istanbul sakinlerinin sakin kafa ile düşündüklerinde yapmaları beklenen eylem.

eksi vermeden bi okuyun ama.*

arkadaşlar sayın ekrem imamoğlu'nun 31 mart seçimleri için verdiği vaatler sayın cumhurbaşkanı tarafından bile eleştirildi.
seçim yenilenme kararı alınıp mazbatası elinden alınınca o vaatler hemen kendi başkan vekilleri öncülüğünde kabul edildi. hatta öğrenci akbili için 50 liralık vaat bir adım ötesine geçilip 40 lira yapılarak.
şimdi sayın yıldırım yeni yeni vaatlerle istanbullunun karşısında. daha önce verilmeyen vaatler şimdi veriliyor. demekki oluyormuş.
şimdi düşünüyorum da 23 haziranda sayın imamoğlu kazanacak olsa hükümet tekrar kazanmak için 5 sene boyunca ne çalışmalar yapar kim bilir.
akla gelmeyecek yatırımlar, indirimler ve daha neler neler.

ayrıca bu durum hükümet partisinin dilinin yumuşamasına da vesile olur.
baksanıza 31 marttan sonra normal seçim havasına nasıl da dönüverdik. eğer sayın yıldırım kazanırsa hükümetin minnet duyacağı ortamın ortadan kalkma riski de var.
bu yüzden istanbullulara istanbul'un ve hükümet partisinin hayrına olacağını düşündüğüm bir karar vermeleri herkesin hayrına olacak gibi geliyor.
tabi bu bir düşünce.
devamını gör...
istanbul'un hayrını bilmem kendim için vermeyeceğim oydur. ilerde bunlar dine herşeyi yapabilecek kapasitedeler. kaç senedir kinlendiler. sanki ellerinden açık giyinme, dindar olmama gibi özgürlüklerini aldık. bugün kapalı bir kadın araba kullandığında kinlerini nefretlerini nereye kuscaklarını şaşırıyorlar. ellerine güç geçerse neler yaparlar hayal edebiliyorum. geçmişe bakmak yeterli.
devamını gör...
ben vaatlerde geçici indirimlerde değilim. bunlar seçim zamanı ortaya konur, uygulanır. asıl mühim hadise süreklilik arz edecek konuların dikkate alınmasıdır. şöyle izah edeyim;

bugün demokratların müslüman camiaya karşı eli açık davranması cumhuriyetçilerin zoruna gidiyor. belediyeye ait nice bina, sosyal tesis, gençlik merkezleri vb. fırsatlar öncelikli olarak demokratlara, sonra müslümanlara, kalanlar ise diğerlerine sunuluyor. topluma doğrudan dokunma imkanı bulamayan ve bu hizmetlerden geri kalan cumhuriyetçiler ve yandaşları siyaseten ilerleyemiyor, toplumdan uzaklaşıyor. peki bu güç chp'nin eline geçerse ne olur?

ateizm ve deizm gibi akımların yayılması için hizmet eden kurumlara,
lgbt gibi aşağılık oluşumlara,
köhnemiş kemalist zihniyetin yeniden hortlaması için çaba sarf edenlere,
ulusalcı geçinen kafatasçılara,
kısacası tüm seküler camiaya hayatlarında nasip olmamış bir güç teslim edilir.

böyle olursa ne olur?

bugün dernek/kuruluş/stk/cemiyet/cemaat gibi yapıların verdiği amansız hizmetlere rağmen iki ileri bir geri giden toplumsal ahlak yerle yeksan olur. mevcut yasalara direnerek yapılan tüm hizmetlerimiz rafa kalkar, yerine müslüman vicdanının asla kabul etmeyeceği rezillikler alır.

bugün demokratları eyyamla suçlayanlara tek sözüm yok. konuştukları hak'tır. ancak çok iyi biliyoruz ki yarın cumhuriyetçiler herhangi bir yönetim organını ele geçirince aynı haltı yiyecekler. peki bu müslümanlar ucundan eriştiğimiz bu imkanları da kaybettiğimizde neye/nasıl/ne için sevinecekler? herkes durup bir düşünsün.
devamını gör...
ben hayatımda müslümanların en fazla yozlaştığı zamanı bu iktidar zamanında gördüm. deizim de ateizm de bu ülkede en çok bu iktidar zamanında arttı. başörtülü ama Allaha inanmayan gençler türedi. bunu ben değil üniversite hocaları söylüyor.

Link1

Link2

Link3

arkası karanlık partinin taraftarlarının ibb seçimleri ile ilgili tek endişeleri rant kapılarının kapanması. onların toplumun ahlakı ile ilgili hiç bir endişeleri yok.

Bakın burda ibb faaliyet raporundan alınan resmi rakamlar var iktidarın vakıflarına nasıl oluk oluk milletin vergisi akıtılıyor.

bunlar bir de resmi rakamlar. bunun dışında belediyedeki işlerinin halli için kim ne kadar bağış adı altında buralara kaynak aktarıyor bilemiyoruz.

mesela bu yardımların dışında arazi tahsislerinin değerinin 1 milyarı geçtiği söyleniyor.

istanbul beykoz'daki ismi lazım değil vakıflarının orman arazisine yaptıkları binaları bir görün.

kimse milletin vatandaşın milyonlarca lirasını vatandaşın izni olmadan bu ekonomik ortamda kendi yandaş vakıflarına aktaramaz. bunda kamu yararı falan yok.

o yüzden bu cihetten bakınca imamoğlu gelirse en azından vatandaşın parası vatandaşın cebinde kalır, vatandaşa hizmet olarak döner bu çakma sivil toplum örgütü görünümlü yerlere gitmez.

he eğer ekrem imamoğlu da buna benzer şeyler yaparsa elbette ona da karşı çıkarız. ama tüm bunlar ortada iken adam daha gelmeden böyle böyle yaparlar demek sadece evhamdan veya iftiradan ibarettir.
devamını gör...
(#6625256)

yazar diyor ki, benim onay verdiğim kurumlara deli gibi para akıtılmasında sorun yok ama bizden başkası gelirse toplumun ahlakı bozulur. ama şunu söyleyemiyor ,kendi zihniyetinde olan anadolu köylerinin çoğunda insanlar eşeklere,koyunlara ,köpeklere tecavüz ediyor..

biz baştayken toplumsal ahlak harika, ama başkası gelirse toplumsal ahlak yerle yeksan olur zihniyetine yazıklar olsun!


tanım : kişilerin tercihi olan ve kimsenin karışamayacağı eylem.
devamını gör...
bugün türkiye'de hiçbir parti kendi eski politikasını, ideolojisini korumuyor. akp, chp, mhp, hdp ve iyi parti için de aynı durum söz konusu. hiçbir seçmen oy verdiği parti için kusursuz tanımını yapamaz. ülkedeki seçim işi artık parti işini çoktan aştı.

istanbul ne halde biliyor musunuz? istanbul'un ataşehir ilçesinde polis karakolu sadece ahşaptan yapılmış. kapısı yoktu iki sene önceye kadar geçenlerde yeni normal otopark kapısı koymuşlar. istanbul gazi mahallesindeki karakol ise çok feci korunuyor. karakolu resmen surlarla kapatmışlar. üstüne demir tel örmüşler. önünde en az iki üç toma bekliyor. iki adımda bir olan kameralardan bahsetmiyorum bile. iki karakol aynı şehirde. daha kötü ne olabilir?

chp'nin en çok ay aldığı ilçelerden olan kadıköy rıhtım'da cuma günleri namaz vakti cemaat camiye sığmadığında halılar sokaklara örtülüyor. bugüne kadar bu konuda hiçbir kimseden şikayet çıktığını görmedim. insanlar cemaati rahatsız etmemek için yolun karşısına geçiyor ya da geri dönüp diğer yolu kullanıyor. yine kadıköy'de her çeşit insan aynı yerde bulunabiliyor. belki istanbul'da her kesimden her partiden her görüşten insanın rahat gezindiği nadir ilçelerden biridir. kilisenin önünde belediyeden alınan izinlerle her hafta bir başka oluşum stand açıyor. bir hafta komünistler var, bi' hafta hdpliler var, bi' hafta atatürkçüler var, bi' hafta hükümete yakın vakıflar var.

yıllar önce rte büyükşehir belediye başkanı olmadan önce yapılan bir röportajda insanlar korkuyoruz diye açıklama yapıyorlar. kadın-erkek için ayrı otobüs seferleri yapılacak diye korkuyorlarmış. 20 sene sonrasında bugün bu uygulama gerçekleşti mi? hayır. aynı durum imamoğlu için de geçerli. yine önyargılar ve endişeler var. herkesin de kendisi için haklı gerekçeleri var. ama bazı şeyler için görünen köy kılavuz istemesin.

çok net hatalar var. ben 19 yaşımdayken metrobüsü kullanmaya başlayınca araçların fren-gaz sisteminde hata olduğunu, metrobüs yol düzeninin yanlış olduğunu fark ettim. işi yapanlar farketmedi mi bu hataları? fark etti ama düzeltmediler. acıbadem'deki metrobüs kazasında metrobüs kendi yolundan çıkıp araçları ezdi. insanlar nasıl korkuyla kaçışıyordu biliyor musunuz? oluşan trafikte araçlarından inip kazayı izleyen insanların gözlerindeki tarifi zor bakışlar nasıldı biliyor musunuz? bu kazada insanlar ölmediği için sorumlu aranmadı. bu kazada ölen olmadı. yarın ne olacak? birileri öldüğünde ne tepki vereceksiniz bu işin sorumlularına? ama benim vakfıma para ödendi mi diyeceksiniz? ama benim gözüme dinden çıkmış biri sokulmadı mı diyeceksiniz?

neredeyse hepiniz benden büyük insanlarsınız. işiniz gücünüz var, kurduğunuz aileler var, ekmek parası kazanıyorsunuz, bahtlarının inşallah çok güzel olmasını dilediğim evlatlarınız var. ama bu seçim sadece büyükşehir belediye seçimi. lütfen bunun farkında olun. ve birbirinizi ayrıştırmaktan vazgeçin.

istanbul'un hayrı için imamoğlu'na oy vermek, doğru bir cümle de değil bana kalırsa. imamoğlu, seçmenin belli bir kısmı alternatife sahip değil. kimisi sadece hükümete inat oy kullanacak. kimisi sırf chp adayı diye oy verecek. ama tek bir şeyden eminiz hayır mı olacak şer mi bilmiyoruz. aynı 1994 yılında kullandığı oyun hayır mı olacağını şer mi olacağını bilmeyen seçmen gibi.
devamını gör...
tayyip erdoğan istanbul’dan chp’nin adayı olsun yine de oy verirsem namerdim.

chp’nin olduğu yerde heykelden başka bir şey yoktur, olmamıştır olmayacaktır.

defaatle söyledim son seçimler hariç akp’ye hiç oy vermedim. son seçimde ise küfür cephesinin kuvvetlendiğini düşünerek onların en büyük rakibi olan akp’ye oy verdim.

chp’nin ve adaylarının ne istanbul’a ne türkiye’ye zerre hayrı olamaz. gelecek tahmini değil bu, geçmiş ortada.

geçmişi bilmeyen gençler google hocaya sorsun hemen 25 sene evvel istanbul ne haldeydi.

bu geçmişini inkar konusunuda zirvede olan yüzsüz herifler, sanki bugün parti kurmuşlarda tertemiz bir geçmişten gelirmişcesine utanmadan arlanmadan milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar.

bunlar ne belediyeciliği bilir ne hizmet etmeyi. tek istekleri rantın yönü değişsin, cukkalamak bizim de hakkımız.
ulan sistemi kuran sizsiniz zaten.
devamını gör...
hükümet partisi kaybedince istanbul'a ve halkına daha fazla vaatte bulunmasının yanında halkla daha da yakınlaşmıyor mu sizce de. daha böyle bir mütevazi hale bürünmüyor mu?
eski dava arkadaşları ile buluşmalar. özüne dönme sinyalleri falan.
halkı daha bi kucaklamalar.
geçenlerde saadet partililerden özür diledi sayın yıldırım mesela. genel başkanının ve içişleri bakanının 31 mart öncesi söyledikleri yüzünden belki de.
hem zaten sayın imamoğlu seçilince vitrin süsü olacak. yani korkacak bişey de yok!

böylesi hem istanbul, hem ak parti, hem de ülke için daha hayırlısı olacak gibi gözüküyor..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar