kedi beslemek

hoştur güzeldir, keşke dersin insanlarda bu hayvancagiz kadar kosulsuz sevse ama nerde. şimdi ordan bi arkadas cikarda derse "yemek verme bakiyim seviyomu" bende derim ki insana verdiklerimizin yaninda su hayvancagiza verdigimiz 2 tas yemek cok mu? nankör derler, gıybeti meslek edinenler. kokuyo derler, küfrü adamlık sananlar. vb. uzayip gider iftiralar ama gel gör ki hicbiri yoktur onlarda, duygu vardır sevgi vardir insanda olmadigi kadar.
devamını gör...
fiziken zahmetsiz ama duygusal olarak yorucu şey.

bu meretler isterse seviyor isterse sevdiriyorlar. köpek gibi gel deyince gözünün içine bakıp erimiyor. doğal güzellikleri onlara bağımlı kılıyor galiba. lanet olası güzel algımız.
devamını gör...
ev içinde olacak şey değil. ne kılı kumu bitiyor ne de oraya buraya pislemesi. o da yetmez gibi sürekli ilgi isteyen bir canlı var evin içinde ve dilini bilmiyorsun. sevilme ihtiyacını ayağına bacağına sırnaşarak ya da yatağına gelip ağzına burnuna kıllı suratıyla dokunarak gösteriyor. tiksinç. bana kalırsa özellikle bekar kardişler evlenin çocuğunuz olsun onu besleyin büyütün. hiç değilse sadece çiş öğrenme döneminde ortaya pisler sonrası temizlik, sağlık işte.

zoraki edit: bir kediyle aynı evde yaşıyorum. hayvan sevgisini sadece eve alıp beslemek sanan ve bu duyguyu parsellemeye çalışan insanlardan hiç hazzetmiyorum. ayrıca tanım yoluyla laf sokuşturan tiplerden de nefret ediyorum.
devamını gör...
temizlik açısından zorluğu aşikar evet ama o kadar olur çünkü sevgi neydi emekti! kedi beslemek değil de kediyle yaşamak demek daha doğru olur aslında zira bu sevimli yaratıklar kısa bir süre sonra ailede yerini bulur. salonda kendi koltuğu vardır mesela hep oraya yatar ya da yemek hazır olduğunda gelir bir sandalyeye çöker, masum bakışlarla yemek kopartmaya çalışır falan.* hele o su içerken ya da uyurkenki halleri, terapi gibi bir şey ya.
devamını gör...
eskiden daha samimi gelen bir eylemdi. o zamanlar kedileri paso evde tutmazlardı, prim için kullanmazlardı, hayvanın benliğini bozmazlardı. hayvan hem eve giriş çıkış yapardı hem de habitatına giderdi. bunun dışında her zamanki gibi yemek ve su verirlerdi, biraz da sevip okşarlardı o kadar. günümüzde ise bu kedi besleyenlerin çoğu prim peşinde. kediyle bunların işi bitsin sokağa da atarlar çöpe de atarlar. samimi olanlara bir lafım yok olamaz da. fakat hakikat de ortadadır yani.
devamını gör...
prim ya da hava atmak için yapılacak şey değildir. bunun için yapanlar olsa da uzun süre dayanamaz. görüldüğü kadar basit de değildir, ciddi sorumluluk gerektirir. sevmeden o sorumluluk altına giremez hiç kimse.
devamını gör...
5 yaşındaki oğlumun bir hayvan beslerse belki merhameti öğrenir, daha iyi bir insan olur düşüncesiyle ,2 haftadır yaptığım eylem. 1,5 aylık 3 renkli tekir bir kediyi sahiplendik.

kediler de aynı insanlar gibi karakter sahibi oldukları için,çok farklı karakterlere denk gelmek mümkün. şansımıza bizimki oldukça sırnaşık ve oyun seven bir arkadaş.. bakımı da oldukça kolay ..akşam eve gittiğimde de ben de baya baya oynuyorum yavruyla, insana mutluluk veriyor, tavsiye ederim..
devamını gör...
bir köpek sever olarak yıllarca karşı çıktığım olaydı. aslında kedilere,özellikle büyüklerine çok büyük bir hayranlığım vardır. neyse yaklaşık 6 ay önce aldığımız sokak tekiri şu an benim 3. evladım,hemde o bir oğlannn, o bir bülüşşş.
devamını gör...
bir kaba biraz kuru mama koyanlara karşı -hala- temkinli olacak kadar akıllı bir canlıdır bu kedi. çoğu forumda, sözlükte asi ruhlu olduklarını, karakter özellikleri ile köpeklerden ayrıldıklarını okumuşsunuzdur zaten. tekrar etmiş olalım. bence sadece -daha- temkinliler. korkaklar.

özellikle beyaz yakalı kardeşlerin, onları ofisin önünde, kaldırımda, eve dönerken fotoğraflayıp, sosyal medyaya yüklemelerine çok sinirleniyordum açıkçası. şu an, bunun bile onların güzel yüreklerini yansıttığını düşünmeye çalışıyorum. petshoplardaki tek kullanımlık mama paketini alıp, kaldırımda miyavlayan bir canlıya vermek bile sizi diğerlerinden ayırıyor.

ben onları yaşam alanınıza sokup önyargılarınızı yıkmanızı diliyorum uzun vadede.

- kedi tüyü kist yapmaz. yalandır, şehir efsanesidir.
- her yer tüy olmaz. vileda yapışkanlı rulo 10 lira ve 10 dakikanızı almaz.
- pislik getirmezler. dillerindeki dezenfektan madde sayesinde hepimizden daha temizler.
- anneniz/kocanız/kız/erkek arkadaşınız izin verir. sadece siz ikna etmeyi yorucu buluyorsunuz.
- eve alışırlar, merak etmeyin. içlerinde dünyanın en saf sevgisini taşırlar her hayvan gibi.
- "günah" değillerdir. (dini kaygılarınız varsa) bu konuda yaşanan peygamber sünnetlerini okuyunuz.
devamını gör...
içerden bilgi vereyim. kediler beni görünce mama mama diye saldırıyor. belki bana alıştılar ya da ölümü göze alacak kadar açlar bilemiyorum.

kızlar kedi sevmiyor. kediden korkuyor. en az iki potansiyel sevgili adayı ya ben ya kedi dedi ben de tabii olarak kedi dedim.

çok tüy döküyor oldukları kesin bilgi yayalım. öyle iran kedisi değil bildiğin sokak kedisi ve kısa tüylü ama döküyor. öyle rulo mulo bir yere kadar. ben saldım siz de salın rahatlayın.

kist olayı tüy değil parazit ile o da aşı ile ilgili. iç dış parazit aşılarını önemsemeyen bu parazit ile karşılaşabilir. ayrıca sokak hayvanlarına yaklaşmak riskli. dışarı çıkan kedi riskli.

eve alışır mı , benim kedim fırsatını bulunca sokağa kaçıyor hala. günah kısmına girmiyorum.

not: benden temiz hayvan.
devamını gör...
kediniz kapının önünde fare tutmuyorsa kediye köle olmaktır. kedi ne mutludur ama. çalış insan ahhahahahahah. ver yemimi ohhhh al sana bu da günlük tırmığın.
devamını gör...
iyiliktir, huzurdur, mutluluktur. eve geldiğinde seni karşılar, gün içinde olan bitenleri kendi çapında miyav miyav diye anlatır. sünnettir. "sünnet" deyip hayvanlardan hayvan sevgisinden mahrum kalan sözde müslümanların da kedi beslemesini tavsiye ederim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar