merhaba. bugün insanoğlunun on bin yıllı aşan tarihinde kadın erkek ilişkileri konusunda erkeklerin yumuşak karnı olan kadınların psikolojik anlamda kurduğu sistemli terörle baş etme konusunda bir takım önerileri sistematik şekilde sunacağız. unutulmamalıdır ki olaylar ve olgular genele teşmil edilemese de size belli bir perspektif verecektir. tanrı yahut doğa, adına ne derseniz deyin kadınları bedensel olarak zayıf oluşturduğu için buna karşılık bir takım avantajlar vermiştir. kuzey avrupa ırklarının zencilere nazaran güzel olmaları ancak zencilerin de bedensel güç, sürat ve atletiklik konusunda beyaz ırka üstün olması gibi, doğa kadınları erkeklere karşı koyabilecek hatta bazen tahakküm kurabilecek bazı silahlarla donatmıştır. bunlar özetle, güzellik, seksapel, olayları dramatize etme becerisi, oyunculuk, yeni şartlara çabuk uyum sağlama, pasif agresyon gibi ögelerdir. yalnız bu yöntemlerle başa çıkma hadisesini anlatırken bekar ve evli erkeklerin uygulayacağı yöntem zaman zaman farklılaşabilir. ancak şunu da ifade etmeliyiz ki evli bir erkekseniz zaten maça 1-0 geride başlamışsınız demektir.

1- çerçevenizi koruyun. çerçeveyi korumak demek, partnerinizle olan ilişkinizde öncelik sırasının asla ona ait olmamasıdır. unutulmamalıdır ki bu iki kişinin paylaştığı bir hayatsa, tercihler, zevkler ve paylaşımlar her iki tarafı da en azından eşit düzeyde kayırıcı olmalıdır. hayat düzenini karısına (sevgilisine) göre tanzim eden, hobilerine vakit ayıramayan, arkadaş çevresini partneri sebebiyle ya da korkusuyla öteleyen bir erkek kadının gözünde de ıslah ve iğdiş edilmiş bir karakter olarak bilinecektir. bunun sonu, ya partneri tarafından aşağılanmak ya da aldatılmaktır. zira kadın her ne kadar feminen tandanslı modern manipülasyonları gevelese de ruhu mağara adamının özlemi içerisindedir.

2- kadınlarla tartışmayın. asla ama asla bir kadınla polemiğe girmeyin. bu şekilde haklı çıkamazsınız. Allah bir deseniz ve o iki tane olduğunu düşünüyorsa, bu değişmeyeceği gibi siz Allah'ın birliğini iddia ederek anlayışsız ve mutsuzluğa sebebiyet verdiniz. onun inandığı yargılarla başetmenin yolu kendi haline bırakmaktır. ancak durumunuzdan da taviz vermeyin ve asla size istemediğiniz bir şey yaptıramayacağını bilsin.

3- bu noktada sizi ikna yahut tartışma alanına çekemeyeceğini gören kadın, psikolojik saldırılara ve kışkırtmalara başvuracaktır. bunun yüzlerce yolu vardır. örneğin kadın, sizi cinsellik vermeyerek cezalandırma yoluna gidebilir. ancak mesele çok büyük değilse, bunu uzun süreli yapmayacaktır. zira yatak ayırma büyük bir adımdır ve bunun altını doldurmazsa sonraki adımda yapacağı sözde cezalandırmalar geri adım olarak görülecektir. eğer evliyseniz bu yatak ayırmanın 3 güne ulaşmamasına dikkat edin. eğer uzatıyorsa kendisini ciddi bir şekilde uyarın. aksi taktirde kendinizin de bazı tedbirlere başvuracağınızı ima edin. mesela bu eve bir süre uğramamak, kadın yatağa dönmenizi talep ettiğinde sırtınızı dönüp yatmak, karşı cezalandırma olarak bir kaç hafta cinsellik vermeme şeklinde olabilir. eğer buna aldırmıyorsa zaten o evlilik bitmiş demektir. zira sizi cinsel olarak arzulamıyordur.

4- kadınların kullandığı provokatif yöntemlerden bir tanesi de erkeğin erkeklik vasıflarına yönelik imalar ya da direkt saldırılarda bulunmaktır. sizi iş bilir olmamakla, para kazanmayı beceremeyen ya d aparayı tutamayan birisi olarak vasıflandırabilir. başkalarıyla mukayese edebilir. ancak bu mukayese genelde varsa erkek kardeşi, babası gibi erkeklerle olacaktır. çünkü komşu ya da iş arkadaşı yahut ortak tanıdığınız bir erkekle mukayese ederse bu durum ciddi bir tepki almasıyla sonuçlanabilir. bu noktada kontrollü bir provokasyonla sizi incitmek isteyecektir. ona, özetle suçladığı veya eksik gördüğü konuda neden öyle olduğunuzu dürüstçe açıklayın. konuyu dallandırıp budaklandırmayın, sen de şöyle şöylesin diyerek olayın polemiğe gitmesine izin vermeyin. kadın, bir timsahtır. siz ise arslan. sizi dereye sürüklerse parçalar. bu dere de tabi ki tartışma yahut ağız dalaşıdır.

5- kadınların psikolojik kışkırtmalarından bir tanesi de ailesiyle vakit geçirerek sizi değersiz hissettirmektir. eğer evliyseniz ve evliliğinizin ilk zamanlarından itibaren mücbir bir sebep olmadığı halde kadın, sürekli annesinini yanına gidiyorsa, ayrı şehirlerde olduğunuz halde günde on kez ailesine telefon açıyorsa, hafta sonları sürekli ailesiyle vakit geçirmeniz konusunda sizi yönlendiriyorsa, sakat bir temel üzerine birliktelik inşa etmişsiniz demektir. kadın, ilk günden itibaren ailesinin artık siz ve doğacak çocuklarınız olduğunu, önceliğini buna göre ayarlaması gerektiğini bilmeli. esasen henüz flört ya da nişan aşamasında bu tür kızlar kendisini belli eder. anneci ve babacı kızlardan yılandan, akrepten kaçtığınız gibi kaçın. yarın, çok geç olacaktır. eğer evliyseniz ve kadın sürekli fırsatını buldukça ailesini ziyaret ediyorsa siz de arkadaşlarınızla balığa gidin, evde pes partileri düzenleyin, ortalığı da iyice dağıtın ve pisletin. yok ben kayınbiraderimin doblosuna binip, kayınbabamın memuriyet hatıralarını dinlemekten zevk alıyorum diyorsanız zaten bu yazının muhatabı değilsiniz. unutmayın aleni tahrik ve provokasyonlara karşı tepkisiz ama eğilmeden dirençli kalıyoruz. pasif agresyon ve aile örneğindeki gibi durumlara ise misliyle ama farklı yollardan karşılık veriyoruz.

6- ilişkiler noktasında mazisi karışık ve şaibeli bir kadınla birlikte olma gibi bir hataya düştüyseniz, tedbiren elinizin altında birkaç tabak bulundurun. zira çok büyük bir maddi gelire sahip değilseniz ve uyumlu bir beta erkeseniz kesinlikle aldatılacaksınız. en azından partneriniz başka erkeklerle flört edecektir. unutmayın flörtöz kadın en kötüsüdür. zira aldatmayı fiilen gerçekleştiren kadın gibi risk ve sorumluluk almadığı gibi, kadınsal egosunu da tatmin ediyor, kocasından sevgilisinden epeydir almadığı övgülerle yelkenini şişiriyordur. ortak hesap açmayın, telefon şifresini de bilmenize gerek yok. bu durum, sadece onun tedbirini arttırır. küçük emareler zaten size olan ilgisinin başka tarafa kaydığını gösterecektir. bu durumda olayı trajediye dökmeden siz de çok gösteriye kaçmadan başka kadınlarla fllört edin. eski sevgilinizle eğer boştaysa temasa geçin. partnerinizin evde olduğu sırada aramasını sağlayın. doğal olarak hayatınızdaki kişi kıyameti koparacaktır. siz de buna karşı sakin kalarak, yaptıklarını bildiğinizi söyleyin. eğer aleni ihaneti varsa açık ilişki teklif ederek onu aşağılayın. yok bunu yapan eşiniz ise bu yönteme asla başvurmadan delilleri sakince toplayın. bir hukukçuyla temasınız olsun.unutmayın delilleri toplarken kadını koruyan yasalar yüzünden özel hayatın gizliliği duvarına toslayıp duble mağdur olabilirsiniz.

7- çok öfkelenmiş, genetik olarak suça meyilli ailelerden gelen, lümpen bir kadın size karşı fiili saldırıya geçebilir. never ama ever karşılık vermiyorsunuz. bir anda kendinizi istanbul sözleşmesi'nin kutsal hükümleri gereği kira ödemek zorunda kalacağınız bir başka evde bulursunuz. kendi evinize de donunuzu almak için bile giremezsiniz. kendinizi korurken bir yandan da cep telefonunun kamerasını açın ve onu çektiğinizi görsün. bir yandan da neden böyle yaptığını şiddete başvurmanın hatalı olduğunu söyleyin. zaten karate şampiyonu değilse telefonu elinizden alamaz. şiddete şiddetle karşılık vermiyoruz. çünkü bir onlar bedensel açıdan dengimiz değil, iki karısını döven adam damgası sizi hukuki manada eli kolu bağlı bırakır.

devam edecek.
devamını gör...
bu yolları ile biten başlıklara bakışım belli.

günlük tutuluyor bu başlıklarda. dünyada kaç insan varsa her şeyin o kadar da yolu var. aklımız hep çok fazla geliyor bize ölçüp ölçüp dağıtıyoruz maşallah.
devamını gör...
üşenmeyip üsteki genellemenin hepsini okudum. hak verdiğim çok yer oldu. aslında hak vermediğim yer yoktu desem daha doğru olur. ama genellemeler genelde doğrudur zaten. kulaktan duyma şeyler derlenir. derinlemesine insek her satır çürütülebilir.
kadın ve erkek arasında yaşanabilecek her şey onlara bireylik vasfını verdikten sonra özelleşir. dışardan gözlemlemek yahut kalıplara tıkıştırmak diğer ilişkilere ışık olmak şurada dursun köstektir.

nasıl yetiştin?
neye inandın?
kime inandın?
korkuların neler?
sevginin anlamını biliyor musun?
hiç sevdin mi?
hiç sevildigini hissettin mi?

basit soruların basitçe cevapları ile değişebilen, aydınlığa ulaşabilen bir sürü hikaye varken, tüm kadınlar - tüm erkeklerle başlayan cümleler kurmaya ne gerek var?
devamını gör...
son 20-30 yılın modası olan feminizmin kontrası gibi işlevsellik güden, alfa erkek kavramının en zirve cisimleşmiş şekli de olsan ya da ne biliyim cennette erkeğe vadedilen 70 erkek gücüne bu dünyada ulaşmış bile olsan bilinmesi gereken bir şey var. kadınlar 20. yüzyılın ortalarına kadar dünyadaki en ezilen varlıklardı.

kabül edelim hiç bir zaman hiç bir medeniyette insan olarak görülmediler. hep insanımsı , insandan biraz az ve ya insanlık dışı varlıklar olarak görüldüler ve bu anlayışa göre de muamele gördüler.

sonra da bu işin geriye dönük geyiğini erkekler yaptı. yok efendim kadınlardan bir tane bile büyük şair çıkmamış , bütün bilimsel buluşları erkekler yapmış, bütün kritik zaferleri erkekler kazanmış falan.

e işte 20. yüzyıldan sonra hepimiz gördük arkadaş. insan yerine bile koyulmayan ana olmaktan başka hiç bir işlevi olmayan kadınlar , engeller ortadan kalkınca ve gerekli zemin oluşunca kadından bilim adamı da oluyormuş, büyük filozoflar da çıkıyormuş, şair de , ressam da her şey çıkıyormuş.

yüzbinlerce yıldır bu statüde yaşayan kadınların kendilerini koruma ve varoluşsal bir takım hadi başlığın tabiri ile söyleyelim psikolojik terör oluşturmaları ve savunma mekanizmaları geliştirmeleri gayet doğal değil mi? ne yapacaktı yani? mağara dönemindeki gibi " aaa sevdiceğim bana dinazor eti getirmiş pişireyim de sonra şöyle duvara doğru ardımı döneyim" demesini falan mı bekliyoruz?

bu tip kadın erkek yaratılışsal ve evrimsel farklarını zorla iki cinsin birbrine benzemeye zorlanmasından vaz geçmeliyiz. var olan farkların da her iki tür olarak tadını çıkarmalıyız. toplumun biricik mihenk taşı kadın ve erkeği karşılıklı olarak baltalamak , yerin dibine sokmaya çalışmak ve bundan bir haklılaştırım sonucu çıkartmak yerine bunalrı olduğu gibi kabül etmek ve farklılıkların zevkini yaşamak gerekir. gerisi tırışka kanaatlerdir. kanaat ise düşünce değil safsatadır.
devamını gör...
bu tarz cinsiyetçi genellemelere deli oluyorum.
ben her şeyi gördüm geçirdim, kafasında yazılanlara bilhassa. “ah o kadınlar yok mu! 150 tanesi geçti elimden. hepsi sinsi, hepsi dırdırcı, hepsi ilişkideki içten pazarlıklı taraf. masum, fedakar, sevecen ve dürüst bir ilişkiye muhtaç erkekleri elde tutmaya çalışan ah o melek yüzlü şeytanlar.”

siz siz olun erkekler! gençliğinizi, saf hayallerinizi heba etmeyin bu yılanlarla. kadınlar neyse odur. siz değerli erkekleri tatmin etmekle mükellef, yegane görevi olan doğurmaya odaklı programlanmış, aklı fikri ve tüm yaşam amacı, sizin gönlünüzü ve hayatınızı çelmek olan tuhaf yaratıklar bunlar.

ve yine siz akıllı erkekler ayda birkaç kez gidin, kadınların çetrefilli tuzaklarını böylesine çözümlemiş aklı ermişlerden düzenli dersler alın. alın ki oyuna gelmeyin. kadın uzmanları toplum için son derece önemli. konuş, kadın uzmanı!

siz ki dünyadaki en büyük sorunların biricik müsebbibi değilmiş gibi, biyolojik açıdan tek ve en mühim farkınız olan fiziksel gücü bir ömür kadınların üzerinde egemen olma hırsıyla kullanın.

savaşın, dövüşün, ayrıştırın. sonra da aranızdaki en zekiler otursun söz konusu ikinci sınıfın tuzaklarından dünyayı ve sizleri korumak adına teoriler geliştirsin.

ha bir de kendi talihsizliklerinizi ve belki özgüvensizliğinizi ve belki de beceriksizliğinizi genellemelerle normalleştirmeye çalışmaktan vazgeçin.

hadi iyi kafalar size.
devamını gör...
üşendim ve yazının sadece ilk kısmını okudum. erkeklerin yaptığı terörü görmezden geldiği için zaten en başta mantık hatalarıyla dolu bir yazı. belki başlık insanların psikolojik terörüyle başa çıkma yolları olsaydı okurdum.

neyse efem, kadın veya erkek fark etmiyor, aslında kişilik önemli bu konuda. kişinin böyle bir çabası yoksa kadın-erkek fark etmeden hiç öyle terör estirmez. bunu bir cinsiyete indirgemenin lüzumu yok, doğru da gelmiyor zaten.
devamını gör...
daha önce yazılanları okumadım.

kadınlar veya erkekler olarak bakmak yerine davranışa odaklanmak gerekiyor. fiziksel şiddet kadar yıkıcı olan bir diğer şiddet türü de psikolojik şiddet. bu şiddeti kadınlar da erkekler de uyguluyor. bunun nedeni kişinin ya kişilik bozukluğu olması ya da sorunları aşmayı başaracak donanımı olmaması.

ben kadınlarla kavga etmem. aslında erkeklerle de kavga etmem ama erkekler kendi arasında kavga ederse bu çoğu zaman sözlü olmuyor zaten.

kadınlarla iyi geçinmenin bir formülü yok. eğer güçlüyseniz iyi geçinmek zorunda da değilsiniz. ben ev işlerini yapıyorum zaten. beni bununla tehdit edecek bir kadın olamaz. güç dediğim bu.

evli değilim. hiç evlenmedim. çocuğum yok.

baştan ne zaman evleniriz diyen kadınlarla arkadaş bile olmuyorum zira kişilik sahibi değiller. kendine saygı duymayana ben neden duyayım.

günde 5 saat telefonda konuştuğum bir kız vardı. bana bir gün dedi ki saçmalıyorsun. tamam dedim. madem öyle o zaman konuşmamıza veya beni dinlemene de gerek yok. o son konuşmamız oldu.

agresif olun demiyorum. yakın yıkın mangalda kül bırakmayın da demiyorum. prensip sahibi olun yani sınırlarınızı bilin. bir konuda nereye kadar esneyebilirsiniz, hangi konularda kırmızı çizginiz var bunu netleştirin.

kedi varken ben senin evine gelmem. benim gelmemi istiyorsan kedi gidecek dedi. ben de kedi niye gitsin sen git dedim. elimde büyüyen bir canlıyı sırf o öyle istedi diye anında sokağa salacağımı düşünen insanın merhameti yok. bencil biri ve empati yeteneği yok. beni hiç tanımamış.

diyeceğim bu 1 anlık öfke vs değil. olmuyorsa olmuyordur zorlamayın başka aşklara yelken açın.
devamını gör...
ben çözdüm abi meseleyi.kadınlar ilgi görüyorsa gerisi zaten kendiliğinden geliyor. bütün dertleri davaları bu. sürprizler yapın, çiçek miçek alın roman ablalardan.şöyle arada bir ucuz yollu bile olsa takı makı alın,bol bol seni seviyorum deyin, başka cicili bicili laflar da edin, özel günleri unutmayın, en azından iki haftada bir dışarda yemek yiyin, arada kredi kartını verin bitmek tükenmek bilmeyen kıyafet, çanta, ayakkabı alma tutkusunu bir tutam bastırsın.ev işlerine falan yardımcı olun bakın teröristlik meröristlik kalıyor mu. pamuk gibi oluyorlar pamuk.
devamını gör...
size kalbini açan ve seven kadının duygusal terörizmle işi olmaz. bir kadın erkeğin canını sıkıyor ve hayatını tatsızlaştırıyorsa önce bir gözlemde bulunmak gerekir. canınızı; "uzun zamandır dışarı çıkmadık, akşama sahilde bir çay içelim mi?", "seninle zaman geçirmek istiyorum", "bir tatlı sözüne hasret kaldım" sözleriyle sıkıyorsa aslında erkek sıkıcılığı söz konusudur. fakat mevzu bahis başlıklar bunlar değil de "ben gece dışarı çıkacağım sen yemeğini yer yatarsın", "ailen bu eve gelemez" türünde şeylerse hatta sizin samimiyetle tüm ilginize rağmen evliliğine, ilişkisine tutunmuyorsa bu durumda konuşup terapi desteği yoluna gidilmeli, sonrasında olmuyorsa olmuyordur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar