kadın peygamber olmaması

ukde mi bilmiyorum tombaladan boş çıktı.



öncelikle kadın peygamberin olup olmadığını kim nereden biliyor da neden olmadığı araştırılıyor, tartışılıyor değil mi bunu sormak lazım.

ukalalık edip, mantığa vurup yok diyelim.

kadın fıtratı gereği pek çok zorluk karşısında erkek kadar direnç gösterebilecek kabiliyette değildir. azgın bir toplumda tebliğ cesaret gerektirir. erkek bu cesareti gösterdiğinde en kötü kaybedeceği bir can onu en yüksek mertebeye ulaştıracaktır: şehadet.

fakat kadının kaybedeceği bir canı değildir daha doğrusu canını kaybetmediği takdirde daha büyük kayıpları olacaktır. en küçük kara noktayla siyahlara boğulacak bir iffetti vardır, onu incitmek isteyenlere bulunmaz nimet bir iffeti vardır. kadın sırf iffetini, ırzını koruyabilmek için bu cesareti gösteremez.

bir de kuran'dan önce yine yasak var mıydı bilmiyorum fakat peygamber olduğu takdirde her an Allah'ın kelamını anmasına engel bir özre de sahiptir kadın. sırf bu yüzden kendisine ihtiyaç duyulan her an yardıma koşamayacağı için kadın peygamber olmayışı doğaldır.

bunun dışında eğer bir kadın peygamber vardı ise irşad için gönderildiği toplum herhalde erkekegemen olmazdı zira böyle bir toplumda kadının sözünün hükmü olmazdı.



not: konuyla ilgili ilmim yok, sol şeriti beğenmediğim için yüklendim bu başlığı. hatam varsa irşad edin, bir duacı edinmiş olursunuz.
devamını gör...
maneviyatta soru yoktur. niye, niçin denmez.
kadın peygamber gönderilmemiştir. hakikattir.
hz. muhammed (sav) son peygamberdir. hakikattir.
kadın peygamber olmaması, başka peygamberin gönderilmiş olmaması soru ihtiva eden, hatırlatan ibarelerdir. inanç bağlamında şirk koşmak olarak algılanır. her dinin kutsal kitabı vardır, onunla iktifa edilir.
inanmamak beşeri bir durumdur. inanma ama inkar etme. yolundan gitme ama yolu yok sayma.
inananlar için yegane klavuz kutsal kitaptır.
devamını gör...
bir tartışma konusudur. bazı islam alimlerine göre kadın peygamber vardır, ve olması için engel de yoktur. bu görüştekiler hz. meryem'i peygamber olarak görürler. tabi bu görüş genel kabulün tersine bir görüştür ve çok fazla da savunucusu yoktur.
devamını gör...
وَمَا أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلاَّ رِجَالاً نُّوحِي إِلَيْهِمْ فَاسْأَلُواْ أَهْلَ الذِّكْرِ إِن كُنتُمْ لاَ تَعْلَمُونَ

"senden önce kendilerine vahyeder olduğumuz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. bilmiyorsanız zikr ehline sorun(nahl 43)"

ayetin tevil edilmesi için hiç bir gerek yoktur. aksine karine olmadıkça söz mecaz ya da istiare olarak değil hakikat olarak alınır.
devamını gör...
nahl 43 ayetinde geçen رِجَالاً sözcüğünü eğer erkek diye çevirirsek kadın peygamber olabilir görüşünü savunanları direk saçmalamış olarak görürüz. oysa رِجَالاً sözcüğünün karşılığı tam olarak erkek demek değildir. sözcüğün karşılığı adamdır. adam sözcüğü de genel anlamda erkek için kullanılsa da zaman zaman kadın içinde kullanılabiliyor. ki meallerin bir çoğuda söz konusu sözcüğü adam, kişi veya insan olarak çeviriyor.

benim şahsi inancım peygamberlerin erkek olması yönündedir. ancak ihtilaf konusunu ihtilafa neden olan unsurlarla ele almazsak kendi fikrimizi savunurken birilerine haksızlık etmiş oluruz.
devamını gör...
aslında ihtilafın sebebi peygamberlik sıfatının ne ile sabit olduğu hususunda. vahye muhatap olma açısından bakarsak, kadınlar da peygamber olabilir. tebliğ vazifesi açısından bakıldığında ihtilaf ortadan kalkıyor kanaatimce.

bir de sözlükteki tartışmada adı geçen rical kelimesine, daha doğrusu tekili olan racül kelimesine baktım. el-mu'cemü'l-vasit, el-mu'cemu'l-esasi ve lisanü'l-arab'a baktım ki sadece lisanü'l-arab'ın şehadeti bile tek başına yeterlidir aslında, bu sözlüklerin hepsi insan türünün erkeğinin yetişkini olarak tanımlıyor kelimeyi. dolayısıyla rical kelimesiyle kadınların da kastedilebileceğini söylemek pek doğru görünmüyor bu duruma göre.
devamını gör...
yirmi gün oruç tutar, namaz kılar, kuran okur, on gün ibadetten uzak kalır, bir beyin fırtınası gelir alemi karıştırır, kadınlarda 7/24 ibadet zor olurdu kanatimce.
devamını gör...
(bkz: manhood) (bkz: ademoğlu) bu kelimeler de -kullanıldığı zamana (hem yüzyıl hem o an olarak) ve cümleye göre- kadınları da dahil eden anlamlara sahipler. dolayısıyla racül adam demektir diyip işin içinden kolayca çıkamayacağımız bir konu bu diye düşünüyorum. üç gramlık bilgimle bu konuda bence şudur diyemem elbette, sırf daha yakın hissediyorum diye "yok yaa gelmemiştir herhalde" demek istemiyorum. ama zihinlerde bazı şeyleri netleştirmek için alıntı yapmadan da geçemeyeceğim:

--- alıntı ---
imâm eş'arî ile kitap ve sünnetin zahirlerini kendilerine mezhep edinen birkaç âlim bazı ayetlere (Âl-i imrân 3/42; meryem 19/16-19.) dayanarak hz. meryem'in nübüvvetine kail olmuşlardı. kur'an'daki birkaç ayet ile istidlal ederek hz. meryem'in nübüvvetine kail olanlar, resûl ile nebi arasındaki farkı belirtirken "nebi, ister tebliğe memur olsun, isterse olmasın kendisine vahiy olunandır." tarifine dayandırmışlardır

bu duruma göre kadınlardan peygamberlikleri söz konusu olan altı kadın: hz.havva, hz. sara, hz.hacer, hz.musa'nın annesi, firavunun eşi asiye ve hz. meryem'dir.

hâlbuki mâtürîdîler kur'ân'da kadınlar ile ilgili vahyin diğer varlıklara gelen vahiy gibi telakki ederler, yani bunun nebevî bir vahiy olmadığını söylerler. kadınlara gelen bu şey belki bir ihsandır, derler.

--- alıntı ---

hanefilerin maturidi, şafilerin eşari geleneğe dahil edildiğini hatırlatayım.

(bkz: peygamber) (bkz: resul) (bkz: nebi) bu kelimelerin manalarını bilmek konuyu kavramamız için şart görünüyor.

konuyu en doğrusunu Allah bilir diyerek kapatayım.

edit: ilgili ayetler:
42 - hani melekler: "ey meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz yarattı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı.
------------------
16 - (ey muhammed!) kur'ân'daki meryem kıssasını da an (insanlara anlat). hani o, ailesinden ayrılarak (evinin veya mescidin) doğu tarafında bir yere çekilmişti.
17 - sonra ailesiyle kendisi arasına bir perde koymuştu. biz ona meleğimiz (cebrail)i gönderdik de ona tam bir insan şeklinde göründü.
18 - meryem: "ben senden rahmân (olan Allah) a sığınırım. eğer Allah'dan korkuyorsan (dokunma bana)" dedi.
19 - melek: "ben, sana temiz bir oğlan bağışlamak için, rabbinin gönderdiği bir elçiyim" dedi.
devamını gör...
tabi tevrat okunmadığı için böyle yanlış bilgilendirmeler olabilir, bknz: miriam (musa'nın kızkardeşi), deborah, ovadya ve dahası için araştırınız.
devamını gör...
nebilerin içinde zikredilen; hz havva ve hz meryem vardır..

hz meryem'e gelen vahiyler vardır. Allah peygamber yahut nebilerin dışında kimselere vahyeder mi? bir de bu soruyu sorup ondan sonra konuyu tekrar düşünmekte yarar vardır..

kadın olmak vahye engel değildir bunun da örneğini kur'an ı kerim de okuyoruz. imam-ı eşari’ye göre Allah 6 "nebiye" göndermiştir. bunlar:
hz. meryem, hz. asiye, hz. havva, hz. sare, hz. musa'nın annesi, hz. hâcer’dir. (zebidi, tecridi sarih tercümesi ve şerhi)

devamını gör...
kadınların peygamber olması ile ilgili deliller vardır yoktur yerine doğrudan âyetleri kaynak vererek gösterilir ise kanıtlanmış olur.

yoksa sadece havada kalan basit fikir çıkarımları olarak gözüküyor.
devamını gör...
kadınların yönetici olması bile doğru karşılanmıyor.. sebep olarak da erkeklere göre daha duygusal yaklaşmaları, daha hassas daha kırılgan olmaları.. yanı bu gibi özellikler..
peygamber efendimizin hayatına bakarsak çok rahat çok guzel bir hayat sürmemiş aksine bir çok şey yaşamış..
bunlarla kadının doğasını birleştirince de kısmen soruya cevap bulunuyor..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar