kara komik filmler

cem yılmaz'ı bu sefer sağlam patlatan film. ne komik ne de kara.
yapmaya çalıştığı kara mizah türündeki filmlere bayılan biri olarak gidiş yoluna puan verdim ama ortaya koyduğu şey maalesef vasat. kara mizahın bi derdi, bi derinliği olur, anlatmaya çalıştığı şeyler olur. bu filmdeki mesajlar aşırı tırt ve kör gözüne parmağım.
sanki arkadaşlarıyla "hadi bi film yapalım da cebimize biraz para girsin" diye yapılmış gibi duruyor.
yıllarca cem yılmaz sinemadan para kazanacak ve harika filmler ortaya koyacak diye bekledik. eşşek yüküyle para kazandı ve ortaya koydukları gitgide kötüleşti. sanırım bu adamı gözümüzde fazla büyüttük ve bu adamın da kapasitesi bu maalesef.
devamını gör...
cem yılmaz son 5 senedir rezalet bir tablo ortaya koyuyor. geçenlerde hanıma dedim la bu adamı neden hala milyonlar takip eder ki? mal çok ülkemizde maalesef. şapkasını koyup oy alanlarin olduğu ülkede cem yılmaz recep ivedik çok izlenir daha. filmi izlemedim izleyen birkaç arkadaşım gördüğüm en kotusuydu dedi. zaten cem yılmazin stand up larinda sürekli para muhabbeti yapması parayı sevdiğini gösteriyor yine bekleneni yapmış para için film. en son arif v 216 iki kez sinemaya girdiğinde cem yılmaz bitti demiştim harbi bitmiş.
devamını gör...
vakit geçirmeye netflix düşünce izledim. elimde telefon bir yandan mesaj bir yandan sözlük youtube karman çorman. başka türlü izlenmezdi.
devamını gör...
cem yılmaz'ın kendini "gerçek"leştirmeyi arzu ettiği film serileri idi.
aslında hokkabaz ve pek yakında filmleriyle bu arzusuna göz kırpmıştı nispeten.
av mevsimi ve iftarlık gazoz gibi filmlerde yer alması kendini gerçeklemeye giden yolda büyük bir yolculuktu.

kara komik filmler yıllardır hayalini kurduğu en büyük projesiydi belki de. bilinen tanınan haliyle de ayakta kalabilir ve şahan gökbakar gibi paraya dönük projelerle hayatına devam edebilirdi.
ama böyle yapmadı. yapamadı.

cem yılmaz kara komik film serileri ile komedi türünde bir film ve yanına, hayalindeki cem yılmaz'ı gerçekleme çabasıyla ürettiği, insan portrelerini inceleyen, gerilim/psikoloji tadında bir film daha koydu.

cem yılmaz'ın komedi tarzındaki filmlerinde pik yapamamasındaki sebep yine içindeki bu ciddiyetti.

bir figür olarak ortalık yerde duran "cem yılmaz'ı" elinden tutarak saygı duyulan ve ileride sinema dünyasında bir mihenk taşı olarak gösterilen "usta" koltuğuna oturtmak istedi.
arif v 216 gibi bir komedi filminin içine, tek taş yüzüğüne pırlanta yerleştiren kuyumcu titizliğiyle yeşilçam ustalarını yerleştirmesi ve ruhlarına gösterdiği saygı sanırım hiçbirinizin gözünden kaçmamıştır.

şuanda saygıyla anılan yeşilçam ustalarının yanlarındaki koltuğa oturmak istediğini bas bas bağırıyor cem yılmaz.

programına konuk olduğu okan bayülgen bunun farkına varmış olacakki o hınzır soruyu soruverdi kendisine;
- kendini oyuncu olarak nerede görüyorsun?

cevap mı? o konuda ümitli.

cem yılmaz eğer izleyiciyi hem güldürüp hem de şaşırtıcı sonlu ciddi türdeki filmleri ile altüst edebilseydi bugün çok farklı şeyleri konuşuyor olurduk.
kim bilir belki elindeki çekimleri bitmiş ve henüz yayınlanmamış seri filmlerinde bu tatları bulabiliriz.
devamını gör...
özellikle benim yaş grubumdaki insanlar için cem yılmazın ilk dönem filmleri ufuk açıcıydı, bir başkaydı.

ama şimdi geldiği noktaya bakıyorum ve üzülüyorum. hoş ki üzülmüyorum da. şu kibir, kendini beğenme, sürekli kendini övme triplerine güldük sürekli. adamı bu hale biz getirdik. ne sunarsam havada kaparlar mantığına girdi. hatta bu kafayla abisini bile bulunmaz hint kumaşı diye sundu.

gora, arog, yahşi batı, hokkabaz bakınız bunlar gerçekten de sinemamızın kilometre taşlarıdır.
ama sonrası beş para etmiyor maalesef. pek yakında, av mevsimi, magnifica presenza *, the water diviner, ali baba ve 7 cüceler, iftarlık gazoz, deli aşk
bu filmlerin tamamı vasat bir sinemacı için fena olmayan bir liste olur. ama cem yılmaz gibi bir adam için adım adım geriye gittiğinin delilidir.


kara komik filmler de aslında cem yılmaz gibi bir adam için çok güzel bir fırsattı. parayı fazlasıyla cebine koymuş, kendisini fazla fazla ispat etmiş bir adam, ne gişe, ne seyirci, ne de eleştiri kaygısı olmadan kafasındaki filmleri yapacak. bu herkesin hayalidir.
ama filmlerin her tarafında bir olmamışlık hissi var.
belki şu filmleri tanınmamış kişiler yapsa daha çok beğenilirdi.

kara komik filmler de adının hakkını hiç bir şekilde veremeyen eserler.
4 film içerisinde belki "deli" filmi biraz sırıtıyor, o da özkan uğur'un sade ve kaliteli oyunculuğundan.

Allah'tan evde izledim yoksa verdiğim paraya çok acırdım.


not: abicim artık aynı oyuncuları kullanmayı bırak ya. vallahi baydı. hatta kendini de kullanma. sen sadece yaz, olmadı yönet. ama oynama.


--! spoiler !--

kameraya bakıp "deliler aşıkların dostudur" nedir sevgili cem?! tek güzel olan şeyi de batırayım mı istedin?

--! spoiler !--
devamını gör...
Allah affetsin, kara komik filmler 2'deki deli filmini beğendim.
sinematografiyi cidden başarılı buldum. oyunculuklar da hiç fena değil. müzik seçimleri biraz kulak tırmalıyor, onun dışında en en en büyük sıkıntı senaryo. hikaye iyi olmasına karşın senaryo başarısız. karakter gelişimini ve duygularını yansıtamayan, zeki mizahtan yoksun, diyalogları sorunlu, olay örgüsü-gelişimi vasat işlenmiş bi senaryo.
hikaye işleme, senarist eksikliği giderilirse ileride komedi dışında güzel filmler çekebilir cem yılmaz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar