kadere iman eden kederden emin olur

kadere iman, insan için, en büyük huzur kaynağŸıdır. mümin olan insan, gerek kendi nefsinde gerek dışŸ ã¢lemde gördüğŸü bütün tanzim ve takdirlerin nice hikmetlerle dolup taşŸtığŸını ve hepsinin de rahmeti netice verdiğŸini düşŸünür. â“kaderin her şŸeyi güzeldir.┠diyerek, başŸına gelen her türlü hã¢disenin altında rahmet ve hikmeti arar.

dünya ve ã¢hiret saadeti için gerekli her teşŸebbüsü yapar ve sonunda Allahın rahmet ve keremine itimat eder, huzur bulur! kaybettiğŸine gam çekmez. geçmişŸte kaçırdığŸı fırsatlara ah! etmez. şŸöyle olsaydı böyle olmazdı! yahut, böyle olmasaydı şŸöyle olurdu! gibi lã¢fların ruha sıkıntı vermekten öte bir fayda sağŸlamadığŸını bilir. mazinin yükünü sırtından atar. Allaha güvenerek istikbale doğŸru yol almaya koyulur, huzur bulur!...
devamını gör...
kadere iman, insan için, en büyük huzur kaynağıdır. mümin olan insan, gerek kendi nefsinde gerek dış âlemde gördüğü bütün tanzim ve takdirlerin nice hikmetlerle dolup taştığını ve hepsinin de rahmeti netice verdiğini düşünür. â“kaderin her şeyi güzeldir.┠diyerek, başına gelen her türlü hâdisenin altında rahmet ve hikmeti arar.

dünya ve âhiret saadeti için gerekli her teşebbüsü yapar ve sonunda Allahın rahmet ve keremine itimat eder, huzur bulur! kaybettiğine gam çekmez. geçmişte kaçırdığı fırsatlara ah! etmez. şöyle olsaydı böyle olmazdı! yahut, böyle olmasaydı şöyle olurdu! gibi lâfların ruha sıkıntı vermekten öte bir fayda sağlamadığını bilir. mazinin yükünü sırtından atar. Allaha güvenerek istikbale doğru yol almaya koyulur, huzur bulur!...
devamını gör...
kadere iman, insan için, en büyük huzur kaynağıdır. mümin olan insan, gerek kendi nefsinde gerek dış alemde gördüğü bütün tanzim ve takdirlerin nice hikmetlerle dolup taştığını ve hepsinin de rahmeti netice verdiğini düşünür.

“kaderin her şeyi güzeldir.” diyerek, başına gelen her türlü hadisenin altında rahmet ve hikmeti arar.
devamını gör...
kaderinde olanın, başına geleceğinin zorunlu olduğunu bildiğinden pişmanlık duysan da acı çeksen de keder boyutuna taşınmaz bilerek inananda. **
devamını gör...
...kadere imân o kadar lezzetli, saadetlidir ki, tarif edilmez. yalnız, şu temsil ile o lezzete ve o saadete bir işaret edeceğiz. şöyle ki:

iki adam bir padişahın pâyitahtına giderler, o padişahın mahall-i garâip olan has sarayına girerler. biri padişahı bilmez, o yerde gasıbâne, sârıkane tavattun etmek ister. fakat, o bahçe, o sarayın iktizâ ettikleri idare ve tedbîr ve vâridât ve makinelerini işlettirmek ve garip hayvanâtın erzakını vermek gibi zahmetli külfetleri görür, mütemâdiyen ızdırap çeker. o cennet gibi bahçe, başına bir cehennem gibi oluyor. her şeye acıyor. idare edemiyor. teessüfle vaktini geçirir. sonra da, o hırsız edepsiz adam, te’dib sûretiyle hapse atılır.

ikinci adam padişahı tanır; padişaha kendini misafir bilir. bütün o bahçede, o sarayda olan işler, bir nizâm-ı kanunla cereyan ettiğini, her şey bir programla, kemâl-i suhûletle işlediğini itikat eder. zahmet ve külfetleri, padişahın kanununa bırakıp, kemâl-i safâ ile o cennet-misâl bahçenin bütün lezzetlerinden istifade edip, padişahın merhametine ve idare kanunlarının güzelliğine istinâden her şeyi hoş görür, kemâl-i lezzet ve saadetle hayatını geçirir. işte “men âmene bi’l-kaderi emine mine’l-kederi” sırrını anla...

sözler, yirmi altıncı söz, s. 434
devamını gör...
"kadere iman eden, kederden emin olur" kudsi düsturunu kendine rehbet et. hevesli akılsız çocuklar gibi muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinden koşma.
[tarihçe-i hayat 433]
devamını gör...
eskiler, bu mealde "men âmene bil kader, emine minel keder" derlermiş.

kader sırrının insanoğluna bildirilmesinin sebeplerinden biri de budur; onu kederden kurtarmak, yeise düşmesini engellemek...

elinden geleni yap (ama yap!); gerisini Allah'a havale et; kaderde ne hüküm verildiyse razı olmayı da bil. tüm dert, keder ve sıkıntılarının berhava olduğunu göreceksin. işlerin ters giderse yeise, yolunda giderse de gurura düşmek tehlikesinden kurtulacaksın. "bu noktaya tırnaklarımla kazıyarak geldim" diyen egosu kudurmuş biri olmayacaksın. ters gidince kendini içkiye, uyuşturucuya vurmayacaksın veya köprüden atlamayı düşünmeyeceksin.

tabii akıl için anlaşılması en zor ukdelerden biridir kader mevzuu; ve vâkıf olamıyorsanız şu kadarını bilseniz de yeterli gelir; Allah insanı cebretmez, tamamen başıboş da bırakmaz. işler ikisi arasında olagelmektedir.
devamını gör...
kadere inanmayanlar insanlığa neyi takdim ediyorlar sorusunu sormak lazımdır.
- çalışmayıp, tembelce oturmayı mı?
- yoksa, sebeplere teşebbüs etmekle birlikte, sonra neticeyi rıza ile karşılamayıp üzülmeyi, dövünmeyi mi?..
- bunda insanlığı ıstıraba sürüklemenin ötesinde ne fayda umuyorlar?!.
- hassas ruhu ve tahammülsüz bedeni ile şu aciz insanı, nasıl bu ağır yükün altına sokuyorlar!?.
- yoksa huzursuz, asabi ve isyankâr ruhlardan, kendi yıkıcı emelleri hesabına bekledikleri bir şeyler mi var?
devamını gör...
bu sözle dikkat çekilmek istenilen kader değil kadir olandır. yani hayatın rastlantısal hadiseler veya üç beş egosu şişiğin kaprisleriyle şekillenmiyor merak etme denilmek isteniyor. emin ellerdesin. her kim olursan ol. haktan alıp hakka veriyorsun merak etme. o her an seninle beraber, ya sen kiminle berabersin? boş ver ona buna kafa yormayı gel sen buna kafa yor.

Allah dostlarının sözleri tabiri caizse insanı Allah ile burun buruna getirir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar