kalbini yarıp baktın mı

#sosyal 

benim kalbim temiz diyenlere ılımlı bakmamız gerektiğini anlatan hadis *
devamını gör...
karnımızı ellerimiz kullanmadan doyuramayağımız gibi
kalbin temizliği de herhangi bir hareket(namaz) olmadıkça bir yere kadar götürür insanı çünkü ruhu açlıktan acı çekmeye başlamıştır çoktan...
devamını gör...
doktorla girildiğinde saçma olan geyik:
-sezai bey malesef kalp yetmezliği tehşis etmiş bulunmaktayız.
-(kızarmış gözler)ne lan kalbimi yarıp baktın mı!
onbeş dakika sessizlik..
-çok acır mı lan?
devamını gör...
rasã»lullah (sav)'a, cephede müşriklerden iman etmiş birisini, sahabeden üsâme (ra)'nin öldürdüğünü haber verdiler. rasã»lullah (sav) çok üzüldü. derhal çağırıp:
- niçin iman etmiş birisini öldürdün? diyerek hz. üsâme'yi sorguladı. cevaben:
- ya rasã»lallah, ölümden korktuğu için iman etti.
- kalbini yarıp içine mi baktın? buyurunca hz. üsame, daha sonra o andaki hissiyatını:
- keşke o güne kadar müslüman olmasaydım, o azarı işitmeseydim de daha sonra müslüman olsaydım temennisinde bulundum.. ifadesiyle nakledecektir.
devamını gör...
Allah rasulü'nün çok sinirli bir şekilde bu lafzı söylediği belirtilir.
devamını gör...
ibretlik bir olayın ardından, peygamber efendimizin söylediği insanı donduran bir sözdür.

bir insanın iman etmesinin ne kadar önemil olduğunu bize bildiren bir olaydır. yine hz. ali'ye benzer bir olayda bu tarzda bir uyarıda bulunmuştur.

hayber savaşından önce, savaş için çok celallenen hz. ali'ye bir kişinin iman etmesinin, bütün kalelerin fethinden daha önemli olduğunu söyler.

åžöyle düşünmek lazım. bir kişi iman ettiği zaman, bunun olumlu sonuçları ahirette sonsuz derecede olumlu sonuçlar doğuracaktır. ancak bütün kaleleri de fethetsek, bütünb devletleri ele geçirsek, bütün stk'lar bizim olsa, her seçimde bizim partimiz yüzde yüz oy alsa, ülkenin en zenginleri müslümanlar olsa, her yerde bizim bayrağımız dalgalansa, yine de bir kişinin imanının sonuçları kadar büyük bir sonucu olmaz bunun. çünkü hepsi fanidir, yok olacaktır.

çünkü Allah bizden, illa ki çok güçlü olun heryeri ele geçirin diye bir istekte bulunmaz. Allah'ın müslümanların saltanatına ihtiyacı da yoktur.

bu dünya imtihan dünyasıdır. bu dünyada önemli olan her ferdin, fert fert imtihanını kazanmasıdır. fertler imtihanı kaybetttikten sonra, göklerde yeşil bayrakların dalgalanması bir anlam ifade etmez. yeşil bayraklar ne cennete gider ne cehenneme. ne bizi cehennemden kurtarır, ne de cennete götürür.

bu minval üzere düşündüğümüz zaman, siyasi güç elde etmek için, dinimizden verdiklerimizin aslında ne beyhude, ne de boş işler olduğunu anlyıoruz. dinimizden verdiğimiz ahiretmiziden gidiyor. dünyadan kazandığımız dünyada kalıyor.

hayber kıyamet'ten sonra yok olacak. ama hayberde iman edecek olanlar yok olmayacak. inkar edecek olanlar da yok olmayacak.

taif kıyamette yok olacak. ama taifliler ya da onların soyları iman ettiği zaman ahiretleri kurtulacak.

Allah ne taif'in yeşilliğine, ne hayber'in kalelerine önem vermez. mülk de zenginlik de onundur. Allah insanların imanlrına ve inkarlarına önem veriyor.

iman ettim diyen birinin kafasına kılıcı indirmek nasıl bir hata ise, çevik bir için namaz kılıyor diye yaygara çıkarmak, sonra onun namazıyla dalga geçmek, adam hakkında (velev ki doğru olsun - yalan çıktı ama) ve namazı hakkında abuk subuk konuşmak müslümana yakışmaz.

işin ucunda iman varsa, gerisi teferruattır.

Allah'ın rahman sıfatıyla baktığı bir kula, biz artık senin imanın da kabul değil diye kapıları kapatma lüksüne sahip değiliz.

bu ümmetin en büyük yanılgısı, siyaset ile olmuştur. siyaset için dininden taviz vermiştir hep. mızrakların ucuna "kuran" ayetlerini" bağlamak ile başlayan süreç, bir gelenek olmuş ve ve biz siyasete dinimize göre yön vereceğimize, dinimize siyasete göre yön vermeye başlamışız.

ne için? üç kuruşluk dünya saltanatı için.

bugün, siyasi hedefler ve çıkarlar için dinlerinden taviz verenlerin de anlamadığı, sürekli yaptığı budur. sanki Allah bizden iktidar saltanat ve güç istiyor.
devamını gör...
resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi. onlar da bizim gelişimizden haberdâr olarak kaçtılar. biz bu grubun içinden birisine yetiştik. onu yakalayınca, ‘lâ ilahe illâllah’ deyiverdi. fakat biz kendisini öldürdük. döndüğümüzde bu olayı peygamber aleyhisselâm’a aynen anlattım.

peygamber aleyhisselâm:
‘kıyamet gününde o adamın söylediği bu tevhid kelimesinin kıymet ve büyüklüğünden dolayı sana kim yardımcı olacak?’ dedi.

ben:
‘ey Allah’ın resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi,’ diye cevap verdim.

peygamber aleyhisselâm:
‘kalbini yarıp baktın mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin! kıyamet gününde ‘lâ ilâhe illallah’ kelimesinin karşısında kim senin yardımcın olacak?’ buyurdu. bu sözü o kadar çok tekrar etti ki, ‘keşke müslümanlığa o günden sonra girmiş olsaydım,’ dedim.

*
devamını gör...
hadisler uzerinden millete ayar verip insanlari hadis inkarciligi ile tekfir edenlerin, insanlara kafir, murted ve munafik diyenlerin gozlerini kapadiklari uc maymunu oynadiklari; rasullullah efendimizin sözü.
yukarida tanimlarin iyi okunmasi gerekir. bir agirliktan bahseder.
milleti cehenneme surme hayalinde olan tekfircilerin tasiyamayacagi bir agirlik.
devamını gör...
şu an dönen konularla ilgisi olmayan söz ha. olum bu söz yalancılıkla itham edildiğinde hatırlatılır anlarım da adamı yanlış inanışıyla itham edince kalbini yarıp bakmak ne alaka la? şu muhaliflerin alakasız yerde alakasız laf konuşmaları beni bitiriyor.
devamını gör...
insanlar için hüküm vermeden önce hatırlamamızın mutlak surette elzem olduğu hadis.
devamını gör...
istismar edilirse fıkhı rafa kaldırır hadisedir. bağlam içerisinde değerlendirme yapılmalıdır: kafirken islam oldum diyen ve yine de öldürülen bir insanın üzerine efendimizin dediğidir. lakin nass'lar -kur'an ve sünnet- çerçevesince inşa edilen islam fıkhı müslümanı bağlar. hal böyle olunca islam oldum diyen bir zata şeriat'ın hükümlerince davranılmasında hiçbir sorun yoktur aksine bu hükümlerce davranılmalıdır, zira islam oldum diyen zat şeriat'ın hiçbir hükmüne rağmen ağzını açma cüretine sahip değildir. bugün, öyle düşünüyorum ki, bu hadise suistimal ediliyor ve elfazı küfür içeren cümlelere bile müdahale edilemiyor. hani şöyle dizeleri vardır ya ismet özel'in: "kim bilir kimden umarız emri bil ma'ruf/ kim bilir kimden umarız nehyanil münker", biz de o hesap liberalleştikçe liberalleşiyoruz.

rabbim bizleri iki sakıncalı uçtan da korusun, mürcielikten de haricilikten de.
devamını gör...
hüküm vermeden evvel insanların dikkat etmesi gereken husus. hadisle sabittir.
devamını gör...
rasul aleyhisselam’ın “..kalbini yarıp baktın mı?” sözü bize öyle çok şey anlatıyor ki..
keşke bu kadar çok eleştirmesek her şeyi, herkesi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar