katılım bankacılığı

tamamen faizsiz ve ticari ortaklığŸa dayanan bir sistemle teşŸkil edilmişŸ islã¢mi bankacılık ..derlerse de inanmayın. müslümanların mã¢nen iğŸdişŸ edilmelerine sebep kandırmacalardan birisidir. faiz de vardır, herşŸeyde vardır..
devamını gör...
tamamen faizsiz ve ticari ortaklığa dayanan bir sistemle teşkil edilmiş islâmi bankacılık ..derlerse de inanmayın. müslümanların mânen iğdiş edilmelerine sebep kandırmacalardan birisidir. faiz de vardır, herşeyde vardır..
devamını gör...
türkiye'de 1984 öncesi donemde özel finans kurulu adı altında kurulan, anılan tarihten itibaren ise 'islami usullere' uygun olarak işlem yapan bankalardır.
-mal karşılığı vesaikin alım-satımı
-murabaha
-leasing işlemleri
-mudaraba ve muşaraka
gibi işlemleri teşkil eden sitemdir.

an itibariyle türkiye'de olan katılım bankaları ise :

-kuveyt türk katılım bankası a.åž.
-al baraka türk katılım bankası a.ş
-türkiye finans katılım bankası
-bank asya'dır.
devamını gör...
sermaye piyasaları dersinde anladığım ve diğer bankacılık çeşiteriyle arasında büyük fark olan bankacılık.iyikide var böyle bir bankacılık..
devamını gör...
haklarında yapılan eleştiriler zihinleri karıştırmakta bunun yanında değer verilen bazı fikir önderlerinin destekleri karışık zihinleri biraz daha karıştırmaktadır. bankacılığın islami usullere göre değerlendirilmiş şekli diyebilir miyiz? hala tartışma konusudur.
devamını gör...
temkinli yaklaşmayı gerektiren bankacılık anlayışıdır. temkinli yaklaşıldığında anlaşılacaktır ki; faizci sistemle çalışan bankacılıktan bir farkı yoktur. uyduruk bir islami kisve ardından yapılan faizciliktir. resmen efendim resmen.

(bkz: yersen)
devamını gör...
yasal düzenlemeler sonucu finans bankacılığı nın tarihe karışmasıyla o kisve adı altında bankacılık yapan kurumların aldığı yeni isim. resmi tabiri bu olabilir ama bilinen tabiri : yeşil faizciliktir. ısrarla bunun böyle olmadığını iddia ederler ama normal bankalardan farkını ben 30 senede anlamadım.
devamını gör...
türkiyede muhafazakar kesimin rağbet ettiği bankacılık anlayışı.

konu hakkında fetva verebilecek durumda değilim, ancak şunu düşünüyorum. haklarında hüküm vermek için faiz neden haramdır sorusuna tam olarak cevap vermek gerekir. faizin haram olma sebebini hak edilmeyen kazanç olarak düşünmekteyim. bu durumdan kurtarmak için bankalar arası uygulama şu şekildedir ;

normal bankaya gidersin, ben ev almak istiyorum 100 lira ver dersin, o da pekala al sana 100 lira ama karşılığında 150 lira alırım der.
katılım bankasına gidersin. ben ev almak istiyorum dersin. o da tamam der gider evi yüz liraya satın alır sana 150 liraya satar.

tabi bu iki duruma da hak edilmeyen kazanç dersek ortaya da şöyle bir soru çıkar. e bu durumda ticaret te öledir. yani bir malı 10 liraya alır 15 liraya satarsın. yani katılım bankasının yaptığıyla aynıdır.

benim bu konudaki görüşüm, ameller niyetlere göredir. niyet ticaret yapmaksa peki, ama niyet faize kılıf uydurmaksa bence biraz riskli bir durum.
devamını gör...
bir defa bu bankalarında yaptığına aynı faizdir demek büyük cahilliktir,hak bilmezliktir. nedeni ise bakara suresinin 275.ayetidir. (faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. bu hal onların "alım-satım tıpkı faiz gibidir" demeleri yüzündendir. halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram kılmıştır.)
katılım bankasıyla, diğer bankaların işlemlerinin birbirine benzemesi onada faiz diyeceğimiz anlamına gelmez. faizi adını değiştirirsek kendisinin de değişmeyeceği gibi.
bilip bilmeden bu bankalarda aynı derseniz yukarıdaki ayettekiler gibi olursunuz.
birde insanlar bu bankalara onlarda aynı deyip, daha az maliyetli olan faizli bankalara giderler ki bu daha iğrenç bir davranıştır. madem öyle onlarada gitme. åžüpheli buluyorsan hiç birine gitme. faize helal demek islamde ne manaya geliyorsa, helal bir işlemede faiz demek aynı manaya gelir.
devamını gör...
katılım bankalarının birinde krediler müdürü olan hüseyin tunç tarafından kaleme alınmış olan bilgilendirici mahiyetteki kitabın ismi.

konuyla ilgilenenler, söz konusu sistem hakkında atıp tutmak isteyenler için okunması gerektiğini düşünüyorum. gerçi atıp tutmak için bilgiye ihtiyaç duymayan üstün niteliklere sahip bi toplumuz ama olsun yine de fazla mal göz çıkarmaz. hem böyle bi konu hakkında değerlendirme yapabilmek için bilgiye ihtiyaç şarttır. bu kitap onu veriyor. katılım bankacılığının teorisi ve felsefesini anlatıyor. sistemin nasıl işlediğini görebiliyorsunuz.

kamuoyunun şüpheyle yaklaştığı "bunların verdiği de faiz, sadece adı kar payı, niye hep bankalarla aynı oranlarda kar payı veriyorlar, kar zarar ortaklığı diyorlar ama niye hep kar ediyorlar" gibi sorulara kendince cevap vermiş.

bence kitabın en önemli artısı, kitabın yazarının uygulamanın içinde olan birisi olması nedeniyle okuyucuyu teoriye boğmaması, türkiye uygulamasını da anlaşılır bir şekilde aktarmasıdır. bunun yanı sıra sistemin mevcut durumdaki eksiklikler, şüpheyle yaklaşılması gereken uygulamalar, sistemin çıkmazları ve yapılması gerekenler de dile getirilmiş. yani öz eleştiri de var kitapta. mevcut durumun katılım bankacılığı modelinin idealini yansıtmadığını hatta klasik bankacılıktan farklı bir bölgede de olsa onunla kapı komşusu bi yerde konumlandığını, asıl gidilmesi gereken yerin başka bir yer olduğunu da belirtmiş.

kitaptan ayrı olarak ben söz konusu sistem sonucu taraflardan alınan veya verilen ücretler "faiz" olarak adlandırılsın veya adlandırılmasın bence katılım bankacılığı sisteminin bir ayağının hep reel sektörle, ticaretle, bir alış verişle, bir projeyle yani somut bir şeyle ilişkili olmasından ötürü ekonomi açısından daha sağlıklı bir bankacılık sistemi olduğunu düşünüyorum. klasik bankacılığın son yıllardaki kaldıraç çılgınlığının sonuçlarını 2007 global kriziyle yaşadık, gördük ve hala hissediyoruz. bu anlamda biraz tutucu ve sağlamcı bir yaklaşım olacak ama katılım bankacılığının kaldıraçsız yapısının tercih edilmesi gereken bir ekonomik yapı olduğunu düşünüyorum.

http://www.kitapyurdu.com/k...
devamını gör...
18.
diğer adıyla, faizsiz bankacılık. müşterilerden toplanan fonun reel sektöre kredi olarak kazandırılmasıyla elde edilen kar veya zararın paylaşımı prensibiyle çalışılır.

kar payı (temettü) ve vade farkı, faizsiz bankacılığın anahtar kelimeleri.
devamını gör...
fi tarihinde, yoğun çalıştığım banka kuveyt türk'te sıra beklemekteydim. bir kaç eft-havale işim vardı. önümde de bir karı-koca işlem yaptırıyorlardı. kadın katılım hesabındaki parasına ne kadar faiz geldiğini, kaç lira kazandığını soruyordu. gişedeki personel, faiz kelimesini çıkarıp, yerine kar payını kullansa da, bayan her seferinde faiz diyordu. gişedeki ne kadar, kar payı dese de, vatandaş "kazanacağı para"ya bakıyor ve paradan kazandığı bu paraya da, tarihsel terminoloji içindeki adıyla "faiz" diyordu.

son yıllarda, iş-kart, business card vb. adı altında, ticari müşterilerine kartlar da veriyorlar. bu kartlarla yaptığınız harcamalar, doğrudan şirket hesabından, masraf olarak düşüyor. kartın ödeme günü geldiğinde, hesabınızdan otomatik tahsil ediliyor. hesaplarınızda paranız yoksa, belli bir süreden sonra borcunuzun üzerine "kar payı" ekliyorlar. tabi kendi hesaplarına bir kar bu.

bankacılık sistemi, parayı kendisine merkez edinmiş bir sistem. her şey para için. katılım bankaları için de bu böyle. şimdi kimileri çıkıp, faiz almıyor, vermiyorlar, nakit para verip borçlandırmıyorlar, fon-proje vb. yapıyorlar demesin. sizin için 20 bin tl'lik mal satın alıp, sizden bunu onlara 20.001 lira olarak geri ödemlerini istedikleri anda işler değişiyor. "bedava mı versin be adam, nasıl kazanacak bu adamlar. paraya ihtiyaçları var" demekte de haklısınız. ben de, o zaman "para satıp, bunun adına kar payı demesinler" demekte haklıyım. nasıl ki, güle manda demiş olsaydık, gül kokusundan hiçbir şey yitirmemiş olacaktı, mandaya gül dememiz, mandanın misler gibi kokmasına fayda etmeyecek.

dedik ya para. bankalarda en çok eleştirdiğimiz şey, kapitalist olmaları. yani paranın gücüne tapmaları. katılım bankaları bundan farksız mı? kapitalist değiller mi? hem de nasıl. hiç bir katılım bankasında, yıllık ortalaması listenin başlarında olan müşteri ile, listenin sonlarında olan müşteriye eşit muamele edilmez. ben çalıştığımız 3 katılım bankasında da bunu yaşadım. işlerimizin iyi gittiği ve hesaplarımızda her zaman ciddi sayılabilecek meblağların ve takasta yüksek tutarda çeklerimizin olduğu dönemlerde, çaycısından müdürüne, banka personelinin bana yaklaşımı ile, işlerimizin durgun-kötü gittiği, hesaplardaki paramızın ve çeklerimizin az, fon çalışması yapmadığımız dönemlerde aynı personelin yaklaşımını defalarca kıyaslayabildim. param, çekim ve katılımcı bankaya borcum varken, benden komisyon-provizyon vb. adı altında hiçbir masraf kesilmezken, tersi durumda nasıl da çatır çatır kesildiğine şahit oldum. çünkü param yoktu. paran kadar konuşursun. bankacılık yapan kurumun adı ne olursa olsun, hiçbiri senin kara kaşına, gözüne, boyuna, posuna, imanına bakmaz. paraya bakar. katılım bankası diye diretebilirsiniz, ki diretmekteyiz de; ama bu sadece gönlünüzü ferahlatır, hepsi o kadar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar