iz bırakmak

hayatın anlamını ararken uğradığınız duraklar birisi. insan eninde sonunda varlığının o geçici gerekliliğinin arkasında ne kadar boş ve değersiz olduğunu farkettiğinde, yitip gitmemek adına, sürüklendiğinde bu delikte duvara attığı bir tırnak darbesi. başka biri farkedene kadar kimse farketmeyecek.
devamını gör...
insan olmanın getirdiği bir refleks.
geniş bir açıdan bakıldığında davranışlarımızın bir kısmının asıl sebebi.
mustafa ulusoy bir kitabında -hangisi olduğunu hatırlayamadım- otobüs camının buğusuna parmağımızla çizdiğimiz o gülücüğün de dünyaya iz bırakmak isteğinden ileri geldiğini söyler. doğru da söyler.
devamını gör...
herkes kendi alternatifini kendi hayat anlayışını oluşturmak zorundadır. ben derim ki dostlar her insanın bu dünyada iz bırakmaya fırsatı vardır ve asıl derdinin bu olması gerekir.

kim olursan ol, sana kim derlerse desinler, ister sistem sana çöpçü desin, ister ev hanımı, ister yazar, ister mimar, mühendis. senin farkın ne? ne yapacaksın? bir şeyi kafaya koy; git ve al, bu kadar. çok geç olmadan dostlar, hüsrana uğramadan.
devamını gör...
aslında hepimizin amacıdır. insanlarda, tarihte, yerlerde, bir şekilde iz bırakmaya çalışıyoruz. böylece boşa yaşamış olmayacağız güya. değerli olacağız diye belki de.
devamını gör...
organizmanın "ben buradaydaydım" deme biçiminin çoğu zaman gözle görülebilen, bazen de duygu, sezgi veya akılla kavranabilen etkileridir. kalıcı olup olmamasının önemi farkında olanın ilgi ihtiyaç ve algısına göre değişebilendir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar