james joyce

james joyce, roman sanatına bakışıyla 20. yüzyıl edebiyatını derinden etkilemiştir.
kendisinden sonra gelen kuşakları etkileyen, etkileri bugüne kadar uzanan joyce, akademik çalışmalarda en çok mercek altına alınan yazarlardan biridir. 1882'de irlanda'nın dublin kentinde doğmuştu. katolik bir ailenin çocuğu alarak kilise eğitimi aldı, ancak genç yaşta katolik inancından vazgeçti. hayatının geri kalan bölümünü bu inançla, daha da genişletirsek irlanda'nın bireye soluk aldırmayan baskıcı atmosferiyle çatışarak geçirecekti. dublin üniversitesi'ni bitirdiğinde yazarlık hayatı da başlamıştı.

bir ara tıp eğitimi için paris'e gittiyse de, annesinin hastalığı üzerine geri dönerek dublin'de öğretmenlik yaptı. bu sıralarda ilk hikâyelerinin ve romanın hazırlıklarını da yapıyordu joyce. 1904'te yeniden paris'e gitti, ardından italya'ya trieste'ye. trieste'de ingilizce dersler vererek geçimini sağlayan joyce, 'chamber music'(1907) adlı bir şiir kitabı yazdı ama hiç başarılı bulunmadı.

ilk romanı 'stephen hero'nun akibeti de şiirlerinden farklı değildi. yayımcı bulamamak bir yana kendisi de yazdığını beğenmemişti; zaten notlarını da imha etti. 'dublinliler' adı altında topladığı hikâyelerini ezra pound'un yardımıyla 1914'de londra'da tefrika halinde yayımladı. 'dublinliler' 1916'da kitaplaştı. hikâyelerinin ilgi görmesi joyce'u cesaretlendirecek, 'stephen hero'yu yeniden ele alacak ve 'sanatçının bir genç adam olarak portresi'ne dönüştürecekti. bu kitap da benimsenmedi ancak joyce izleyeceği yolu seçmişti. 'exiles' (1918) adlı oyununun başarısından da etkilenmedi. 'ulysses'i tefrika edilmeye başladıktan sonra 1922'de tamamladı. ancak birçok dizgi yanlışı içeren 'ulysses'in aslına uygun halde basılması 1984 yılında gerçekleşti. ardından 'finnegans wake' geldi (1939). 1940 yılında zürih'te öldüğünde geride nicelik açısından az ama nitelik açısından çok büyük eserler bırakmıştı.
devamını gör...
hakkında cogito'da sadece iki tanım yazıldığını görünce üzüldüğüm yazar...

seni tanımayanlar utansın usta (u:gülücük)
devamını gör...
gizdökümcü türün doğmasındaki belki de en önemli altyapıyı hazırlayan kişidir...kullandığı farklı üslup ve deneysel anlatım teknikleriyle yüzyılının en önemli avangardlarından olmuştur...
devamını gör...
yazarın ulysses romanının geçtiği 16 haziran günü dublin'de halen bloomsday festival olarak kutlanıyor. sevdiceğimle yıldönümümüz olması tabi yazarı ve şehri benim için daha da anlamlı kılıyor.
devamını gör...
"ben hiçbir şey icat etmedim, ama hiçbir şeyi de unutmadım"

bu dediğine dikkatli bakılırsa başarısının sırrı görülebilir...
elindeki her şeyi * iyice okuyup kendisinin bir parçası yaptıktan sonra ortaya çıkacak olan elbette ki değerlidir.

devamını gör...
bence bir dahi, kendini kendinde yitirmişlerden. şiirleri de ironi zevkinden geçilmiyor.

ikisi "chamber music", biri de "the holy office" kitaplarının çevirilerinden, farklı kıtalar:

--- alıntı ---

"eski ve soylu bir söyleyiş için,
sevgilim, aşırı bilgeydi dudaklarım;
ne flütleriyle ozanların övgüler
düzdüğü bir aşka rastladım,
ne de bir aşk gördüm ki
içinde sahtelik bulunmasın."


---

"bu güzel mahpusluktan
sevgilim ruhum memnundur-
o yumuşak kollardan
yatıştıran ve hapseden.
âh, sonsuza kadar tutabilse
mahpusu olurdum ben seve seve."


---

"hevesli ozanlar yanılmasın diye
burada yorumlamalıyım kendimi:
bunun için dudaklarımdan kapın şimdi
gezginliğin ilmini.
girmek için cennete, cehennemden geçmeli,
acınacak olsun veya dehşetli
herkes muhakkak muhtaçtır
mutlak bağışlanmanın rahatına."


--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar