kaçmak

insan bazan kendini böyle gerçeklestirmek ister, herseyin üstüne dünyevi bir münzevi olarak çıkıp oturarak kurtulmayı hedefler: belki!
devamını gör...
bazen akla gelen tek çaredir. bazı şeyleri fark ettirmemek için yalanlara sığınmak zorunda kaldığında insan, çıkmaza girdiğini fark etmez. birilerinin ardından yapılan amansız koşuda tökezlediğinde kaçmak ister. kaçıp yeni bir hayat kurmak! koşarken seni çekip düşüren şeyleri belki görmezsin, görmezsen de güneşin hiç sönmez, hep aydınlık kalır diye düşünürsün. güneşinin önüne bulutlar geldiğini fark etmezsin......
devamını gör...
bulunduğu yerden hızla uzaklaşmak, firar etmek. [gç.siz f.]
saat sekiz buçukta oradan kaçtık-türkü

gizlice gitmek.

bulunduğu yerden zorla ayrılmak.

saklanmak, ortalıkta görünmemek.

bir kimseye görünmemeye çalışmak.

sakınmak, çekinmek, uzak durmak:
dedikodudan kaçmalı.

sızmak:
borudan su kaçıyor.

kaybolmak, yok olmak:
uykusu kaçmak.

ânîden girmek:
gözüne toz kaçtı.

kadınlar nâmahrem erkeklerden uzak durmak.

(kız) bir erkekle evlenmek üzere evden gizlice ayrılmak.

benzemek, andırmak:
hafif sarıya kaçıyor.

(renk) uçmak, atmak, ağarmak.

kaçınmak.

kaymak, yer değiştirmek, hizadan çıkmak:
yazı sağa kaçtı.

örgü bir yerden kopup sökülmek:
çorap kaçtı.

koşmak, hızlı gitmek.

meyletmek:
dedikoduya kaçmak.

çekinmek, içtinab etmek.

sığınmak, iltica etmek.
o kadar yakıcı bir huzurda ki, gaflete kaçmaya ihtiyacı var-fâzıl

olmak, düşmek: [y. fiil]
soğuk kaçmak, yersiz kaçmak.
*
devamını gör...
önümdeki ağaç gövdesi koyu kahverengiydi. sırtımdaki giysi kurşun rengi. yapraklar hışırdıyordu. gökyüzü ile yeryüzü arasında hava cam duruluğundaydı. sessiz, dumansız silahlardı bunların kullandığı. ağır ağır, teker teker, adamlar yere düşüyordu. iki uçta da. iki yanın ölülüleri, arkadaki küçücük bir yapının damı üzerinde ışıklı, kocaman sayılarla belli ediliyordu.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar