kardeş özlemi

bazen neseben kardeş olana, bazen neseben kardeşten daha ileri olanlara olan özlemdir.

kardeşlerimi özledim, abilerimi özledim:(
kardeşlerimi özledim...

hani on kişi beraber kalıp da iki-üç kişi beraber kalıp da anlaşamayanlara nisbet olan uhuvvet kardeşlerimi...

nöbetlerimi özledim... salı günlerinde 60 yaşlarındaki kendini hizmete
vakfetmiş hüseyin abimle 10 litre sütü alıp, beraber yoğurt yapmayı
kavanozda... 42,5 derecede, 4,5 saat bekletmeyi kavanozları ondan
öğrenmeyi...

pırasa yemeği yaparken fazla su koyacakken, manay-ı muhalifiyle "-keçeli
su az olmuş biraz daha kaynat koy dediğinde abimi ciddi sanıp suyu
kaynatıp pırasaya su koymayı"...

kardeşlerimi özledim...

sabah namazlarında uzunca kıraatten sonra uzunca tesbihattan
sonra...sekiz on kişi yan yana gelip... sıralı ders okumayı... okuduktan
sonra uyuklamaya geçmeyi... gafletle yaptığım okumanın dahi feyizden
hali olmamasını...

mutfağımı özledim... sabah namazlarından sonra patetes kızarmayı...
benden büyük abilerimin bana yardım etmelerini... hepsinden bir pratik
öğrenmeyi...

abilerimi özledim...yediklerine içtiklerine dikkat eden...
kardeşlerimi özledim... her gün akşam dersine beni uygun dille kırmadan şevkle götüren kardeşlerimi...

çayı özledim... ders aralarındaki...
saçları ağarmış abilerimi özledim hala evlenmemiş...
bana evlatları gibi davranan... kardeşleri gibi davranan...

hastalandığımda ailem olmadığında kendileri bizzat götüren abilerimi özledim...
sofraya oturduğumuzdaki sırayla ezber yaptığım kardeşlerimi... biraz
gaflette bulunsak hep nurlardan bahis açıp en ufak anımızı dahi onunla
geçirmemize sebeb olan abilerimi özledim...

gecenin bir yarısında dersanemin kapısının çalınıp uykulu gözlerle sofra hazırlamayı özledim...
bulaşık yıkamaya gönlüm olmazdı ya her zaman... on kişilik...yirmi
kişilik bulaşığı kim yıkayacaktı diye düşüncelere daldığımda, birden
mutfakta çoğalan üç beş abimi..kardeşimi özledim...

sabah namazlarında erken kalkıp "abi namaz...demeyi özledim abilerimin
kardeşlerimin kulaklarına"... öyle ...öyle çok özledim ki...
kalbimden bir sıkıntı geçtiğinde umumi bir derstte sanki o sıkıntımı
ağabeyim duymuşta bana ders verir gibi bir şeyler
okumasını...söylemesini özledim...

kardeşlerimi özledim... tenkit etmeyen...okşayan... abilerimi özledim...
özlemim... girdiğimde içtimai hayata... özledim...
hiç kimse onlar gibi değildi ve hiç bir yer ora gibi değildi...
onları özledim... beş vakit cemaatle dergah-ı ilahiye iltica edip dua ettiğim abilerimi, kardeşlerimi özledim...

sorsanız ki nasıl bir alemdi... o bir kaç sene ömr-ü hayatımda dünya
değil cennet idi... ama nefsin de hazlarından uzaklaşmaya çalıştığı ve
yorduğu bir cennetti...

abilerimi özledim... bir misafir bir hediye, ya da bir ikram
getirdiğinde hemen "kardeşim mukabilini yapalım, karşılıksız almayalım
deyip, uğraşıp o tabağı boş bırakmayıp minnet almamak için doldurmaya
çalışan..."kardeşlerimi özledim...

abilerimi özledim...onlarca kez okuduğum halde bir cümlenin hiç
bilmediğim bir tefekkürünü bana ders veren nurlarla hem hal olmuş o
mübarek abilerimi özledim...

ne bahtiyarsınız abilerim... sizin saçlarını hala o kardeşlerin içinde
ağırmakta iken bize de içtimaiyyat düştü...dünya düştü... kendimize
benzetelip derken...şer içinde belki simamız...belki kalbimiz... ruhumuz
karardı yavaş yavaş... kaybettik... ve nurları şu ekran başında bir kaç
nurlu ve nurcu kardeşlerdeki uhuvvet ve samimiyette arar olduk...

ne edelim... diyar-ı gurbette kardeşlerin çokluğu değil azlığındayız...
sizi buralarda aramam biliyorum ki yanlış... istesem de sizi bulamayacağım...
biliyorum ki şu an herhangi bir şehrin ister merkezinde...isterse
köyünde belki bir dersttesiniz... belki bir ders çıkışında dersaneye
dönmekte...belki bir istişaredesiniz...belki bir kardeşinizi derdini
dinlemekte...

sizlerin bilgisayar başında benim gibi geçirecek vaktiniz yok... ben
hülya ve hayal dünyasında kardeşlerimi ve abilerimi ararken sizler bulup
onlarla iştigal etmektesiniz...

-abi şöyle deme sakın bana "oku kardeşim nurları oku... bir atıfı bulsan
yüzü bulmuş gibi olursun deme"... ben senle iken o atıfı
buluyordum...tek başına ise....kendimi kaybettim bulamıyorum... hem
değil miydi...cemaat zamanı... ben nasıl dayanacaktım onca günaha tek
başıma...ben birken benim binyüzonbirim nerede... sizler
neredesiniz...omuzlarım çok yoruldu....


özledim... sizi çok özledim....

dua edin emi...

dua edin....
devamını gör...
benim için yarın akşam dinecek olandır. aklı başına erdiğinden beri beni sadece tatillerde görebilmiş bir kardeşim var. geçenlerde 11ine bastı ve ben, daha geçen yaz oynadığımız popo vurmaca oynunu şimdi artık benle oynamayacağını düşünerek ağladım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar