yüzyıllar boyunca reaya olmaya alışmış (!) bir toplumu bilinçlendirme amacıyla öne atılıp bu iddiayı nakz eder biçimde o toplumun her tabakasını değil de yine kendi cami cemaatini bilinçlendirme gibi absürd bir politika izleyip buradan da bilinçlenmenin yine o toplumun her kesimine yayılmasını beklemek biraz salak olmayı gerektirir kanımca. sen yıllar yılı bu topluma sürü muamelesi çek, sonra da başlıktaki gibi bir reaksiyon yapmadan türk ve dünya klasiklerini okumasını bekle..
basiretsiz pandalar!
devamını gör...
algının gerçeğin yerine geçtiği hatta tek gerçek olarak vücut bulduğu bir dönemden geçiyoruz. bu dönemde değerli olan durumun aslı değil sizin onu nasıl sunup kabul ettirdiğiniz.

kitap okumak insanın ihtiyacı bana göre. insan yaşadığı dünyaya ve kendine yönelik soru işaretlerini netleştirmek için kitap okur.

ayrıca duygu olmadan yaşayamayız ve kitap bu duyguları yaşayamanların hayal dünyasını besleyerek duygusal bir tatmin sağlıyor.

çok satan aşk romanlarının sebebi en yaygın duygusal ihyacın aşk olmasıyla ilgili.

başlığa dönersek emek vermek yerine sadece oluşturmuş olduğu kimlikle sunum yapanlar için tercih edilen bir durum bu zeki görünme çabası.

oysaki siz olmadığınız biri gibi davranınca yani okumadığınız ve asla okumak istemediğiniz rus edebiyatı klasiklerini çok beğenir gibi sununca zeki görünüyor olabilirsiniz ama sahte olduğunuz için asla anlaşamayacağınız biriyle de eşleşmis oluyorsunuz.

edebiyat insanı zeki gösterir mi sorusunun cevabı belki evet belki hayırdır ama bizim toplumda sadece zekiler okur onlar da klasik edebi eser okur gibi bir algı var.

oysaki anadil ve onun kullanımına bağlı yetkinlik bir kişiyi oluşturan toplam yetkinliğin sadece bir bölümü tamamı değil. ayrıca zeki olmak sosyal açıdan her zaman etkin biri olmanızı getirmediği gibi kitapların hayal dünyasına kapılmak sizi gerçek hayattan da koparabilir.
devamını gör...
yaşama sevincidir. hayat doluluktur. iyi
birşeydir yani. bizim gibi amaaan boşverseneci değildir. fotoğraf çeksek de bir çekmesek de demiyordur. tüm hayatını “bitse de gitsek” tadında yaşamıyordur. değer veriyordur bu kişi kendine. kitap okuyacak kadar dikkatini toplayabiliyorsur demek ki yine de. kitabı okumasa bile diyelim dokunmayı seviyordur hiç olmazsa, koklamayı bile seviyor olabilir. gösteriş der pek çok kişi, riya der ama boşversenize bu insanların çoğu gizli gizli kitap okuyanlardan mutludur. bizim gibi kuytu köşede okuyup hatta bir de üzerine kitabını gazete kağıdı ile kaplayanlar gibi harbiden kaybetmiyordur. sahaflarda da iyi kabul görür bu insanlar. bizim gibilerin sordukları kitaplara suratınıza bakmadan “yok” diyen abiler amcalar o insanlara birşekilde bulurlar.
üstüne üstlük kolay birşey de değildir. bir kere ortam da gerçekten kitap olması gerekir, gerçek bir fincan ve gerçek bir kahve. gerçekten okumayan adam bu ambiansı durduk yere tutturamaz zaten.
bence bizim gibi okuduğunu ettiğini gizleyen kaybedenler kulübü fahri üyelerinin farkındalıksiz özendiği insanlardır.
not:yazdıklarımın birçoğunda samimi değilim ama öyle olması muhtemel.
devamını gör...
ilgi çekmek. show yapmak. o anın fotoğrafını paylaşmak için kırk tane poz çekilir, filtre uygulanır, o esnada kahve soğur. saçma ve samimiyetsiz yani. gerçek bir okuyucu bu eylemin reklamını yapmaz. ayrıca çoğu attığı o kitaplardan tek cümle okumayan boş insanlar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar