istanbul sözleşmesi, kadına pozitif ayrımcılık, cinsiyet eşitliği, erkek denilen vahşi hayvan türünün kadına uyguladığı baskıyla mücadele falan feşmekan...

muhterem cumhurbaşkanımız ve onun kadem'i öncülüğünde, mor çatı, erkeklere ölüm platformu ve daha birçok kadın hakları savunucusu örgüt ve çetenin katılımıyla büyük bir çalışma yürütülüyor malumunuz. son tahlilde erkek milletini bir fino kıvamını getirmeye azmetmiş bu küresel illuminatik oluşum, yavaş yavaş cepheyi genişletiyor. toptan bir soykırım yerine tırtıklama yöntemiyle bizi yavaş yavaş köleleştirmeye doğru emin adımlarla yol alıyorlar. neyse işte..

gün geçmiyor ki kadına şiddet kavramının kapsamına yeni bir şey girmesin. son örneği:

(bkz: hamile bir kadına ne kadar kilo almışsın demek şiddettir)

olay çok değişik bir yere doğru gidiyor ama bakalım hayırlısı.
devamını gör...
kötü yemek yapıyorsun demek, kestirdiği yada boyattığı saçları fark etmemek, dizi gününde maç izlemek, markette para üzeri vermemek, sözlükte seri eksilemek vs vs..
devamını gör...
şiddetle mücadelede böyle sınıflandırılıp kategorilere bölünerek hiçbir işimize yaramayacak davranışlardır.

şunu anlamak zorundayız: şiddet kötüdür, şiddetin bizzat kendisiyle mücadele planı oluşturmak zorundayız. şiddeti faillerine, muhataplarına göre türlere ayırmak,bu türlere göre farklı mücadele grupları oluşturmak, ayrılan bu kategorileri birbiri ile çarpıştırmak, kadına şiddet, hayvana şiddet karşıtları gibi farklı gruplara bölünüp, güya savunduğumuz şeyin arkasına saklanıp başka psikolojik arızalarımızı endam ettirmek çözüm değil.

şiddet yekpare bir şey. genellikle, çoğunlukla, neredeyse her zaman dilde başlıyor.

muhatabı kim olursa olsun, kadın, hayvan, çocuk, doğa... şiddet tek bir şey ve ona karşı durmak zorundayız.

kadını, hayvanı, doğayı, erkeği ayıramayız. ayırıyorsak da davamızda samimi değiliz. kadına şiddete karşı dururken, bu aktivistliğimiz için aracımız erkeğe şiddet oluyorsa bu bizimki kadına şiddetin önüne geçme çabası değil, hıncını alma çabası olur. bu yolla şiddete katkıda bulunmuş oluruz.

güç her yerde şiddetin aracı. gücün tanımını ve etki alanını yeniden değerlendirmek zorundayız.
devamını gör...
"hanım bi çay koy da içelim" demek.
cümlesinde geçen emir içeren "koy" kelimesi kadına şiddettir. kadını köle yerine koymaktır bu.
hanım kelimesi şiddettir. bir kadın asla bir başkasının hanımı değildir özgür bir bireydir. hanım değil kadın diyeceksiniz.
"bi çay" bu ne demek şimdi? neden iki çay değil de bi çay? böyle bir şiddete inanamıyorum yani.

şu cümledeki tek masum şey çay kelimesidir. onu da erkek demlediyse masumdur.
devamını gör...
sözlük içi şiddet ve kadınları koruma yönetmeliği kapsamında:
günlük online sayısı 100'ün altında olan sözlükler için kadın yazarların tanımlarının 5'den az artı oy alması
online sayısı 100-300 arası ise 10'dan az artı oy alması
online sayısı 500 ve üzeri ise 20'den az artı oy alınması şiddet kapsamındaki davranışlardandır.
devamını gör...
erkeklerin yorganın çoğunu kendi üstlerine atması, banyoyu kirli bırakması, kadınlar hiç susmadan konuştuklarında karşılık olarak sadece hı hı demesi, market siparişlerine uyulmadan eksik ya da fazla ürün alınması, birden fazla takım tutulup yabancı liglerin takip edilmesi, grip olduklarında vasiyet yazdırmaları gibi davranışlar da yasaya girebilir, bekliyoruz.*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar