kendi kendine doğum günü kutlamak

öyle düşünüyordum fakat öyle olmadı. lan ben yaşlanıyorum halbusi kendime bir tane dankek alıp üzerine mumu dikip üflemiş, kendi kendime eğleşmiştim. neyse, iş arkadaşlarımdan ve sevdalinkadan gelen güller çok hoştu. Teşekkürler.*
devamını gör...
kendi kendine doğum günü kutlamakla alakalı iki şahsi hikayem var.

kendimin değerini bilmediğim zamanlarda, benim de değerimi bilmeyen ama henüz buna uyanamadığım birisiyle aynı evi paylaşıyordum. o yaz mevsiminin temmuz ortası bu kişinin doğum günüydü. lakin ben mahallemizdeki yetersiz kadın dişçinin iltihaplı dişin üzerine dolgu yapmış olmasından sebep, ağrılar içerisinde yatıyordum. ağrıları mukayese edemem ama cataflam gibi bir esaslı ağrı kesici bana sedece bir buçuk saat yetiyordu. belki kanserli bir hastanın ağrıları buna yakındır. uyku aralıklarım 10 dk'ya kadar düşmüştü. sürekli inliyordum. bu şahıs iş dönüşü içeriye girdi. elinde tek kişilik bir pasta vardı. yani ben acılar içerisinde kıvranırken sanki doğum gününü düşünecek haldeymişim gibi nispet yaparcasına kendi pastamı kendim aldım tavırlarıyla geldi ve içeri geçti. o hesabı o an görüp evi terketmediğim için sonradan pişman oldum.

ikinci öykü on sene kadar öncesine dayanıyor. ingilizcemi geliştirmek için bir uluslarası chatroom'da takılıyordum. benim yaşlarımda evli bir alman kızla sohbet etmekteydik. çok saygılı ve asil birisi gibi görünüyordu. almanya'nın fransa sınırına yakın bir yerde yaşıyormuş. bir gün bana ergenlik çağında ilk evliliğinden olma, zihinsel yetersizliğe sahip bir oğlu olduğunu ve onun doğum günü için komşulara davetiye dağıtacağından söz etti. ancak oğlunun bu sıkıntılarından ötürü arkadaşı olmadığını ve kimsenin gelmeyeceğini bildiğini, o gün oturup ağlayacağını söyledi. başka bir ülkede olmama, çocuklarımın küçük olmasına çok kahrettim. yoksa iki çocuğumu da alıp o doğum gününe gidecektim.

insanların gözünde değerinizi sağlayan şey nedir ? tabi ki popülerliğin temel saiklerinin başında görünüm ve çizilen imaj geliyor. insanların dış görünümüne değil, kalbine bakın derler. siz de öyle yapın ama bilin ki sizden başka herkes önce dış görünüşünüze bakıyor. eğer yalnızlık zorunuza gidiyorsa, her normal insan gibi biraz sevgi ve pohpohlanmaya ihtiyaç duyuyorsanız oyunu kurallarına göre oynayın. sağlam ilişkiler kurun, gerekirse mavi boncuklar dağıtın, kadınsanız hemcinslerinizle iyi geçinin ve ne dikkat çekecek kadar iddialı ne de paspal gözükün. yok ben politika yapamam, düz insanım, haksızlığa gelemem diyorsanız bu da bir karakter belirtisidir ancak bilin ki o doğum günlerinizi yalnız kutlayacaksınız. paranız azsa, insan ilişkilerinde ingiliz siyaseti yapmıyorsanız, görünümünüz de çirkinleşiyorsa o doğum günleri giderek tek mumlu bir pastanın fonunu oluşturduğu hüzünlü bir tarih yaprağı olacaktır. seçiminizin bedelini ödemeye hazır olun.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar