kanaat


--- alıntı ---
Sözlükte "verilene razı olmak" anlamına gelen kanaat, dinî bir kavram olarak kişinin elinde bulunanla yetinmesi, dünya nimetlerinden kısmetine düşene razı olması demektir. Kur'ân'da, insanlar dünya hayatının süs ve cazibesine aldanarak âhireti unutmamaları için uyarılmış, dünya hayatının değersizliği ve geçiciliği vurgulanmış ve âhiret hayatının tercih edilmesi gerektiği sık sık anlatılmıştır (Âl-i İmrân, 3/14; Ankebût, 29/64). Hz. Peygamber de bu gerçeği şöyle dile getirmiştir. "Kanaatkâr ol ki insanların Allah'a en çok şükredeni olasın" (İbn Mâce, Zühd, 24).
--- alıntı ---
http://www.diyanet.gov.tr/t...
devamını gör...
--- alıntı ---

Oğlum,
Yoksa fakirlikten acı bir şey,
kanaat et daima.
Kalk her seher vakti,
et istiğfar.
Çalış şimdi varken fırsat,
et ibadet.
Çekiştirme yakın dostunu.
Etme lanet şeytandan başkasına.
Doğduğunda her yeni gün,
tövbe et günahlarından.
Yettikçe gücün getir yerine hacetini fakirin;
getirsin Yaratan da senin hacetini.
Geri vermek gerek eğretiyi.
Oldu mu altınını yanında götüren?
Ey emin!
Nedir bu dünyadan elde edilecek şey?
Ne bir endaze kumaş,
Ne bir karış toprak.
Neyin varsa Hak yolunda,
senin malın.
Geriye kalanlar ise,
belası canın.
Kim Hak’tan gelen aza yetinirse,
yerine getirir Hak onun hacetini.
Bir eve benzer dünya.
Vazgeç mert isen ondan.
Bir köprüye benzer dünya.
Koyulmuşsun yola,
geç ondan.
Kim yaparsa köprü başına ev,
değildir akıllı,
delidir deli.
Olmaz reva Allah’tan zenginlik dilemek.
Meşakkattir müminin zenginliği.
Dervişin fakirliği,
müminin şifası.
Bu yüzden var onda müminin safâsı.
Sana göre az olsa da gözünün nuru,
düşman anlamında malın, çoluk çocuğun.
''Mallarınız, çoluk çocuklarınız sizin için bir imtihandır''
(Tegâbun sûresi, 15. âyetten)
âyetini öğren.
Ver yele bu dünyanın malını mülkünü.
Yol erine yararı yok dünya varlığının.
Düşünmez asla o yokluğu.
Saf olur gönlü doğrulukla.
Kâfi olur hırkası ile lokması.
Arttırmak isterse malını, mülkünü,
uzak kalır asıl saadetten.
Feda ettiler canlarını
Hakk'ı dileyen kullar.
Koşturdular hikmet atını Süreyya'ya.
Vermedikçe O'nun yolunda her şeyini,
nasıl elde edeceksin sana gerekeni?

--- alıntı ---

*
devamını gör...
kanaat; elde bulunanla yetinmek¸ kısmetine/hakkına razı olmak¸ başkasının elindekine göz dikmemek¸ tamahkâr/açgözlü olmamak gibi anlamlara gelir. islâm ahlakında ise kanaat¸ kişinin Allah'ın kendisine dünya nimeti olarak verdiği paya rıza göstermesi¸ kısmetine razı olması¸ başkalarının elindekine göze dikmeyip tok gözlü olmasıdır. kanaat¸ ahlakî bir erdem olmanın yanı sıra insanın hem kişiliğini ve haysiyetini koruması¸ hem de mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamasının bir gereği olarak görülmüştür.
devamını gör...
"bir ülkenin geri kalmış olduğunu anlama yolları"ndan biri imiş bir ekşi sözlük yazarınca.

--- ekşi sözlük ---

hayat standartları yerlerde gezen ama aldıkları üç kuruş maaşa da 'çok şükür' diyebilen insanların sayısına bakmak.

--- ekşi sözlük ---

bu kafayla daha çook 'geri' kalırız.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar