ---

"neye emek verdiğimi anlamayan insanların benim adımı ağızlarına almalarından oldum olası büyük bir rahatsızlık duyarım. ilk yazımda dedim ki kitle iletişim araçları vesilesiyle yazı işine giren bir müslüman'ın vazifesi dikkate değer şeyler yazmak değil yazdıklarıyla dikkatlerin kur'an-ı kerã®m'de yoğunlaşmasını sağlamaktır. dikkatler benim yazdıklarım vesilesiyle kur'an-ı kerã®m'de yoğunlaştı mı? hayır, hiç öyle olmadı.."

--- alıntı ---

devamını gör...
852.
“biz türkler mekke ve medine’nin bekçiliğini yapmaktan aciz kaldığımız için, kendi sözümüzün geçecebileği toprağı kıskançlıkla elinde tutan insanlarız.” demiş . ne güzel demişâ€¦
devamını gör...
853.
geçenlerde tramvay'da karşılaşmıştım. şöyle bir kaç kez baktım o mu değil mi diye? sonra eve gelince internetten görselini aratıp buldum ve o olduğuna kanaat getirdim. adama kanım kaynadı birden. bizden biri gibi gelmişti bana. ama sözlükteki savunucularını görünce yine kendisine karşı bende -kendisinden dolayı olmayan- bir antipati hasıl oldu.

ey ismet özel savunucuları! böyle devam edin. kala kala dünyada tek kişi kalacaksınız böylelikle.
devamını gör...
856.
okurum, anlamaya çalışırım, okuturum,severim,saygı duyarım ha bunlara onun ihtiyacı yoktur o başka mesele ama üstad son zamanlardaki çıkışlarıyla"sözün odun gibi olsun ama dosdoğru olsun." sözünü yanlış sözler içinde uyguluyor.yanlış sözler odun gibi olunca çok can acıtıyor üstad.edeb ile hürmetler sunarız kendilerine.
devamını gör...
860.
büyük olaylar olur, büyük olayları küçük insanlar dedikodu vari sakız niyetine çiğnerler. işte o anlarda şu dizeleri can damarı olur size;

‎aldanma bunlar tayfa değil!
burada doğdu hepsi
denize hiç açılmadılar
denizi sen kadar bile
tanıyan yoktur aralarında

her biri uzak bir beldeden geldi
sanılsın istiyor yosmalar
böylece saygın fahişeler
arasına katışacaklar
müptezel birer facire ofsalar da.
tecimenler, onlar da sahi değil
onlar da olmayan tayfaların
gemilerinden çıkan malları
sattıklarına inandırmak istiyor
şehrin acemi insanlarını
!!!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar