istanbul arkeoloji müzesi

türkiye de müze olarak yapılan ilk binadır. osman hamdi bey 1881 senesinde müdürlüğŸüne atanmışŸtır. kendisi ölene kadar müze için antika toplamışŸtır. 1896 yılında yılında ziyaretçilere açılmışŸtır. koleksiyonu genişŸledikçe 1902 ve 1908 senelerinde binaya ekler yapılmışŸtır. bünyesinde bir hayli çok grek-roman antikaları barındırır.
devamını gör...
ukde: mutevehhim
ukdecinin yorumu: aa

çeşitli kültürlere ait bir milyonu aşkın eserle, dünyanın en büyük müzeleri arasındadır. türkiye'nin müze olarak inşa edilen en eski binasıdır. 19. yüzyılın sonlarında ressam ve müzeci osman hamdi bey tarafından imparatorluk müzesi olarak kurulmuştur ve 13 haziran 1891 tarihinde ziyarete açılmıştır.
devamını gör...
çok güzel bir kütüphanesi mevcuttur. içerisinde nadide eserlerin, el yazmalarının olduğu bir kütüphanedir. bir de çok keyifli, bol muhabbetli, şen şakrak bir kütüphane sorumlusuna sahiptir. öyle ki "sık sık gelin, yine beklerim" gibi ifadeler ile uğurlar sizi. kütüphanenin içerisi ferah ve tam anlamı ile doğu ruhunu taşımaktadır. camlarında rengarenk ve kocaman açan kaktüsler ise ayrı bir hava katmıştır kütüphaneye. büyük bir kapıdan girdikten sonra önce tarihin sonrasında ise doğunun ve kitapların kokusu gelir burnunuza, birazda toz tabi ama astımlıya bile şifa verecek bir tozdur kendisi. pencerelerinden dışarısını akşam güneşinde izlemek ise cabası. istanbul'da sanırım kafanızı dinleyebileceğiniz, 13-15. yy'dan kalma elyazmaları sayesinde tarihe dokunup bilgi ile konuşabileceğiniz, en önemlisi oturup hem okuyup hem de rahatça düşünebileceğiniz nadide yerlerden bir tanesidir.
devamını gör...
müzeye ulaşmak için çıkılan yokuş, taş yollar, yolun sağında ve solunda yer alan ağaçlar ve biraz yorulduktan sonra varılan güzel bir tarihi bahçe. bu eforun sonrasında yakılan bir sigara her şeye değiyor lan.

edit: resimler haricinde gördüğüm en güzel sappho büstü burada.
devamını gör...
çeşitli kültürlere ait bir milyonu aşkın eserle, dünyanın en büyük müzeleri arasındadır.
türkiye'nin müze olarak inşa edilen en eski binasıdır. 19. yüzyılın sonlarında ressam ve müzeci osman hamdi bey tarafından imparatorluk müzesi olarak kurulmuştur ve 13 haziran 1891 tarihinde ziyarete açılmıştır.

https://tr.wikipedia.org/wi...
devamını gör...
bu yaz gitme fırsatı bulduğum ve antik mısır dönemi eserlerinde nitelikli, büyük artışlar gördüğüm güzide müze. gülhane'nin hemen üstündedir. gezilesidir. kulakta klasik batı müziği ile hoş oluyor.
devamını gör...
ortadoğu coğrafyasından ve anadolu'dan çok acayip fena halde güzel tarihi eserler barındıran müze. dünyanın en eski yazılı antlaşması kadeş de bu müzededir. mezapotamya bölümündeki çivi yazısıyla yazılmış bazı "belgeler" özellikle de tarih veya hukuka ilginiz varsa camın önünde çömüp "bunlar ne güzel şeyler lan siz neler yapmışsınız böyle eski âdemler" dedirtiyor.
işte size kendim çekimlediğim birkaçı:

nişanı bozan erkek hakkında mahkeme kararı: milattan önce 2035


cinayetle ilgili mahkeme kararı:


bir borç senedi:


bunların dışında çarpım tablosu tableti ve ilk yazılı aşk şiirinin tableti de var ve daha bir sürü şey.
devamını gör...
gezerken çarptığım mermer lahit yüzünden yarısını gezebildiğim müze. sol bacağımda bir haftadır misafirim olan morluk müze hatırasıdır bana. izlenimlerimi zaman zaman sizlerle aktarmayı sürdüreceğim. bu kadar zamandır önünden geçerim ilk defa içerisine geçtiğimiz hafta girdim. kendimi esefle kınıyorum.
devamını gör...
iskenderin lahti, ağlayan kadınlar lahti gibi insanı heyecanlandıran daha nice parçaların görülebileceği istanbul ve türkiye için önemli bir müzedir. 3 binadan oluşur. ve bahçesinde de bir çok eser sergilenir. osman hamdi bey tarafından kurulmuştur. zaten içeride onun ab-ı hayat çeşmesi eseri ve çeşmenin kendisi de mevcuttur. zamanlar arası seyahat ancak arkeoloji ile mümkün olabilir.
devamını gör...
binanın üst katları kapalıdır, yalnızca alt katı gezebilirsiniz bu aralar. ne kadar süre kapalı kalacağı belirsizmiş ama en az 1 yıl diyor oradaki çalışanlar. yani bir hevesle görmek istediğiniz hiçbir şeyi göremeyebilirsiniz. çok beğendiğim birkaç şey gördüm, en azından gezimin güzel geçmesine vesile oldu. ayrıca hediyelik bölümünde de güzel şeyler var ama daha çok turistler alsın diye yapılmış galiba, bana pahalı geldi fiyatları. oysa ben de dünyanın en eski aşk şiirini almak isterdim, zaten orijinalini göremedim, bari miniği bende olurdu. yalnız o şiiri de bir kadın, evleneceği adama yazmış, adam da ya komutan ya da devlet lideriydi. nasıl sözler var, gülmekten karnım ağrıdı. yok hayatımın ışığı, yok bal dünyam, yok evrenin efendisi. herife nasıl gez vermiş, anlatamam.

onun haricinde mekanın avlusunda çinili köşk ve sanayi-i nefise mektebi var, onlar da gezilebilir. çinili köşkün içindeki eserlerden ziyade binanın güzelliği dikkat çekiyor. bilmiyorum, eserler fazla değildi sanırım, çok boş geldi. ama bina çok güzel. oradan çıkıp gülhane'de huzurlu bir yürüyüşle bir gezinin sonuna gelebilirsiniz, kuş sesleri eşliğinde tabi. iyi gezmeler.
devamını gör...
açıköğretim ve örgün öğretim güzel sanatlar dersi için ödev olarak bu müzeye gidip bir eserle selfie çekmek ödevi verildi. bayağı bir öğrenci giriyor bu kümeye. çarşamba günü müzeye ödevi icra etmek üzere şahsımı götürdüm. herkes güzel gözüken yunan heykelleri ile selfie çekinip duruyordu. ben de 4-5 tane çekindim ama gene ilk gittiğimde olduğum yere mıhlayan bölümle beraber çektiğim selfieyi kullandım. ilginç konulu çiviyazılı belgeler bölümü. 4 bin yıl öncesine ait tablete yazılı mahkeme kararları, ilk aşk şiiri, tapu devrine dair belge, kadastro belgesi... 4 bin yıl abi. dört bin yıl.

adam bunu taşa işliyor. bizim bürolarda da icra talebinin qr kodunu kopyalanıp diğer taleplere yapıştırılıyo ıslak imzayla ve programla uğraşmamak için. lel.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar